beslenme.gen.tr https://www.beslenme.gen.tr Beslenme, Beslenme Önerileri ve Besinleri tr-TR hourly 1 Copyright 2018, beslenme.gen.tr Tue, 20 Sep 2016 00:00:00 +0000 Mon, 10 Dec 2018 00:00:00 +0000 60 Evde Kedi Beslemek https://www.beslenme.gen.tr/evde-kedi-beslemek.html Wed, 21 Dec 2016 12:47:01 +0000 Evde kedi beslemek, hayvan severler için son derece kolaydır. Evde evcil hayvan beslemek isteyenler içinde uygun bir seçenektir. Öncelikle kediler doğuştan, içgüdüsel olarak tuvalet eğitimi olan hayvanlardır. Bu nedenle evde kedi b Evde kedi beslemek, hayvan severler için son derece kolaydır. Evde evcil hayvan beslemek isteyenler içinde uygun bir seçenektir. Öncelikle kediler doğuştan, içgüdüsel olarak tuvalet eğitimi olan hayvanlardır. Bu nedenle evde kedi beslemek kolay olur. Tuvalet eğitimi vermek için uğraşmazsınız. Aynı zamanda kediler sahibine düşkün ve sıcakkanlı olurlar. Bu nedenle evde size arkadaşlık edecek bir evcil hayvanınız olur. Ayrıca kedilerin evi sahiplenmesini de unutmayalım. Bir süre sonra kediler kendini yaşadığı evin hakimi olarak ta görebilirler. Yani bir anda sizler evde misafir olabilirsiniz. Bu nedenle evde kedi beslemek için neler yapmanız gerektiğine hep birlikte göz atalım.

Evde kedi beslemek nasıl olur

Öncelikle evde kedi beslemek için bir kedi sahiplenmeye karar vermelisiniz. Bundan sonra uzun bir süre evinizde kediyle yaşam süreceğiniz için bu kararı iyice düşünerek almalısınız. Bir süre sonra bu isteğinizden vazgeçmeniz kedinizin mağdur olmasına neden olabilir. Sahipleneceğiniz kedinin yavru olmasına da dikkat etmelisiniz. En az 2-2,5 aylık bir yavru kedi evde  kedi beslemek için uygun olur. Bu süreden önce yavru kediler anne sütü aldıkları için, kedinin sağlığı bakımından sakıncalı olur. Henüz bağışıklık sistemleri tam gelişmemiş bir kediye evde bakamazsınız. Sıkça hastalanır, hatta kedinizi kaybedebilirsiniz. Kedi sahiplenmek için pet shoplara da ihtiyacınız olmaz. Çevrenizde kedi besleyenlerden, hatta sokaktan bile bir kedi yavrusu sahiplenmeniz mümkündür.

Kedinizi sahiplendiğinizde ilk olarak onu bir veterinere götürmelisiniz. Gerekli sağlık kontrolleri yapıldıktan sonra, muhtemelen kedinizin ilk parazit aşıları yapılacaktır. Bu kedi sağlığı bakımından önemlidir. İç, dış parazit aşıları sayesinde kedinin bağırsak ve tüylerinde olabilecek parazitler temizlenmiş olur. Veterinerinizden kedinizin beslenmesi ve bakımı hakkında gereken bilgileri rahatlıkla alabilirsiniz. Bir yavru kedi için uygun mama seçeneklerini ve kedi kumu türünü öğrenebilirsiniz. Kedilerin tuvalet eğitimi doğuştan vardır. Sizin yapmanız gereken bir tuvalet kabı ile uygun bir kedi kumu almanızdır. Kedi kumları çok çeşitli üretilir. Silica, kristal, topaklaşan, kokulu gibi türlü kedi kumu bulunmaktadır. Bunların arasından en uygun olanı topaklaşan kedi kumudur. Pek parfümlü olanlarına da rağbet etmeyin. Kedinizin sağlığı bakımından doğal ortamdaki kuma, toprağa en uygun olan ve kimyasal içermeyen kedi kumu budur. Birde kedi kumu tercihizde, kediniz yavru olduğu için ince olan topaklaşan kedi kumunu seçmelisiniz. Bu sayede kedinizin patileri, tırnakları da acımaz. İlerleyen zamanda iri kumları alabilirsiniz.

Evde kedi beslemek için bu aşamaları tamamladıktan sonra, evinizde kediniz için bir köşe hazırlamalısınız.  Önce tuvalet kabını bir yere yerleştirin. İçine aldığınız kedi kumundan yeterince koyun. Kedinize tuvaletin yerini gösterdiğinizde bundan sonra tuvalet sorunu yaşamazsınız. Bunun için kedinizi kumun içine bırakmanız yeterli olacaktır. Evin neresinde olursa olsun kediniz tuvaleti yapacağı yeri unutmaz. Daha sonra kediniz için aldığınız mama kabını ve su kabını tuvalet kabından daha uzak bir yere yerleştirin. Kediler için her zaman temiz su bulundurmak gerekir. Mamalarını yaşına uygun ölçüde belirli zamanlarda koymalısınız. Yavru kediler için üretilen özel kuru mamalar vardır. Ayrıca yaş mama tercihinizde yavru kediye uygun olmalıdır. Bunu veterinerinize danışarak almanızı öneririz. Eğer evde pişirdiğiniz yemeklerden kedinize vermeyi düşünüyorsanız, bunlar içinde veterinerinizden bilgi almalısınız.

Kedinizin beslenme ve tuvalet ihtiyaçları için tüm gerekenleri yaptınız. Şimdi sıra evde rahatça gezineceği, serbest olacağı alanları hazırlamakta. Bunun için ilk günlerde kedinizi fazla serbest bırakmayın. Diğer odalara geçişine engel olun. Böylece evde girip girmeyeceği yerleri kedinizde benimseyecektir. Daha sonra keşif için kedinizi daha özgür bırakabilirsiniz. Kedilerin önemli bir ihtiyacı da tırnaklar]]> 20 Aylık Bebek Beslenmesi https://www.beslenme.gen.tr/20-aylik-bebek-beslenmesi.html Thu, 15 Dec 2016 16:47:58 +0000 20 Aylık Bebek Beslenmesi, bebeklerin ay ay gelişiminin takip edilmesi bebeklerin gelişimi açısından son derece önemlidir. Bebekler 2 yaşına kadar anne sütüyle beslenmeye devam etmelidir. Anne sütü çocuğun gelişmesinde bütün 20 Aylık Bebek Beslenmesi, bebeklerin ay ay gelişiminin takip edilmesi bebeklerin gelişimi açısından son derece önemlidir. Bebekler 2 yaşına kadar anne sütüyle beslenmeye devam etmelidir. Anne sütü çocuğun gelişmesinde bütün gıdalardan daha faydalıdır. Çocuklar bu ay da iddiasını keşfetmeye başlarken; yürümeye başlar ve etrafta olan şeylerin farkına varırlar. Bu sebepten günlük kahvaltı, ara öğün, öğle yemeği, akşam yemeği gibi yiyecek tablosuna dikkat ederek 20 aylık bebek beslenmesi daha sağlıklı yapılması amaçlanır.

20 aylık bebek beslenmesi kahvaltı

Anne sütüne devam eden çocuklar için 150 gram anne sütünün içerisinde 3 çorba kaşığı ballı tahıl, bir yumurta, bir parça beyaz peynir, 1 tatlı kaşığı pekmez veya reçel gibi tatlı bir besin ilave edilerek karışım hazırlanır. Bu karışım anne sütü kullanmayan çocuklara devam sütü ile uygulanır. İyice karıştırıldıktan sonra bebeğe mama gibi yedirilebilir. Bu karışımı yapmadan tek tek de çocuğa yedirilmesi mümkündür. Kahvaltılarda istenirse yumurta omleti veya haşlanmış yumurta da oldukça sağlıklıdır.

20 aylık bebek beslenmesi ara öğün

Kahvaltı sonrasında 20 aylık bebeği ara öğün olarak elma, armut, şeftali, kaysı, portakal gibi meyveler verilebilir. Bebeğim dişleri çıktığı için bunları kendileri çiğneyerek yavaş yavaş tüketebilir. Hazır kavanoz halinde meyve püresinin tüketilmesi mümkünken; annelerin bunu evde kendilerinin yapması bebeğin beslenmesi açısından daha sağlıklı olacaktır.

20 aylık bebek beslenmesi öğle yemeği

Bu öğünde bebeğe sağlıklı bir sebze çorbası yedirilmelidir. Sebze çorbasının içerisinde taze fasulye, kabak, pirinç, kereviz, brokoli gibi sebzeler bulunması oldukça önemlidir. Ayrıca içerisine kıyma veya tavuk eti de eklenebilir. Çorbanın yanında yoğurt tüketilmesi kemiklerin gelişmesi açısından son derece önemlidir. Bir parçası tam buğday ekmeği tüketilmesi bebeğin gelişimini destekler.

20 aylık bebek beslenmesi ara öğün

Ara öğünde anne sütü kullanan çocukların emzirilmesi son derece önemlidir. Onun dışındaki bebeklerin ise bir kase yoğurt yemesi yoğurdun içerisine istenilirse muz armut gibi meyvelerin ezilmesi bebeğinizin gelişimini destekler.

20 aylık bebek beslenmesi akşam yemeği

20 aylık bebekler artık akşam yemeklerinde ailenin yediği yemeklerden yavaş yavaş yemeye başlar. Bunun yanı sıra yoğurt çorbası, mercimek çorbası, et yemekleri, şehriye pilavı gibi yemekleri yiyebilir. Yemeğin yanında bebeğin yoğurt salata gibi besinler tüketmesi desteklenir. Böylelikle besin değeri yüksek olan gıdaların tüketilmesi gelişiminin daha sağlıklı olmasını sağlar. Balık, tavuk, et gibi besinleri tüketerek bebeğin vitamin ihtiyacının karşılanması büyümesinde son derece etkili olacaktır. Annelerin dikkat etmesi gereken en önemli nokta bu aylarda bebeklere abur cubur gıdaların oldukça az yedirilmesidir. Hatta hiç verilmemesi daha iyi olur. Çünkü çikolata tatlı gibi ürünler tüketmesi enerji ihtiyacının karşılanmasında etkili olacağı için böyle gıdalar tükettiği zaman bebek yemekleri yiyemez. Bu sebepten hazır gıdaların çocuğa verilmemesi gelişimi açısından son derece sakıncalıdır. 
]]>
3 Aylık Bebek Beslenmesi https://www.beslenme.gen.tr/3-aylik-bebek-beslenmesi.html Thu, 15 Dec 2016 16:47:48 +0000 3 aylık bebek beslenmesi: 1-3 aylık bebeklerin beslenmesinde en yararlı ve sağlıklı gıda anne sütüdür. Bu dönemde anne sütü bebeğin bütün ihtiyaçlarını karşılayacak besin ögelerine sahiptir. Anne sütü
3 aylık bebek beslenmesi: 1-3 aylık bebeklerin beslenmesinde en yararlı ve sağlıklı gıda anne sütüdür. Bu dönemde anne sütü bebeğin bütün ihtiyaçlarını karşılayacak besin ögelerine sahiptir. Anne sütü alan bebek dış etkenlere karşı daha dirençli olur. Eğer anne sütü bebeğe yetersiz geliyorsa ya da bebek anne sütü almıyorsa ayına uygun mama verilebilir. Bebek mama alıyor ise, anne sütüne ek olarak günde 4-5 öğün mama ile beslenmelidir. 3 aylık gününün çoğunu uykuda geçirir. Günde sadece 4 saat beslenme amaçlı uyanık kalır. Bu durum bebek büyüdükçe farklılaşır. Bebek büyüdükçe uyku saati azalır ve günün çoğunu uyanık geçirir.

Her bebeğin beslenme alışkanlıkları farklılık gösterir. Kimi bebek daha az gıda ile doyar, kimi bebekte daha fazla yiyerek doyar. Bu durumda bebeğin beslenme düzenini buna göre ayarlanması gerekir. Anne sütü ile beslenen bebekler daha sık acıkırlar. 3 aylık  bebekler 3 saat arayla beslenmeye ihtiyaç duyarlar.  3 ayın sonunda bebeğe verilecek ek gıdaların başında taze sıkılmış, mevsimine göre meyve suyu verilir. İlk olarak bir tatlı kaşığı verilmelidir ve zamanla miktar  bu arttırılmalıdır. Meyve suyundan sonra meyve püreside verilmelidir. 

3 aylık bebek için meyve püresi nasıl hazırlanır

Güzelce yıkanmış ve kabukları soyulmuş meyveleri rende veya preste ezebilirsiniz. Başlangıçta elmanın haşlanmış olması bebeğinizin elmayı sindirmesini kolaylaştıracaktır. Bebeğe verilecek olan meyvelerin hepsi olgun olmalıdır. Her seferinde farklı meyve vererek,  bebeğin farklı tatlara alışmasını sağlayın. Aynı gün içinde birden çok meyve vermek sakıncalıdır.

Bebeği beslerken dikkat edilmesi gereken püf noktalar: 
  • Bebeğinize yeni besini başlangıçta bir, iki kahve kaşığından fazla vermeyiniz.
  • Bebeğe verilecek ek besini bebek açken verilmelidir. Tok karnına verildiğinde kabul etmez ve kusar.
  • Bebek herhangi bir besini yememekte direnirse, geçici olarak bırakıp bir süre sonra tekrar vermeye çalışın.
  • Bebeğe verilecek olan suyun kaynamış ve ılıtılmış su olması gerekir.
  • Ek gıdaları kaşık ile vermek daha uygundur.
  • Hiçbir zaman bebeğin tadını bilmediği bir kaç besine birden başlamayın. Çünkü bebekte alerji ya da başka bir rahatsızlık olursa hangi besinin kendisine dokunduğunu bilemezsiniz.
  • Verilecek olan besinin çok temiz olmasına dikkat ediniz.
  • Bebeğiniz ilk defa yediği besini çıkarırsa merak etmeyin. Ancak ishal ya da kakasında köpük görürseniz hemen doktorunuza haber veriniz. Büyük bir olasılıkla yediği besin bebeğinize dokunmuştur.
]]>
0 Grubu Beslenme https://www.beslenme.gen.tr/0-grubu-beslenme.html Thu, 15 Dec 2016 16:46:51 +0000 0 grubu beslenme, kan grubu 0 olan kişilere uygun olan beslenme türüdür. Bu kan grubundan olan kişilerin yemesi uygun olan besinler, yemesi sakıncalı olan besinler değerlendirilir. Diyet listelerindeki besinler 0 grubuna uygun olmalıd 0 grubu beslenme, kan grubu 0 olan kişilere uygun olan beslenme türüdür. Bu kan grubundan olan kişilerin yemesi uygun olan besinler, yemesi sakıncalı olan besinler değerlendirilir. Diyet listelerindeki besinler 0 grubuna uygun olmalıdır. 0 grubu beslenme uzmanlara göre her şeyi tüketebilen 0 kan grubundan olan kişilerden oluşur. Beslenme önerilerine uydukları takdirde aha sağlıklı bir yaşam sürebilirler.

0 gurubu beslenme nasıl olmalı

Et grubu: Öncelikle bu kan grubu olan kişiler et tüketiminde sorun yaşamazlar. Dana eti kuzu eti, tavuk ve hindi gibi beyaz et türleri, balık çeşitleri 0 grubuna uygun besinlerdir. Kişinin aktivitesine göre her gün uygun miktarda protein alması tavsiye edilir. Öğünlerinde 180 gram protein genellikle uygun olacaktır. Ancak etin yağlı olanları tercih edilmemelidir. 0 grubu kişilerde mide asidi miktarı fazla olduğundan et sindirimi daha kolay olur. Ancak sindirimin kolaylaşması içinde etin yanında sebze ve meyve tüketmeleri daha doğru olur. Etli sebze ve meyveler 0 grubu için daha faydalı olur.

Tahıllar: 0 grubu beslenme içinde tahıllar yeterince kullanılmadığı için daha az tüketilmelidir. Bu besinler kişilerin kilo vermesini engeller. Bunun nedeni tahıllarda bulunan gluten maddesidir. Bu nedenle 0 grubunda olan kişiler buğday unu içeren besinler tüketmemelidir. Taneli sebzeler, ekmek ve diğer tahıl ürünleri 0 grubu beslenme düzeninde az olursa, kişilerin kilo vermesi kolaylaşır. Fakat kilo almak isteyen O kan grubundaki kişiler buğday içeren besinleri daha fazla tüketebilir. 

Tahıl grubundaki besinler 0 kan grubundakilerin sindirim sistemine ve kanlarına zararlı etkiler yapabilecek lektinleri içermektedir. Lektinler vücuda faydalı olacak maddelerin emilimini engeller. Bu nedenle metabolizmayı yavaşlatır, tüketilen besinlerin sindirimini enerjiye dönüşümünü engeller ve yağa dönüşmelerine yardımcı olur. Bu yüzde 0 grubu beslenme içinde tahılların porsiyonu 1 çay fincanı kadar olmalı ve hafta içinde 2-3 defadan fazla tüketilmemelidir. Buğday dışındaki tahıl ürünleri de fazla tüketilirse, 0 grubu kişilerin genetik özelliği nedeniyle sindirimde sorun yaşanır ve ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Durum buğdayından yapılan makarnalar gluten içerdiklerinden 0 grubu beslenme diyeti içinde olmamalıdır. Bunun dışında pirinç unu, esmer buğday ile üretilen makarnalar tüketilebilir. 0 grubu beslenme önerileri içinde pirinç tüketimi de pek önerilmez. Pirinç sadece damak tadınız için haftada 3 defa 1 çay fincanı kadar yenilebilir.

0 grubu olan kişiler zayıflamak istediklerinde deniz ürünleri, iyotlu tuz, brokoli, ıspanak, kırmızı et, karaciğer gibi besinler tüketmelidir. Eğer metabolizmaları yavaş çalışıyorsa, bunun nedeni iyot eksikliği olabilir. Bu durumda kişiler yediklerini yakmakta zorlanır ve kilo alır.

Sıvı yağlar: 0 grubu beslenme listesi içinde sıvı yağ bulunmalıdır. İlk tercih zeytinyağı olmalıdır. Çünkü zeytinyağı kalp ve damar sağlığına olumlu etkiler yapar.

Sebze ve meyveler: 0 grubu beslenme listesinde vücudun vitamin ve mineral ihtiyacının karşılanmasında sebze ve meyvelerde önemli bir yere sahiptir. Ancak karnabahar, brüksel lahanası gibi sebzeler 0 grubu kişilerde tiroit üzerinde olumsuz etkiler yapar. Bu nedenle az tüketilmeleri önerilir. K vitamini içeren brokoli, ıspanak gibi sebzeler çok faydalıdır. Kan pıhtılaşması bakımından sorunlu olan 0 grubu kişilere yararı olur. Salamura zeytinler, mantarlar 0 grubu beslenme diyetinde alerjik etkilere neden olabilir. Patlıcan ve patates eklemlerde biriken lektinler sayesinde artrit oluşumuna neden olup, zararlı etkiler yapabilir. Mısır içeriğindeki lektinlerle kişilerde kilo almaya, şeker hastalığına neden olabilir. Meyveler içerdikleri lifler bakımından 0 grubu beslenme önerileri içinde önemli bir yer tutar. Mideleri asidik yapıda olan 0 grubu kişilerde asit alkali dengesinin kurulmasına yardımcı olurlar. Ancak çok asidik olan]]> Enteral Beslenme https://www.beslenme.gen.tr/enteral-beslenme.html Wed, 14 Dec 2016 15:19:45 +0000 Enteral Beslenme; normal sindirim sistemine sahip olduğu halde günlük alması gereken besin miktarını ağız yoluyla alamayan hastalarda alternatif beslenme şeklidir. Enteral beslenme, besinlerin bir tüp aracılığı ile mide v Enteral Beslenme; normal sindirim sistemine sahip olduğu halde günlük alması gereken besin miktarını ağız yoluyla alamayan hastalarda alternatif beslenme şeklidir. Enteral beslenme, besinlerin bir tüp aracılığı ile mide veya ince bağırsağa verilmesidir. Enteral beslenmede, hastaya beslenmesi için sıvının mide ya da ince bağırsağın içinde geçen bir tüp yardımıyla verilmesidir. Normal yemek yiyemeyen günlük protein, sıvı, kalori gereksinimini doğal yollarla karşılayamayan fakat kısmi olarak sindirim sistemi çalışan hastalara uygulanmaktadır. Enteral beslenme, hastada yutmada güçlük ve ciddi sindirim problemleri varsa oral yolla beslenmek yerine tüp ile beslenmelidir. Geçici olabildiği gibi ömür boyu da sürebilmektedir. Enteral beslenme, doğru yöntemle yapılırsa hastanın yaşam kalitesini artırır. Enteral beslenme, kanser hastalarında yaşam süresine olumlu katkıda bulunur. Enteral beslenme, genellikle kanser hastalarında ver nörolojik bozukluğu olan hastalarda kullanılmaktadır. Enteral beslenmenin hastaya nasıl uygulanacağına bir uzmanın karar vermesi gerekmektedir.

Enteral Beslenmenin Avantajları;

Enteral beslenme, ucuzdur. Kolay uygulanır. Enfeksiyonda ender görülür. Bağırsak hücreleri için daha fizyolojik ve besleyicidir. Beslenmeye bağlı karaciğer hastalığı daha az görülür.

Enteral Beslenme Endikasyonları;

Yenidoğan'ın prematüre doğması, doğuştan sindirim sisteminin yapısal bozuklukları, çocuklarda doğuştan veya sonradan yeterli bağırsak uzunluğunun olmaması, beyin felci, kalp ve solunum yolları hastalıkları, yetişkinlerde inme, yemek borusu ve ağız bölgesi kanserleri, yanık ve travmalar da endikedir.

Enteral Beslenmenin Kontrendikasyonları;

Bağırsak tıkanmasında Enteral beslenme uygulanmaz. Çünkü, besinler verirse bile sindirim sisteminden emilmesi mümkün değildir.

Enteral Beslenmenin Veriliş Yolu;

Burun veya ağız yoluyla tüpün mide yada ince bağırsağa yerleştirilmesi; Enteral Beslenme süresi 4-6 hafta arası düşünülüyorsa hastaya burun yoluyla tüp yerleştirme tercih edilmelidir.

Mideye gastrostomi veya ince bağırsağa jejunostomi ile tüp yerleştirilmesi; Uzun süreli Enteral Beslenme düşünülen hastalara uygulanmalıdır. Tüpün daha çok mideye yerleştirilmesi tercih edilir. Çünkü, daha fizyolojiktir. Mide asiti mikroplara karşı koruyucudur. Bakımı ve yerleştirilmesi daha kolaydır. Sinirime yararlı bazı kimyasaları içermektedir. Yüksek hacimde besini kısa sürede vermeye uygundur. Kusma ve dolayısıyla akciğere besinin aspire edilmesi riskinin yüksek olduğu veya midenin kullanılamadığı durumlarda ise ince bağırsağa yerleştirilir. 

Enteral Beslenmenin Veriliş Şekli; 
  • Bolus şeklinde; Bir öğünde verilmesi gereken besin miktarının 10-20 dakikada verilmesidir. Daha fizyolojiktir. Normal bağırsak hareketlerini daha iyi uyarır. 
  • Devamlı İnfüzyon Şeklinde; İnce bağırsağa besin verilmesi durumunda bolus verilmesini iyi tolere edemez. Bunun için damla damla verilmesi gerekir. Kronik ishal, emilim bozukluğu, kısa bağırsak gibi durumlar söz konusu ise infüzyon tercih edilmelidir.
Enteral Beslenmenin Komplikasyonları;

Bulantı, kusma, ishal, şişkinlik, karında kramp, pnömoni, enfeksiyona yatkınlık, sıvı- elektrolit dengesizlikleri, kan şekerinin düşmesi veya yükselmesi gibi komplikasyonlar görülebilir. Sağlıklı günler.
]]>
Fitness Beslenme Programı https://www.beslenme.gen.tr/fitness-beslenme-programi.html Wed, 14 Dec 2016 15:19:30 +0000 Fitness beslenme programı; güzel ve fit bir vücuda sahip olmak isteyen kişiler diyetin beraberinde kesinlikle sporda yapmak zorundadırlar. Hatta eksperler bu sporun haftada 6 gün boyunca sürekli ve düzenli bir şekilde yapılması Fitness beslenme programı; güzel ve fit bir vücuda sahip olmak isteyen kişiler diyetin beraberinde kesinlikle sporda yapmak zorundadırlar. Hatta eksperler bu sporun haftada 6 gün boyunca sürekli ve düzenli bir şekilde yapılması gerektiğini ancak böylece fit, zinde ve kaslı bir vücudunuz olabileceğini söylemektedirler.

Spor yaparak hem daha çabuk kilo verdirmesi hem de bedeni toparlayıp, yağlardan kurtulmanızı sağlamanız açısından çoğu insan fitness yapmayı sürdürmektedirler.

Fitness beslenme programı; fitness son derece yorucu ve hareketli bir spor olmasından dolayı beslenmenizi de bunu düşünerek yapmalısınız. Ayrıca bir takım noktalara dikkat gösterilmelidir. Günlük olarak bir saat kadar yürüyüş yapan bir kişinin beslenmesinde farklılık yapmasına gerek yokken, haftada 5 veya 6 gün fitness yapan bir kişinin ise 1500 kalori almaları kas dengelerini korumaları açısından önemlidir. Yaptığınız spor sırasında 1000 kalori verseniz kalan 500 kalori kaslarınızın korunması ve yalnızca yağlardan gitmesini sağlayacaktır.

Fitness çok hareketli ve dinamik bir spor olamsından dolayı 45 veya 50 dakika bu sporu yapmak yeterli olacaktır. Daha sonra 15 dakika yalnızca karın kardiyosu yapabilirsiniz.

Bu tempoda bir sporla günlük 1500 kalori alımı sonucunda haftada bir kilo yalnızca yağlardan kaybedersiniz. Böylece kaslarınız korunmuş olur.

Kalori; besinlerde bulunan enerji miktarına kalori adı verilmektedir. Vücudumuzun, kaslarımızın, beynimizin tüm fonksiyonlarımızın çalışması için almamız gereken, günlük olarak vücudumuzun ihtiyacı olan kalori miktarı boy ve kiloya göre orantılı olarak belirleyip almamız gerekmektedir.

Fitness beslenme programında, yine kasların korunması için sahip olduğunuz kilo başına 2 gram karbonhidrat almanız gerekmektedir. Yani 70 kilo olan bir kişi kasların çalışması ve enerji gereksiniminin korunması için günlük 140 gram karbonhidrat alması gerekir. fitnesse başlamadan önce ilk olarak minimum üç saat ilk olarak karbonhidrat çoğunluklu beslenmeniz gereklidir. Bunun nedeni spor yaparken karbonhidrat enerjiye dönüşecektir. Fitness sporu bittikten sonra da yaklaşık bir saat sonra protein ağırlıklı beslenmek gereklidir.

Fitness beslenme programında hangi yiyecekler olmalı;

Fitness beslenme programında; protein ağırlıklı olarak süt, tavuk, yumurta, balık veya hindi yiyebilirsiniz. Böylelikle sağlıklı bir biçimde beslendiğiniz için kilo kaybı sadece yağlardan olacaktır. Beslenmenizde yağa oldukça az yer vermeniz kilo kaybını basitleştirecek ve yaptığınız fitness sporunun etkilerini arttıracaktır.

Protein; vücudun yapı taşlarıdır. Proteinli bir gıda aldığımız zaman vücut tarafından sindirilip amino asitlere çevrilir. Kas dokuları, hormonlar amino asitler ile oluşmaktadır. Fitness yapan kişilerin mutlaka protein ağırlıklı beslenmeleri gerekmektedir. Proteinli besinleri spordan önce ve spordan sonra almanız gerekir. Günlük olarak kilonuz başına 2 gram almanız gerekir.

Kullanılan yağın mutlaka zeytinyağı, badem yağı veya avokado yağı olmasına dikkat etmeniz gerekir. Fitness sporunu yaptığınız süre boyunca sağlıklı beslenmeye dikkat etmeli ve lüzumsuz kalori alımından kaçınmalısınız. Lüzumsuz kalori alımı bir kaç saat daha çalışmanıza neden olacak ve yaptığınız sporun etkilerini azaltacaktır.

Fitness beslenme programında uzak durulması gereken yiyecekler;

Şeker, asitli içecekler, bitkisel yağlar (Ayçiçek yağı, mısır yağı), işlenmiş etler (Salam, sucuk), işlenmiş tahıllardan (Beyaz ekmek, pirinç) uzak durulması gerekir.
]]> Evde Köpek Beslemek https://www.beslenme.gen.tr/evde-kopek-beslemek.html Wed, 14 Dec 2016 15:19:18 +0000 Evde Köpek Beslemek, oldukça zor bir durumdur. Zor bir durum olduğu kadar köpeği besleyecek olan bireyi mutlu edecek bir durumdur. Evde köpek besleyen kişinin bilinçli biri olması gerekmektedir. Köpekler diğer evcil hayvanlara Evde Köpek Beslemek, oldukça zor bir durumdur. Zor bir durum olduğu kadar köpeği besleyecek olan bireyi mutlu edecek bir durumdur. Evde köpek besleyen kişinin bilinçli biri olması gerekmektedir. Köpekler diğer evcil hayvanlara göre sahibine sadakat duygusu en yüksek olan bir hayvan türüdür. Bu durum hayvan sahibini hem mutlu edecektir hem de hayvana bir yuva kazandırmış olacaktır. Bireyin bilinçli ve istekli oluşu hayvanı eğitmek için avantajlı bir durumdur. Çoğu insan evde köpek beslemekten çekinir ya da eve alacakları köpeğin eğitimli olmasını ister. Fakat biz genel olarak 1-2 aylık köpeği eve alıp kendiniz eğitmenizi öneririz. Bu şekilde köpeği istediğiniz şekilde eğitme şansınız olacaktır ve köpeğinize istediğiniz eğitimi verebilirsiniz.

Evde Köpek Beslemek İçin Nedenler:
  • Sevilmek; evde her zaman sizi seven bir can dostunuz olacaktır. Köpeğiniz size çok büyük bir sevgi ile bağlı kalabilir.
  • Kendini Değerli Hissetmek; insanların aksine köpekler sizi dünyanın en değerli insanı gibi hissettirir.
  • Sahip Olma Duygusu; bir hayvana sahip olma duygusu insanı hep mutlu eder. Bu köpek benim diyebilmek bile gurur vericidir. Sahip olmak sorumluluk duygusunu da yanında getirir.
  • Yeni Arkadaşlarla Tanışmak; evde beslediğiniz bir köpeğiniz varsa diğer köpek sahipleri ile iletişim kurup yeni arkadaşlıklar edinebilirsiniz.
  • Spor Yapmak; evde beslediğiniz bir köpek ve köpeğinizi yürüyüşe çıkardığınız zamanlarda sizde spor yapmış olacaksınız.
  • Çocuğunuza Arkadaş; köpeğiniz aynı zamanda çocuğunuzun bir arkadaşı olabilir.
  • Yalnızlıktan Kurtulma; tek başınıza yaşıyorsanız evde köpek beslemek yalnızlığınızı giderir. Evde bir köpek varsa siz yalnız değilsiniz.
  • Evinizin Bekçisi; bahçeli ve büyük bir eviniz varsa köpeğiniz evinizin koruyucusu olur.
Evde Köpek Beslemek için Öğretilmesi Gereken Eğitimler:

Tuvalet Eğitimi; köpeklerin tuvalet eğitimi kediler gibi kolay değildir. Köpeklere tuvalet eğitimi vermek için bir kafes almanız gerekir. Köpeği bu kafes içerisine koyun. İlk zamanlar köpeği 5 ile 10 dk arasında kafes içinde tutun. Her geçen gün bu süreyi artırın. Köpek bu sayede kafesi evi gibi düşünmeye başlayacaktır. Köpek kafesten çıkarıldığı zaman tuvaletini yapma isteği hissedecektir. Sizde köpeğin tuvaletini yapmasını istediğiniz yere götürün ve bu şekilde alışmasını sağlayın.

Serbest Gezinme; köpeğin evde sağı solu kemirmemesi için serbest gezinme eğitimi vermeniz gerekir. Bunun için ilk zamanlar köpeği tuvalete yada kafese kapatın bu şekilde bu kapalı alanları evi gibi görür ve zararlı şeyleri kemirmez.

Çiğneme Eğitimi; köpeğiniz büyüdükçe ısırma eylemi artar. Bunu önlemek için  hayvanın mamasını ısırma oyuncaklarının arasına koyun. Hayvan sadece oyuncaklarını çiğnedikçe besin aldığını fark eder ve başka şeyleri ısırmaktan vazgeçer.

Bu eğitimlerin dışında evde köpek beslemek için farklı eğitimler vardır. Bunlar yalnız bırakma, yeme içme tuvalet düzeni, eğitim, uyku ve yasak bölgeler gibi eğitimlerdir.

Evde Köpek Beslemek Haram mı

Evde köpek beslemek Peygamber Efendimiz (s.a.v) tarafından yasaklanmıştır ve bunun haram olduğunu söylemiştir. Ebû Hureyre (ra) anlatıyor: "Resûlullah (asm) buyurdular ki: 
"Sürü veya av veya ziraat köpeği dışında bir köpek besleyen kimsenin ecrinden her gün bir kırat eksilir."(Buhari) 
]]> Mide Küçültme Ameliyatı Sonrası Beslenme https://www.beslenme.gen.tr/mide-kucultme-ameliyati-sonrasi-beslenme.html Wed, 14 Dec 2016 15:19:08 +0000 Mide Küçültme Ameliyatı Sonrası Beslenme, mide küçültme ameliyatı geçirecek hastaların ve hasta yakınlarının en çok endişelendikleri konulardan biridir. Hastanın ameliyat sonrasında nasıl beslenmesi gerektiği ve sonras Mide Küçültme Ameliyatı Sonrası Beslenme, mide küçültme ameliyatı geçirecek hastaların ve hasta yakınlarının en çok endişelendikleri konulardan biridir. Hastanın ameliyat sonrasında nasıl beslenmesi gerektiği ve sonrasında normal gıdalar tüketip tüketemeyeceği en büyük endişelerden biri olur. Mide küçültme ameliyatı özellikle morbit obeziteden muzdarip hastalara yapılan bir ameliyattır ve bu hastalar aşırı kilonun ne kadar zararlı olduğunu bilseler bile ameliyat sonrası beslenme ya da bir daha katı gıda yiyebilecek miyim gibi sorular her durumda ameliyattan korkmalarına ve sürekli ertelemelerine sebep olur. Bu konuda hekimler gerekli bilgiyi verseler bile beslenme şeklinde oluşacak değişiklikler ameliyat için sıra bekleyen hastaların gözünü korkutmakta ve belkide ameliyatı ertelemelerine sebep olmaktadır.

Mide Küçültme Ameliyatı Sonrası Beslenme Nasıl Olmalıdır:

Mide küçültme ameliyatı, vücut kitle endeksi kırkın üzerinde olan yani morbit obezite hastası olarak kabul edilen hastalara yapılır. Bütün dünyada aşırı kilonun yani obezitenin bir hastalık olarak kabul görmesi morbit obeziteye sahip kişilerin hasta kabul edilmesini sağlar. Obezite hastaları her durumda diyet ya da spor ile kilo veremeyen ya da bedensel hareketleri kilo sebebi ile engellenen hatta günlük yaşamına devam edemeyecek kadar sıkıntı yaşayan kişilerdir. Obezite hastaları, obeziteye bağlı olarak nefes darlığı, diyabet, yüksek tansiyon, damar tıkanıklığı gibi ciddi hastalıkların yanı sıra özellikle bebek sahibi olmakta zorlanma, giysi bulma sıkıntısı yüzünden psikolojik bozukluklar ve depresyon sorunları yaşayabilirler. Özellikle toplumsal yaşamdan kendilerini soyutlama ve asosyal bir yapıya bürünebilirler. Böyle durumlarda genellikle hekimler gastrik by-pass yani mide küçültme ameliyatı önerirler fakat mide küçültme ameliyatı sonrasında beslenme genellikle hastaların gözünü korkutabilir. Bu aslında toplumda doğru bilinen yanlışların ve dilden dile dolaşan şehir efsanelerinin bir sonucudur. Elbette mide küçültme ameliyatından sonra beslenme şeklinde bir takım değişiklikler olacaktır fakat bu değişiklikler hastanın daha önceki yanlışlarının giderilmesi ve sağlıklı bir yaşama kavuşması için şarttır. Aksi halde ameliyat olmaya gerek yoktur. 
Mide küçültme ameliyatı olacak hastanın ameliyat öncesi mümkünse sigarayı bırakması çok önemlidir. Ameliyat sonrasındaki ilk bir hafta çok önemlidir. Bu süre zarfında hasta sadece sıvı gıda ile hatta ilk iki gün damar yolu ile beslenir. İlk haftanın sonunda doktor kontrolü yapılır ve ameliyat hususunda bir sorun yok ise hasta yaklaşık iki ay sadece sıvı gıda alır. Bu gıda tanesiz çorbalar, meyve suları ya da kompostolar olabilir. Tane içermeyen her tür sıvı gıda alabilirler. En hızlı kilo kaybedilen dönem budur çünkü beden depolarından tüketmeye başlar. İki ayın sonunda yapılacak doktor kontrolünde hala bir sorun yok ise taneli beslenmeye geçilebilir. Püre sebzeler, taneli çorbalar tüketilebilir. Hasta en fazla bir kaç kaşık yiyebilecek akabinde tokluk hissedecektir. Altı aylık süre zarfında sıvı ve hafif taneli gıdalar ile beslenen kişiler hızla kilo kaybetmiş olacaklardır ve altı aydan sonra normal beslenme yaşamına dönebilirler. Bu dönem içinde her hekim kontrolünde kişilere hekimler beslenme listeleri verecektir. Mide küçültme ameliyatı sonrasında bir daha hiç bir şey yiyemeyeceğim diye korkmaya gerek yoktur, yaklaşık altı ay içinde rutin beslenme yaşamına dönülebilir sadece beslenme ihtiyacı eskiye oranla azalacak ve kişi artık küçük porsiyonlar ile doyacak ve daha az yemek tüketerek daha sağlıklı ve kilo almadan bir yaşam sürebilecektir. 
]]> Beslenme Programı https://www.beslenme.gen.tr/beslenme-programi.html Tue, 13 Dec 2016 11:06:02 +0000 Beslenme programı, sağlıklı beslenme yeterli ve dengeli bir biçimde besin alabilmektir. Vücudumuzu meydana getiren hücrelerin düzgün ve dengeli çalışması için besin unsurlarını (vitaminler, proteinler, yağlar) yeterli düzeyde Beslenme programı, sağlıklı beslenme yeterli ve dengeli bir biçimde besin alabilmektir. Vücudumuzu meydana getiren hücrelerin düzgün ve dengeli çalışması için besin unsurlarını (vitaminler, proteinler, yağlar) yeterli düzeyde almalıyız. Aşağıda sıhhatli bir kişi için vitamin unsurlarının yeterli olduğu beslenme programı oluşturulmuştur. Eğer alttaki beslenme programı sizin hayat tarzınıza uymuyorsa hekiminize ve diyetisyeninize danışarak damak zevkinize ideal bir dengeli beslenme programı oluşturabilirsiniz.

Örnek beslenme programı

Sabah: 1 bardak süt, 1 yumurta, 1 dilim peynir, 1 dilim ekmek, 1 adet domates ve salatalık, maydanoz, yeşil biber ve 1 tutam marul

Ara öğün: 1 adet elma, 1 kase yoğurt, 1 dilim ekmek

Öğle: 1 porsiyon kırmızı etli sebze yemeği, 1 porsiyon pilav ya da makarna, Yarım kase yoğurt, 1 porsiyon sossuz salata, 1 dilim ekmek ve 1 adet muz

Ara öğün: 1 dilim ekmek, 1 dilim az yağlı peynir, ufak salata tabağı ve 1 adet meyve

Akşam: 1 kişilik et, balık, tavuk, 1 porsiyon zeytinyağlı sebze yemeği, 1 bardak ayran, salata ve ekmek

Gece: 1 kase sütlü tatlı ve meyve

Sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenme programı için yapılması gerekli olanlar
  • Besinler beslenme ilkelerine göre pişirilmeli ve hazırlanmalıdır ve ideal yerlerde saklanmalıdır.
  • Doğal olan taze mamuller tercih edilmelidir.
  • Cinsiyet, yaş, fiziksek etkinlikler ve özel sebepler öneme alınmalıdır.
  • Kişinin gereksinimlerini karşılayacak besinler bir gün ortamında öğünlere eşit miktarda paylaştırılarak tüketilmelidir.
Beslenme; açlığı bastırmak, karnı doyurmak ya da canının çektiği şeyleri yemek içmekten ibaret değildir. Beslenme; sağlığın güvenliğini sağlamak ilerletmek ve hayat niteliğini arttırmak için bedenin ihtiyacı olan besin ögelerini yeterli miktarlarda ve ideal günlerde alabilmek için şuurlu yapılması gereken bir eylemdir. İnsanın hayatını sürdürebilmesi için 50’ye yakın besin ögesine ihtiyacı vardır. Gıda ögelerinin rastgele biri alınmadığında, gereğinden az ya da çok alındığında, büyüme ve ilerleme engellenmekte, sıhhat bozulmaktadır. Gıda unsurları bedenin gereksinmesi düzeyinde alınamadığında, yeterli enerji oluşmadığı ve beden dokuları yapılamadığında yetersiz beslenme ortaya çıkabilir. Yetersiz ve dengesiz beslenen bir kişinin bedeni mikroplara karşı sağlam değildir, kolayca hasta olur, zorlukla iyileşir. Herhangi bir besin unsurunun yetersiz alınması halinde bedende o besin unsurunun vazifesi yerine getirilemeyeceği için beden çalışması aksamakta ve hastalıklar baş göstermektedir. Dengesiz beslenme programı insanın çalışma, düzenleme ve yaratma becerisini düşürür. Sağlıklı insan üretken insandır. Sağlığın esası de yeterli ve dengeli beslenme ile atılır. Yetersiz ve dengesiz beslenme programı yüzünden zihnen ve bedenen iyi ilerlememiş, yorgun, isteksiz ve hasta kişiler halk için güç ve kuvvet değil, bir yüktür. Zihinsel sorunlar, hareketlerde dengesiz olma, ileri aşamada olan yetersiz beslenmenin göstergelerindendir. Vücut ağırlığının boy uzunluğuna ve yaşa göre çok olması yani şişmanlık da, genelde dengesiz beslenmenin belirtisidir. Beslenme programı bu nedenle önemlidir.
]]>
2 Aylık Bebek Beslenmesi https://www.beslenme.gen.tr/2-aylik-bebek-beslenmesi.html Tue, 13 Dec 2016 11:05:31 +0000 2 aylık bebek beslenmesi, Bebeklerde beslenme birinci ayda olduğu gibi ikinci ayda da anne sütü ile olmalıdır.İkinci ayda bebeğin emme aralığı birinci aya göre daha az olabilir. Bebek birinci ayda  üç saatte bir anne süt 2 aylık bebek beslenmesi, Bebeklerde beslenme birinci ayda olduğu gibi ikinci ayda da anne sütü ile olmalıdır.İkinci ayda bebeğin emme aralığı birinci aya göre daha az olabilir. Bebek birinci ayda  üç saatte bir anne sütü emerken ikinci ayında 3,4, saatte bir emmek isteyebilir.İki aylık bebek için on dakika anne sütü emmesi yeterlidir. 2 aylık bebekte reflü ve kusma ve reflüye yatkınlığı bebeklerin yaklaşık olarak %40'ında görülür.2 aylık bebeğin kusma eğilimi  çok olduğu için emzirildikten hemen sonra bebeğin dik olarak tutulması gerekir. Böyle yaparak bebeğin kusmaz, kussa bile akciğerine süt kaçırması önlenir. Altı Aylık oluncaya kadar bebeğe su içirilmemelidir. Bebeğin ihtiyacı olan yeterli sıvı anne sütünde mevcuttur. Yeterli miktarda sıvı alan bebekler günde ortalama, 6,7 bez ıslatırlar. 2 aylık bebekler genelde anne sütü ile beslenir.İki aylık bir bebeğin emme aralığı bazen 3 bazen de 4 saate kadar uzayabilir. İki Aylık bebek, 1 aylığa göre daha kısa emer. İki göğsü toplam olarak 5-10 dakika emmesi yeterli olur.İki aylık bebeğin kusma eğilimi, reflüye daha çok yatkın olduğu için besledikten, hemen sonra mutlaka dik olarak tutulmalıdır. Altı ay doluncaya kadar su vermemize hiç gerek yoktur. Bu sürede su vermemiz gerekli olmadığı gibi bazen çok tehlikeli de olabilir. Dikkat edilmesi gereken Bebek bezini günde 6,7 kez ıslatıyorsa yeteri kadar sıvıyı almış demektir. 

2 Aylık Bebek Beslenmesi Nasıl Olur

Bebeklerin beslenmesinde ilk tercih, inek sütünden hazırlanmış formül (mama sütü) tercih edilmesidir. Mamalarla beslenme en az 6 ay, eğer mümkünse bir yaşına kadar devam edilmelidir. Anne sütü emmeyen bebeklerde hastalık riski çok fazla olduğu için besinlerin hazırlanması için özel bir titizlik gerekmektedir. Özellikle kullanıldıktan sonra artan mamanın tekrar bebeğe verilmemesine özen gösterilmelidir. Hiç anne sütü emmeyen bebeklerde biberon kullanılabilir. Ancak biberonun hijyen olmasına çok dikkat edilmesi gerekir. Biberon deliğinin uygun boyutta olduğundan emin olunmalıdır. Uygun olan bir biberon deliği, şişesi ters döndürüldüğünde önce ip gibi arkasından damla damla süt akmalıdır, Mamalar kutularında belirtilen ayarlara göre hazırlanmalıdır, bu konuda yapılan dikkatsizlikler kilo alma gibi sorunlara ve kanda sodyum yükselmesine sebep olur. Sağlıklı günler.

]]>
Sporcu Beslenmesi https://www.beslenme.gen.tr/sporcu-beslenmesi.html Mon, 12 Dec 2016 11:27:28 +0000 Sporcu beslenmesi, spor yaparken istenilen performansı sergilemek ve istenilen sonuca ulaşabilmek için beslenmeye çok dikkat edilmelidir. Sporcu için tüketilen besinler oldukça önemlidir. En önemlisi sporcularda vücut a Sporcu beslenmesi, spor yaparken istenilen performansı sergilemek ve istenilen sonuca ulaşabilmek için beslenmeye çok dikkat edilmelidir. Sporcu için tüketilen besinler oldukça önemlidir. En önemlisi sporcularda vücut ağırlığının korunabilmesi için harcanan ve alınan kalori miktarı kişinin özellikleri göz önünde bulundurularak belirlenmelidir. Kalori hesabı yapılan sporun yoğunluğuna göre de değişir. Eğer sporcularda yeterli enerji alımı gerçekleşmezse kilo kaybı yaşanarak performans olumsuz yönde etkilenir.

Organizma yapısının sağlam olabilmesi için ihtiyaç dahilinde beslenmek, enerji depolamak için dengeli ve düzenli beslenmek şarttır. Bazı besinler bakımından yoksun olmak ya da v-bazı besinlerin vücutta yetersizliği sporcunun fiziksel performansını ciddi anlamda düşürür. Dolayısıyla sporcular sağlıklı ve dengeli bir şekilde beslenmeye özen göstermelidir.

Sporcu beslenmesi nasıl olmalıdır

Kaslar için protein: Protein kas gelişimini destekler ve aynı zamanda kasların yenilenmesini sağlar. Yumurta, kırmızı et, beyaz et ve balık gibi besin maddelerinin düzenli tüketimi sayesinde vücutta protein ihtiyacı karşılanabilir.

Enerji için glüsit: Vücutta glikojen deposunun yetersiz olduğu durumlarda vücut enerji açığını amino aistlerden yani proteinlerden ya da yağlardan karşılamaya başlar. Dolayısı kas gelişimi ve fiziksel performans düşer. Hamur, pirinç, irmik glüsit kaynakları arasındadır. Bu yiyecekler tüketildikten ve sindirildikten sonra kalan kısmı kas ve karaciğerde depolanır. Güç sarf edilen bir aktiviteden sonra vücut ihtiyacını bu depodan karşılar.

Yağlar: Yağ tüketimi kesinlikle ölçülü olmalıdır. Yağlar temel yağ asitlerine destek olur. Tıpkı proteinlerde olduğu gibi yağlarda vücutta yakıt görevi görür. Burada önemli olan bitkisel yağlara yoğunlaşmaktır.

Tuz tüketimi: Tuz tüketiminde mutlaka çok dikkatli olunmalıdır. Fazla tuz tüketimi böbrekleri olumsuz etkileyerek, böbreklerin yükünü arttırır. Bu durumda hücrelerde sıvı kaybına yol açarak, vücutta şişkinlik yaratır. Yemeklere sonradan tuz eklenmemeli, turşu, sucuk, sosis gibi gizli tuz oranı yüksek gıdalar tercihe dilmemelidir.

Sıvı alımı: Sergilenen aktivitelerde iyi performans gösterebilmek için yeteri kadar sıvı alımına dikkat edilmelidir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta vücudu susuz bırakmaktan ve aşırı sıvı alımından kaçınmaktır. Örneğin 1 saatlik bir aktivite öncesi, aktivite anında ve sonrasında aşırıya kaçılmadan su içilmelidir. Eğer aktivite bir saatten daha uzunsa normalden daha fazla su alımına ihtiyaç duyulur.

Sporcu beslenmesi spordan önce

Spora başlamadan önce vücudun ihtiyaçları karşılanmalıdır. En ideal süre spora başlamadan 2-3 saat önce yemek yemektir. Sabah sporu için ise spordan yarım saat önce aşırıya kaçılmadan bir şeyler yenebilir. Atıştırmalık olarak, yulaf ezmesi, bir adet meyve ya da bir bardak meyve suyu, bir dilim bal ya da reçel sürülmüş ekmek ya da bir kase yağsız yoğurt tüketilebilir.

Sporcu beslenmesi spor anında

Gerçekleştirilen aktivite bir saatten daha fazla sürecekse spor anında bir şeyler atıştırılabilir. Bu esnada karbonhidrat bakımından zengin içeriğe sahip olan gıdalar tercihe dilebilir. Bu gıdalar sindirim problemlerinin önüne geçecektir. Örneğin spor anında bir tane muz tüketilebilir.

Sporcu beslenmesi spordan sonra

Uzun ve yorucu bir spor sonrası vücut enerjiye ihtiyaç duyar. Spor tamamlandıktan sonra bu ihtiyaç 45 dakika içinde karşılanmaya çalışılmalıdır. Çünkü spor sonrasında ilk 45 dakika kan hızlı bir şekilde pompalanır. Buda elektrolitlerin yenilenmesini sağlar. İlk 45 dakikada tüketilenler sayesinde kasların ihtiyaç duyduğu enerji yerine koyularak kaslar onarılabilir.

Tüketilecek yemekte, karbonhidrat, protein ve aşırıya kaçmayacak şekilde yağ bulunmalıdır. Örneğin, tavuk yağsız süt, peynir, kahverengi pirinç, tam çavdar ekmeği, beyaz et, tam buğday ekmeği v]]> Beslenme https://www.beslenme.gen.tr/beslenme.html Mon, 12 Dec 2016 11:26:53 +0000 Beslenme, hayatı devam ettirebilmek için besinlerin ağız yoluyla vücuda alınmasına denir. Beslenmede, kaliteli besinlerin yanı sıra nasıl alındıkları ve ne zaman alındıkları oldukça önemlidir. Çünkü bazı pi Beslenme, hayatı devam ettirebilmek için besinlerin ağız yoluyla vücuda alınmasına denir. Beslenmede, kaliteli besinlerin yanı sıra nasıl alındıkları ve ne zaman alındıkları oldukça önemlidir. Çünkü bazı pişirme yöntemleri besinlerin içeriğini bozabilir. Beslenmenin en önemli kurallarından biri öğünlerin sayısı ve düzenli olmasıdır. Besinlerin bağırsaklarda sindirimi anında bölgeye kan daha fazla gider. Besinler ise bağırsakları 7-8 saatte kat eder. Vücuda alınan gıdadan en iyi faydayı sağlayabilmek ve sindirimin düzenli olması için öğünler arasında en az 7-8 saat olmalıdır.

Uykuda bağırsak ve sindirim hareketleri daha azdır. Dolayısıyla tok yatmak pek sağlıklı değildir. Çünkü şişkinlik ve rahatsızlık hissi yaşanarak uyku kalitesi bozulabilir. Bununla birlikte uyku anında kana karışan sindirilmiş besinler harcanamaz, depolanarak çağımızın yaygın hastalıklarından biri olan obeziteye zemin hazırlanır.

Besinlerin yenmesi kadar hazırlanış süreci de önemlidir. Örneğin kullanılacak tencerenin besine en az zarar vereni tercih edilmelidir. Toprak tencereler en ideal tencerelerdir. Toprak tencereler günümüzde pek bulunmadığı için bunların yerine çelik, emaye ya da kalaylı bakırlar kullanılmalıdır. Beslenme, dengeli ve düzenli beslenme, yetersiz beslenme, dengesiz beslenme gibi gruplara ayrılabilir.

Dengeli ve düzenli beslenme: Büyüme, gelişme, sağlıklı ve verimli bir şekilde hayatı devam ettirebilmek için vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi ve besinlerin, besleyici özelliğini kaybetmeden, sağlığı bozacak duruma getirmeden vücuda almak dengeli ve düzenli beslenme olarak tanımlanır. Vücudun aktif bir şekilde çalışması için ihtiyaç duyulan besin ögelerinin her birinden yeterli oranda alınması ve vücutta kullanılmasıdır. Beslenme için her zaman dengeli olmak hem ruh hem de beden sağlığı için faydalıdır.

Yetersiz beslenme: Vücudun gerek duyduğu besin ögelerinden yeteri kadar alınmadığında vücutta yeterli enerji oluşmaz. Bu nedenle vücut dokuları yenilenemediğinden yetersiz beslenme nedeniyle problemler yaşanmaya başlanır.

Dengesiz beslenme: Yeterince yenmesine rağmen, doğru seçim yapılmadığında ya da besinelrin hazırlanış süreci yanlış olduğunda gerek duyulan besin ögelerinden bazıları alınamayabilir. Dolayısıyla alınamayan besin ögesinin vücutta görevi aksar ve sağlık bozulur. Bu durumda dengesiz beslenme olarak tanımlanır.

Beslenme için gerekli besinler nelerdir

Proteinler: Biyolojik denge için önemli olan proteinler, demir, kalsiyum bakımından zengin gıdalardır. Proteinler, hücre yapımı ve onarımı için önemlidir. Proteinlerin en önemli göre doku yapma ve dokuları tamir etmektir. Bunların yanı sıra vücut ve sağlık için sayılamayacak kadar çok faydası bulunmaktadır. Enerji sağlanması, besinlerin sindirimi proteinler sayesinde gerçekleşir.

Karbonhidratlar: Karbonhidratlar vücutta hemen enerji sağlayan besin ögeleridir. Vücutta zihin ve fiziksel çalışmalar için ihtiyaç duyulan enerjiyi karşılarlar. Karbonhidrat eksikliği yaşandığında halsizlik, konsantrasyon bozukluğu ve başka sağlık problemleri meydana gelebilir.

Yağlar: Dengeli ve düzenli beslenmek, sağlığı korumak adına yağlar da oldukça önemlidir. Bu nedenle proteinler, karbonhidratlar ve yağlar düzenli olarak tüketilmelidir.

Dengeli beslenme önerileri

  • Dengeli beslenmede kepekli besinlerin tüketimi arttırılmalıdır. Bu sayede vücuda alınan lif miktarı artar. Lif sağlıklı beslenme için önemlidir.
  • Gün içinde meyve ve sebzeye ağırlık verilmelidir.
  • Balık haftalık beslenme programında en az bir defa tüketilmelidir. Balık yemeyi sevmeyen kişiler balık yerine yağsız beyaz et ya da kırmızı et tercih edebilir.
  • Beslenme programından doymuş yağ ve şeker çıkarılmalıdır.
  • Günlük tuz oranı da oldukça önemlidir. Günde 3 gramdan daha az tuz tüketilmelidir.
  • Hareketli bir yaşam tarzı da beslenme kadar önemlidir.
  • Günün en önemli öğ]]> Balık Besleme https://www.beslenme.gen.tr/balik-besleme.html Mon, 12 Dec 2016 11:25:48 +0000 Balık Besleme, Balıklar günde bir ya da iki kez beslenmelidir. Yem verirken akvaryumun değişik yerlerine aynı anda az miktar yem verilmelidir. Balıkların 3-4 dakika içerisinde tüketebileceği kadar yem verilmelidir. Bir ka Balık Besleme, Balıklar günde bir ya da iki kez beslenmelidir. Yem verirken akvaryumun değişik yerlerine aynı anda az miktar yem verilmelidir. Balıkların 3-4 dakika içerisinde tüketebileceği kadar yem verilmelidir. Bir kaç değişik yemin birlikte kullanılması daha faydalıdır. Fazla yem vermek balıklara büyük zarar verir. Unutulmamalıdır ki yavrular hariç  birkaç gün besinsiz kalmanın balıklara ciddi bir zararı yoktur. Her tür balığın yem alışkanlıkları, beslenme ihtiyaçları ve biçimi  farklıdır. Balık bakmaya başlarken önce beslenme biçimi hakkında mutlaka bilgi edinilmelidir.

Balığınız otobur mu, etobur mu, ya da hepçil mi, öğreniniz. Ayrıca karbonhidrat ağırlıklı mı yoksa protein ağırlıklı mı beslenir, sebze yeme alışkanlığı var mı, öğrenilmelidir. Özel bir diyet gerektiren bir balık edindiyseniz mutlaka bilgi edininiz. Aksi halde balığınız sağlıksız olur, hatta  kaybedebilirsiniz. Balığınızın cinsine uygun gıda varsa mutlaka onunla besleyiniz.

Balıklar ağız yapılarına göre beslenirler: Bazı balıklar dipten, bazı balıklar orta kesimden ve bazı balıklar da üstten beslenirler.

  • Dip balıkları için çabuk suya batan granül yem vermelisiniz. Çubuk gıdalarda dibe batar ancak büyük olduğundan yüzey beslenen balıklar karışmazlar.
  • Tablet tarzı gıdalar ise yavaş battığı için cama, yüzerek diğer dekorlara ve bitkilere takılırlar; buda ortada beslenen balıklar için uygundur.
  • Üsten beslenen balıklara pul yem vermelisiniz.

Balık beslenme alışkanlıkları: Balık yiyeceklerinin içeriğini mutlaka kontrol ediniz. Otçul, etçil ve hepçil beslenen balıkların diyetine göre yemler verilmelidir. Örneğin otçul balıklar için (hepçiler dahil) daha çok sipirulina tipi bitkisel yemler verilebilir. Etçil balıklarınız varsa %40-70 arası protein içerikli yemler vermelidir.

  • Betta balıkları etçildir ve yüzeyden beslenirler. Bettalara genellikle pelet yem vermelisiniz protein içeriği en az %40 olmalıdır.
  • Japon balıkları hepçil balıklardır. İyi büyüyebilmesi için %30-50 protein içerikli yem ve sucul yiyebilecekleri bitkiler gereklidir.

Vereceğiniz besinlerin balıkların yiyebileceği durumda olduğuna emin olun, gerekliyse parçalayın, ezin, ya da suda bekletiniz. Pelet yemleri vermeden önce suda bekletebilir. Çünkü bu yem su emerek şişer. Eğer balık hemen yerse yem, midesinde şişeceği için bu balıkta sindirim sorunu oluşturur.  Hem zevklidir hem de problemli balıkları anlamanız için iyi bir fırsattır. İnce ve uzun dışkılayan balıklara dikkat ediniz. Bu sindirim sorununa, kabızlık sorununa işaret edebilir. Haşlanmış sebze verilmelidir.

Balık besleme yemleme: Yüzeyden yem verirken, her balığın yem yemesi gerektiğini düşünerek yemleyiniz. Agresif ve diğerlerin kovalayan balıkları da düşünerek her yere yem atmalıdır. Gerekiyorsa bir uçtan diğer uca yemleri dağıtınız. Gündüz ve geceleri aktif olan balık cinslerine göre gerekirse ayrı yemleme yapınız. Balıklarınızı hep aynı yeme alıştırmayın; birden fazla yem çeşidi kullanınız.

Bir yerlere giderken balıkların aç kalmaması için mutlaka otomatik bir yemleyici edininiz. Kuru yem blokları ya da jel yemlerde kullanabilir. Bunlar yavaş yavaş yeneceği için yeterli gelecektir.

]]>
Safra Kesesi Ameliyatı Sonrası Beslenme https://www.beslenme.gen.tr/safra-kesesi-ameliyati-sonrasi-beslenme.html Mon, 12 Dec 2016 11:25:28 +0000 Safra kesesi ameliyatı sonrası beslenme, ameliyatı gerçekleştiren doktor, hastaya ameliyattan sonra uygun bir diyet programı önermektedir. Bu diyet programına tam olarak uyulması gerekir. Aksi halde ciddi rahatsızlıklar ortaya Safra kesesi ameliyatı sonrası beslenme, ameliyatı gerçekleştiren doktor, hastaya ameliyattan sonra uygun bir diyet programı önermektedir. Bu diyet programına tam olarak uyulması gerekir. Aksi halde ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkabilmektedir.

Safra kesesi karaciğerde üretilen sindirim sıvısını depolayan ve toplayan bir organdır. Safra akıntısının önüne geçen rahatsızlıklar cerrahi bir operasyonla alınabilir. Safra kesesi ameliyatından sonra meydana gelen şikayetlerin önüne geçebilmek için doğru beslenmek çok önemlidir. İster açık safra ister kapalı safra kesesi ameliyatı olsun mutlaka beslenmek çok önemlidir. Safra kesesi ameliyatı sonrasında hastanın mutlaka öğün sayısını arttırması fakat yemek miktarını azaltması gerekir. Örneğin üç öğün ise 6 öğüne çıkarılması gerekir. Yemeklerde bir veya iki porsiyon yeniliyor ise yarım porsiyona indirilmesi gerekir.

Ameliyat sonrası bir süre ara verilen yağlı gıdalar yavaş yavaş beslenme listesine eklenebilmektedir. Ameliyattan sonra gelen ilk üç aylık sürede kırmızı et, balık, kümes hayvanları ve yağsız süt ürünleri tüketilmelidir. Safra kesesi ameliyatı sonrası beslenme, lif ağırlıklı gıdalar ile olmalıdır. Lif ağırlıklı gıdalar, görülebilecek ishali kontrol altına almak için çok önemlidir. Yeşil yapraklı sebzeler, asit içeriği olmayan taze meyve tüketimine ağırlık verilmelidir. Bu besinler vücutta kaybedilen suyun yerine konulabilmesi için oldukça önemlidir.

Günde en az 10 bardak su içmeye özen gösterilmelidir. Meyve suyu, çay yada bitki çayı gibi içecekler haricinde 8 veya 10 bardak su içilmelidir. Ameliyattan sonra ishali arttırabilecek kahve, yağlı besinler, tatlı oranı yüksek ve baharatlı gıdalardan kaçınılmalıdır. İshal şikayeti sürekli devamlılığını koruyorsa ve hazımsızlık sürekli varsa mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekir.

Safra kesesi ameliyatı sonrası beslenme için yenilmesi gereken besinler

Et ürünleri; kırmızı et, tavuk, balık, hindi ve bunlarda bulunan karaciğer böbrek, dalak gibi sakatatlar. Fakat ızgara, haşlanmış veya fırında pişirilmiş olmalıdır.

Çorba çeşitleri; süzgeçten veya rondodan geçirilmiş sebze çorbaları, mercimek çorbası, domates çorbası, pirinç çorbası, şehriye veya yayla çorbası acısız ve küçük taneli tarhana çorbaları içebilirsiniz.

Baharat çeşitleri; Hindistan cevizi, nane, kekik ve tarçın, süt ve tuzdan yapılmış sosları da kullanabilirsiniz.

İçecekler ve komposto çeşitleri; yemeklerden sonra ekşi olmayan ve taze sıkılmış meyve suları komposto şeklinde kabuksuz hazırlanmış elma, taze kayısı, tatlı kiraz gibi meyvelerden tüketilebilir.

Sebze çeşitleri; sebzeleri iyi pişirip dilerseniz haşlayıp dilerseniz közleyerek pişirebilirsiniz. Havuç, semiz otu, soğan, taze fasulye, pazı, patates, domates gibi sebzeleri tüketmelisiniz.

Unlu mamüller; makarna, kuru pastalar, yufka böreği, beyaz ekmek, irmik, sade krakerler ve bisküvi tüketebilirsiniz.

Süt ürünleri ve yumurta; kaşar peyniri, dil peyniri, tuzsuz ve salamura olmayan peynirler gibi. Haşlanmış yumurtanın akını yiyebilirsiniz.

Safra kesesi ameliyatı sonrası beslenme için kaçınılması gereken besinler;

  • Çay, kahve
  • Asitli ve şekerli içecekler
  • Yağlı süt ve süt ürünleri
  • Karnabahar
  • Brokoli
  • Çikolata
  • Lahana
  • Fasulye
  • Baharat
Safra kesesi ameliyatı olan kişiler tükettiği besinlere karşı farklı tepkiler verebilir. Bazı hastalar ameliyat öncesi beslenmesine dikkat etmesinden dolayı bir sıkıntı yaşamazken, bazı hastalar ise aynı beslenme şekline karşı duyarlı olabilir. Hangi gıdalara karşı tepki verebileceği kendisi deneyerek tespit edilebilir.
]]>
Yeterli Ve Dengeli Beslenme https://www.beslenme.gen.tr/yeterli-ve-dengeli-beslenme.html Sat, 10 Dec 2016 19:59:36 +0000 Yeterli Ve Dengeli Beslenme, Vücudun büyümesi, çalışması ve yenilenmesi için gerekli enerji ve besin ögelerinin her birinin yeterli miktarda alınmasına ve vücutta uygun şekilde kullanılmasına yeterli ve dengeli beslenme d Yeterli Ve Dengeli Beslenme, Vücudun büyümesi, çalışması ve yenilenmesi için gerekli enerji ve besin ögelerinin her birinin yeterli miktarda alınmasına ve vücutta uygun şekilde kullanılmasına yeterli ve dengeli beslenme denir. Sağlıklı ve dengeli olmak için hastalıkların önlenmesi için yeterli ve dengeli beslenme çok önemlidir. 

Beslenme, açlık duygusunu bastırmak, karın doyurmak canının çektiği şeyleri yemek ve içmek değildir. Beslenme sağlığı korumak yaşam kalitesini yükseltmek ve geliştirmek için vücudun gerekli olan besin ögelerini yeterli miktarda uygun zamanda almak için bilinçli şekilde yapılması gereken önemli bir eylemdir. İnsanın hayatını sürdürebilmesi için 50 ye yakın besin ögeleri vardır. Büyümek sağlıklı üretken olarak uzun zaman yaşamak için bu besin ögelerinin her birini bireysel ihtiyaçlara göre kişi her gün belirli miktarda alınması gerekir. Besin ögelerinin herhangi biri alınmadığı zaman yada gereğinden az çok alındığında büyüme ve gelişme engellemekte sağlık bozulur.

Yeterli Ve Dengeli Beslenme Nasıl Olur Yeterli ve dengeli besleyici değerleri yönünden dört besin grubu altında toplanır. Besinlerin yeterli miktarda tüketilmesi sağlanır. Bunlar; süt grubunda yer alan peynir, yoğurt ve süt. Et grubunda yer alan tavuk, et, balık, yumurta, kurubaklagiller. Tahıl grubunda yer alan makarna, pirinç, mısır, tarhana, bulgur, ekmek vs. Sebze ve meyve grubudur. Bu besin ögelerinin önerilen tüketim miktarları kişiye özgüdür. Kişinin yaşı, cinsiyeti ve fiziksel aktivite durumu etkilemektedir.

Yeterli Ve Dengeli Beslenme Faydaları: Yeterli ve dengeli beslenen kişiler sağlıklı bir yaşam sürer. Sık sık hastalanmaz. Besinlerden güç alır.

  • Hücreleri kolay ve hızlı yenilenir. Vücut gelişimi normaldir.
  • İyi beslenmeyen kişiler zeka geriliği ve davranış bozukluğu görülür.
  • Cildi canlı, saçları parlak, gözler sağlıklı olur.
  • Sağlıklı gelişim kuvvetli kemiklere sahip olur.
  • Boy ve kilo orantısı normal olur.
  • Zihinsel gelişim normal seviyede olur.
  • Vücudu enerjik, esnek ve hareketli olur.

İnsanlar yeterince yemesine rağmen uygun seçim yapamadığı yada yanlış pişirme yöntemi uyguladığı zaman besin ögelerinden faydalanmaz. Bu durumda yeterli ve dengeli beslenme olmaz ve sağlık bozukluğu oluşur.

Yeterli Ve Dengeli Beslenmede Besin Ögelerinin Etkileri: İnsan yaşamında ve sağlıklı olmasında 6 grup besin ögeleri bulunur. Protein, karbonhidrat, yağlar, madenler, vitaminler ve sudur.

Proteinler: Hücrelerin esas yapısını proteinler oluşturur. Büyüme ve gelişme için en önemli besin ögesidir. Vücutta enerji kaynağı olarak bilinir.

Yağlar: Yetişkin insan vücudun %18 yağdır. Kişi harcadığı ve çok yediğinde yağ oranı artar. Enerji kaynağı olmadığından yağ deposu kullanılır. Yağ doygunluk hissi verir. 3 grupta ayrılır. Doymuş yağ asitleri tereyağı, iç yağ, Doymamış yağ asitleri zeytin yağı, çoklu doymamış yağ  asitleri ayçiçeği, soya yağ, mısırözü yağı.

Karbonhidratlar: Günlük enerji kaynağı karbonhidrattan sağlanır.

Mineraller: Madenler diğer ismi yetişkinlerin %60 minerallerden sağlanır. İskelet ve dişlerin yapı taşıdır.

Vitaminler: Besinlerden alınan karbonhidrat, yağ ve proteinden enerji elde edilmesi hücrelerin oluşması ile ilgili olayların düzenlenmesine yardımcı olur.

Su: Besinlerin sindirilmesine dokuları taşımasına ve zararlı atıkların vücuttan atılmasını sağlar.

Günlük Alınması Gereken Besinler: Günlük beslenmede her gruptan gerekli miktarda besin alınmalı bu taktirde yeterli ve dengeli beslenme olur.

]]>
Beslenme Ve Diyetetik https://www.beslenme.gen.tr/beslenme-ve-diyetetik.html Sat, 10 Dec 2016 17:37:30 +0000 Beslenme ve diyetetik, beslenme ve besinlerle ilgili bir meslek grubudur. Beslenme ve besinlerle ilgili olarak sağlığın korunması ve hastalıkların tedavi çalışmalarını gerçekleştirecek insanların yetiştirilerek ara Beslenme ve diyetetik, beslenme ve besinlerle ilgili bir meslek grubudur. Beslenme ve besinlerle ilgili olarak sağlığın korunması ve hastalıkların tedavi çalışmalarını gerçekleştirecek insanların yetiştirilerek araştırmalar yapılır. Bölümden mezun olan kişi, diyetisyen ünvanıyla hastanelerde diyetisyen ve halk sağlığı diyetisyeni olarak çalışılabilir. Ayrıca kişi toplu beslenme yapan kuruluşlarda mesleğini beslenme eğiticisi olarak sürdürebilir. Araştırma ve endüstri kuruluşlarında, eğitim veren kuruluşlarda çalışma imkanı bulur.

Beslenme ve diyetetik programında görülen belli başlı dersler nelerdir

Eğitim devam ettiği sürece, temel kimya, matematik, fizik, biyoloji, psikoloji ve sosyal dersler haricinde, bölümle ilgili olarak;

  • Beslenme ilkeleri, besinler
  • Beslenme biyokimyası
  • Anatomi
  • Toplumsal sağlık
  • Aile planlaması
  • Fizyoloji
  • Mikrobiyoloji
  • Besin kimyası ve analizi
  • Anne-çocuk beslenmesi
  • Besin kontrolü
  • Toplum beslenmesi ve hastalıkları epidemiyolojisi
  • Yönetim ekonomisi gibi dersler verilir.

Bölümüm 3. yılının sonunda sağlık ocağı merkezlerinde 1,5 ay süreyle halk sağlığı beslenme, son sınıfta ise sağlık kuruluşlarında 1 yıl beslenme programıyla ilgili staj yapılır.

Beslenme ve diyetetik nitelikleri nelerdir

Biyokimya, mikrobiyoloji, beslenme bilimi biyolojisi, besin bilimiyle ilgilenen bir bölümdür. Bu alanda görev yapmak ya da okumak isteyen kişilerin doğa bilimlerine karşı ilgili olmaları ve bu yönde iyi bir eğitim almaları gerekir. Sabır, iş birliği şeklinde çalışma kapasitesi, düşünceleri karşı tarafa aktarabilme yeteneği olan kişiler bu alanda daha başarılı olabilir.

Beslenme ve diyetetik mezunlarına verilen unvan ve yapılan işler nelerdir

4 yıllık beslenme ve diyetetik bölümünü başarıyla bitiren kişiler diyetisyen ünvanı alırlar. Diyetisyen bir sağlık hizmetidir. Bölümünü başarıyla tamamlayan kişiler ayrıca diyetisyenlik haricinde fizyoloji, halk sağlığı, biyokimya, anatomi, metabolizma gibi alanlarda lisansüstü eğitime devam edebilir. Diyetisyen olarak mezun olan kişiler, yönetici diyetisyen, tedavi diyetisyeni ve halk sağlığı diyetisyeni olmak üzere bölümlere ayrılır.

Yönetici diyetisyenler: Hastane, öğretim kurumları, kamu kuruluşları gibi alanlarda, besinlerin satın alınması, hazırlanma aşaması ve servisiyle ilgilenir. Kişilerin en sağlıklı ve ekonomik yönden beslenmeleri için beslenme planı hazırlar.

Tedavi diyetisyenleri: Kişinin hastalığına göre uygun diyeti hazırlar. Hastaneden taburcu olup, kontrole gelen hastalara evde uygulaması gereken diyet hakkında bilgi verir.

Halk sağlığı diyetisyenleri: Sağlık kuruluşlarında görev alarak, kişinin beslenme programıyla ilgili gerekli tavsiyelerde bulunur.

Beslenme ve diyetetik çalışma alanları

  • Beslenme ve diyetetik bölümünden mezun olan kişilerin çalışma alanları dörde ayrılır;
  • Araştırma ve endüstri kuruluşlarında çalışabilirler.
  • Toplu beslenme bulunan kuruluşlarda çalışabilirler.
  • Öğretmen ve beslenme eğitmeni olarak okullarda çalışabilirler.
  • Diyetisyen ünvanıyla hastaneler ve halk sağlığı merkezlerinde çalışabilirler.
]]>
Parenteral Beslenme https://www.beslenme.gen.tr/parenteral-beslenme.html Sat, 10 Dec 2016 15:10:06 +0000 Parenteral Beslenme, hastanın günlük ihtiyacı olan protein, vitamin, glikoz, yağ, elektrolitler ve sıvının tamamının santral ven yoluyla verilmesidir. Parenteral beslenme, oral olarak beslenemeyen hastaların damar yolundan beslenme Parenteral Beslenme, hastanın günlük ihtiyacı olan protein, vitamin, glikoz, yağ, elektrolitler ve sıvının tamamının santral ven yoluyla verilmesidir. Parenteral beslenme, oral olarak beslenemeyen hastaların damar yolundan beslenme solüsyonlarının verilmesiyle beslenmesidir. Parenteral beslenme, sıvıların bölmeleri birleştirildikten sonra buzdolabında artı 4 santigrat derece 3-4 gün, oda sıcaklığında ise 24 saat saklanabilmektedir. Parenteral beslenme, solüsyonlarının bölmeleri birbirine karıştırılmadan güneş ışığından uzak bir noktada saklanabilir. Parenteral beslenmenin, amacı doku tamiri ve yağsız doku kitlesinin bütünlüğünün sağlanmasıdır. Bunun için gerekli olan azotu ve kaloriyi sağlamaktır. Parenteral beslenme, gastrointestinal sistemini kullanamayan hastalarda yoğun beslenme desteği için vazgeçilmezdir. Parenteral beslenmede, önemli olan parenteral beslenme için uygun hastaların belirlenmesidir. Aksi takdirde parenteral beslenme yaradan çok zarar verir.

Parenteral Beslenme Endikasyonları

Gastrointestinal sistemde anomalili yeni doğanlar, Operasyon sonrası kısa bağırsak sendromu gelişen yetişkin hastalar, Enteral beslenmenin uygulanamadığı gastrik ve özofagus kanseri olan hastalar, Açık abdominal yaralanmaları olan hastalar, inflamatuar barsak hastalığı olan hastalar, nörolojik bozukluk, kafa travması, intrakraniyal ameliyat geçiren hastalar, gereksinimleri Enteral beslenmeyle karşılamaya septik ve yanık hastaları, anoreksi, kaşeksi nedeniyle gerçek tedavinin uygulanamadığı kanser hastaları, ciddi derecede beslenme yetersizliği olan hastalar ve Enteral beslenmeyi tolere edemeyen preop hastalar da parenteral besnme endikedir.

Parenteral Beslenme Kontrendikasyonları

Hasta için belli bir amacın olmaması, kullanılabilir gastrointestinal sistemin olması, ciddi şekilde kardiyovasküler instabilitesi ve Hipertonik solüsyonları tolere edemeyecek hastalar, beslenme durumu iyi olan ve sadece kısa süreli beslenme desteği düşünülen hastalar, geri dönüşsüz komadaki hastalarda kontrendikedir. 

Parenteral Beslenme Yolları
  • Cutdown
  • İnternal juguler katater
  • Subklavian katater
  • Femoral kateter
Parenteral Beslenme Solüsyonları

Aminoasit solüsyonları; Bu solüsyonlar hasta için gerekli olan azotu aminoasit formunda sağlamak için kullanılan solüsyonlardır. Bu solüsyonların ana kaynağı protein hidrolizatlarıdır.

Dekstroz solüsyonları; Parenteral beslenmede en sık kullanılanı %30'luk dekstrozdur. Bu solüsyonlar genel olarak hastanın kalori ihtiyacını karşılamak için kullanılır.

Lipit emülsiyonları; Bu emisyonların %10-20'lik formları vardır. Bu forumlar esansiyel yağ asit eksikliği için kullanılmaktadır.

Parenteral Beslenme Komplikasyonları

Teknik komplikasyonlar; Pnömotoraks, arteriyel yaralanma, hemotoraks, hidrotoraks, hava embolisi, kateter embolisi, kardiyak aritmi'dir.

Metabolik komplikasyonlar; Elektrolit bozuklukları, eser element eksikliği, esansiyel yağ asidi eksikliği, glikoz metabolizma bozuklukları, karaciğer bozuklukları, azotemi'dir.

Septik komplikasyonlar; Parenteral yolla beslenen hastalar enfeksiyona yatkındır. Kateter enfeksiyonları doğrudan kateter bakımı ile ilgilidir. Kateter enfeksiyonun İlk birkaç gün içerisinde ortaya çıkması kateter yerleştirilirken steril koşullara uyulmasından kaynaklıdır. ilk haftadan sonra gelişmesi ise izlem süresince kateter bakımının yetersizliğinden oluşmaktadır.
]]>
Diyabette Beslenme https://www.beslenme.gen.tr/diyabette-beslenme.html Sat, 10 Dec 2016 15:09:26 +0000 Diyabette Beslenme, Diyabet rahatsızlıkların tedavilerinde en etkili ve kesin sonuç kuşkusuz kişinin beslenmesinde dikkat etmesinden geçer. Diyabet rahatsızlıkların genel olarak tüm tedavilerin amaçlarında kişinin kan değe Diyabette Beslenme, Diyabet rahatsızlıkların tedavilerinde en etkili ve kesin sonuç kuşkusuz kişinin beslenmesinde dikkat etmesinden geçer. Diyabet rahatsızlıkların genel olarak tüm tedavilerin amaçlarında kişinin kan değerlerinde şeker oranını düzenleme ve dengede tutmak için uygulanır. Bunun için kişi kimyasal ilaçlar ve insilünleri kullanmak yerine direkt olarak kendi beslenmesine dikkat ettiği sürece diyabet rahatsızlığı ciddi boyutlara ulaşmadan tedavisini gerçekleştirmiş olur. Belirtmek gerekirse, diyabet rahatsızlığı pek hafife alınacak rahatsızlık değildir. Diyabet rahatsızlıkların ilerlemesiyle birlikte sinir sisteminin tahribine neden olması ile kısmi felçler gibi ciddi rahatsızlıklara neden olmaktadır. 

Diyabette Beslenme Tüketilmesi Gereken Besinler

Diyabet rahatsızlığı olan kişiler öncelikle bilmesi gereken ve yapması gereken ilk kural aile ortamında kendi besinlerini ve öğün saatlerini farklı olarak yerine getirilmelidir. Günümüzde bir çok diyabet hastalarının en büyük hatası aile fertleri ne yiyor ise aynı şekilde beraber tüketmesinden dolayı hastalıkları ilerlemektedir. Ayrıca diyabet rahatsızlıkları olanlar öğünlerini sık sık ve az yemek yiyerek yerine getirmelidir. Günlük 3 öğün yerine minimum 5 öğün olacak şekilde azar azar beslenmelidir. Bununla birlikte kan şekerini düzenlemekte besinleri kategorilerinde inceleyerek tüketmesi gerekenler kısaca:
  • Meyve Ve sebze: Özellikle meyveleri aç veya tok fark etmeksizin gün içerisinde bolca tüketmeleri gerekmektedir. Her mevsimin kendine özel meyveleri vardır. Özellikle kış aylarında nar, portakal, greyfurt, limon, yeşil elma gibi meyve ile yaz aylarında hazır meyve suları yerine tam aksine doğal olarak yapılan şekersiz meyve suları tüketmeleri gereklidir. Gün içerisinde şekerlerin dengede tutulması için bolca tüketilmelidir. Ve günlük yemek yemede öğünlerde mutlaka sebzeler bol tüketmelidir.
  • Yağlar: Kandaki şeker oranının bozulmasında özellikle doymuş yağlardan dolayı tahrip olmakta ve buda diyabet rahatsızlıkları olanlarda ciddi rahatsızlıklara neden olmaktadır. Yağ tüketiminde asla doymuş yağ tüketmemekle birlikte hayvansal yağlardan uzak durmalısınız. En ideali zeytin yağı ve mısır yağıdır. Bununla birlikte kızartmalarda kullanılan yağı asla tekrardan kullanmayınız.
  • Protein Ve karbonhidratlar: Protein vücudun bir nevi yapı taşıyken karbonhidrat ise vücudun enerji ihtiyacını karşılar. Fakat diyabette şeker oranının yükselmesine neden olan en büyük aktör karbonhidratların fazla alınmasıdır. Proteinler çok fazla tehlike arz etmezken, karbonhidrat içeren besinleri gün içerisinde çok fazla tüketmemek gerekir. Hatta ileri düzeyde olan şeker hastaları uzak durmalıdır. Karbonhidrat içeren besinler, tatlılar, şeker, un ve unlu ürünler, pirinç, mercimek nohut ve fasulye başlıca besinlerdir.
]]>
Reflüde Beslenme https://www.beslenme.gen.tr/reflude-beslenme.html Sat, 10 Dec 2016 15:08:56 +0000 Reflüde beslenme, Reflü, pek çok insanda olan ve fark edilmeden devam eden bir mide hastalığıdır. Özellikle yemek yedikten sonra hazımsızlık, yemek borusunda yanma ve ekşime gibi belirtiler ile kendini gösteren hastalık bazı ki Reflüde beslenme, Reflü, pek çok insanda olan ve fark edilmeden devam eden bir mide hastalığıdır. Özellikle yemek yedikten sonra hazımsızlık, yemek borusunda yanma ve ekşime gibi belirtiler ile kendini gösteren hastalık bazı kişilerde rahatsız edecek boyutlarda iken, bazılarında ise geçici olur. Reflü toplumlarda sıkça rastlanılan mide hastalıklarından bir tanesidir. Özellikle kadınlarda daha sık bir şekilde görülen hastalık erkeklerde olduğu zaman daha ciddi yemek borusu tahribatlarına neden olmaktadır. Ayrıca çocuklar ve yaşlılarda daha ciddi vakıalar gözlenmektedir. Reflü hastalığı midedeki asidin düzensizleşmesi ile beraber özellikle yemek yedikten sonra ekşime yanma hissi yaratarak yediklerinin rahatsız etmesinden kaynaklanan bir hastalıktır. Gece uyku esnasında mide asidinin ağza gelme durumları mide bulantısı ve şişlik gibi olumsuz bir çok etkisi olan bu hastalık hayatı ve beslenme şeklini değiştirerek kontrol altına alınabilir. 

Reflüde beslenme tüketilmesi gereken besinler;

Bu besinlerin tüketilmesi esnasında birincil dikkat edilecek husus tam doymadan kalkmak olmalıdır. Aksi takdirde ne yerseniz yiyin mutlak suretle reflü de şiddetlenmeler meydana gelir. Reflü de tüketilmesi gereken besinler olarak tüm süt ve süt ürünleri, tahıllar, et ve diğer proteinli gıdalar, sebzeler, içecekler ve baharatlar tüketilebilir. Fakat bunların yağlı yağsız olarak ayarlanması ve az yağlı yada yağsız olanları tercih edilmelidir. Ayrıca meyve tüketimi de yapılabilir ancak özellikle mandalina, portakal, limon, greyfurt veya domates gibi gıdalardan uzak durularak yapılması en doğru beslenmedir. İçeceklerde ise kafeinsiz içeceklerin tercih edilmesi reflü beslenmede önemli rol oynar. Reflüde beslenmede yağsız bir şekilde bir beslenme tablosu bu hastalığın ilerlemesini ve şikayet oluşturacak etkilerinin azalmasını sağladığından özellikle yemeklerde kullanılan yağın zeytin yağ gibi doğal yağlardan olması gerekir.

Reflüde beslenmede asla tüketilmemesi gerekenler
  • Alkollü içecekler
  • Kafeinli içecekler
  • Çikolata
  • Tam yağlı gıdalar
  • Kızartma türleri
  • Dondurulmuş gıdalar
  • Karbonhidrat içeriği yüksek hamur ve hamur işleri
  • Şerbetli tatlılar
  • Aşırı miktarda yağ tüketimi
  • Nohut barbunya ve kuru fasulye gibi kuru bakliyat türleri
  • Sarımsak soğan, turşu, sirke ve et suyu gibi besinler, reflü hastalarının beslenmede tüketmemeleri gereken besinlerin başında gelir.  
Reflüde beslenme için bir yaşam tarzı oluşturmak gerekir. Haftada en az 3-4 kere aç karnına fiziksel aktiviteler içerisine girmek gerekir. Çok sık giysiler giymekten kaçınmak ve sigara kullanımının olmaması gerekir. Reflü hastalığı olan bireylerin yemeklerden sonra uzanma veya uyuma gibi dinlenme aktiviteleri yapmamaları gerekir. Aksi takdirde uyku esnasında mide kendini dinlenmeye aldığı için midedeki yiyeceklerin öğütülme işlemi de durur. Buda uyku esnasında reflünün azmasına ve ağza mide suyu gelmesine neden olur. Bir diğer önemli husus reflü beslenmede asla tam doyarak sofradan kalkma huyunun olmamasıdır. Aksi takdirde mide yine ekşime ve yanma belirtileri göstererek reflünün azdığını kişinin kendisine hissettirir. insanlar rahatsızlıklarının bilincinde bir şekilde yaşam sürdürdüklerinde daha rahat bir yaşam sürebilir. O nedenle de reflü gibi mide rahatsızlıklarında beslenme düzeninin önemini büyüktür. sağlıkla kalın. 
]]>
Dengeli Beslenme https://www.beslenme.gen.tr/dengeli-beslenme.html Sat, 10 Dec 2016 12:40:17 +0000 Dengeli beslenme, sağlıklı beslenmeyi de içine alan bir kavramdır. Beslenmeyi karın doyurmak, açlığı bastırmak, canım çekti diyerek yemek gibi eylemlerle karıştırmamak gerekir. Beslenme hem sağlıklı olmak, hem sağlığı ko Dengeli beslenme, sağlıklı beslenmeyi de içine alan bir kavramdır. Beslenmeyi karın doyurmak, açlığı bastırmak, canım çekti diyerek yemek gibi eylemlerle karıştırmamak gerekir. Beslenme hem sağlıklı olmak, hem sağlığı korumak, yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla vücudun ihtiyacı olan besin maddelerini yeteri kadar ve uygun zamanda bilinçli olarak yapılması gereken bir davranıştır. İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı olması ve üretkenliği için beslenmesi yani gerekli besin ögelerini kullanması gerekir. İnsanın yaşamına devam edebilmesi için yaklaşık 50 kadar besin ögesine ihtiyacı vardır. Büyümesini, sağlıklı olmasını, üretkenliğini, uzun süre yaşamasını besin ögelerinin hepsini kişisel ihtiyaçlarına uygun şekilde her gün belli oranda alması gerekir. Bu besin ögelerinin biri bile alınmazsa, ihtiyacın altında alınırsa, ihtiyacın üstünde fazla miktarda alınırsa, insanın büyümesi ve gelişmesi engellendiği gibi sağlığı da bozulur. Vücudun gelişmesi, büyümesi, çalışması, yenilenmesi için gereken enerjinin, besin ögelerinin hepsinin yeterince alınması ve kullanılması dengeli beslenme olarak tanımlanır. Hem sağlığın korunması, hem de hastalıkların önlenmesi dengeli beslenme sayesinde sağlanabilir.

Dengeli beslenme insana ne kazandırır
  • Sağlam bir görünüm
  • Pürüzsüz, düzgün, hafif nemli ve pembe bir cilt yapısı
  • Dikkatli, hareketli bakışlar
  • Parlak ve canlı görünen saçlar
  • Güçlü, gelişimi iyi kas yapısı
  • İyi gelişmiş kol ve bacaklar
  • İştahı yerinde, çalışmaya istekli, sıkça baş ağrısı gibi problemleri olmayan
  • Vücudunun ağırlığı boyuna ve yaşına uygun olan
  • Ruhsal, zihinsel, sosyal gelişimi normal düzeyde olan
  • Sürekli çalışma isteği olan bir yapıya sahip olunur.
Dengeli beslenme sayesinde kişi bu özellikleri taşıyabilir. Kendini daha iyi hisseder. Bunu başaramayan kişilerde ağır vücut hareketlerine sahip olup, vücut yapısı eğik, cilt yapısı pürüzlü, yara oluşumları, karın şişkinliği, sıkça baş ağrısı olması, kendini isteksiz hissetmesi, iştahsızlık, yorgunluk gibi etkiler görülür. Vücudun ihtiyacı olan besin ögelerinin yetersiz alınması, enerji yetersizliğine, vücut dokularının yenilenmemesine neden olur. Bu durum dengesiz ve yetersiz beslenme olarak tanımlanır.

Gereğinden fazla yemek yemek, besin ögelerinin fazla alınması anlamına gelir. Bu fazlalık vücutta yağ dokusu olarak birikmeye başlar. Fazla yemenin yanında, hatalı pişirme yöntemlerinin kullanılması, uygun besinlerin tüketilmemesi besin ögelerinde kayıplara neden olur. Bu vücut işlevlerinin yerine getirilmesine engel olur. Bu durumda dengesiz beslenme oluşur ve sağlığın bozulduğu görülür. Kolay hasta olma, hastalıklardan kurtulmanın zor olması gibi sorunlar yaşanır. Aynı zamanda kişinin çalışması, planlama ve üretme yeteneği azalır. Bu yüzden sağlıklı olmak için, hastalıklardan korunmak için dengeli beslenme temel unsurdur. Toplumda dengesiz beslenme etkisiyle bedenen ve zihnen doğru gelişmemiş, hasta ve yorgun bireylerin olması istenmeyen sorunların yaşanmasına neden olur.

Dengeli beslenme için neler tüketilmelidir

Dengeli beslenme için vücudun ihtiyacı olan enerjinin tek besin grubundan değil, büyüme, yenilenme ve çalışmayı sağlamak için her besin ögesinden uygun miktarda alarak sağlayabiliriz. Yetişkin sağlıklı bir birey 5 grupta toplanan besinleri gün içinde uzmanların önerdiği şekilde tüketmelidir. Bu besinler ise;
  • Et, balık, kuru baklagiller, yumurtadan oluşan et grubundan 2 porsiyon
  • Tahıl grubundan 2-3 porsiyon
  • Süt ve süt ürünlerinin bulunduğu süt grubundan 2 porsiyon
  • Taze sebze ve meyve grubundan 4-5 porsiyon
  • Yağ ve şeker grubundan yemeklerdeki yağ miktarı ve haftada 1-2 defa sütlü tatlı tüketilmesi dengeli beslenme için önerilir.
Sağlıklı beslenme bir anlamda dengeli beslenme demektir. Vücudumuzun dengeli ve düzenli şekilde işlevlerini yerine getirme]]> Hayvan Besleme https://www.beslenme.gen.tr/hayvan-besleme.html Sat, 10 Dec 2016 11:39:21 +0000 Hayvan besleme, hayvanı sadece sevmek kadar kolay bir şey değildir. Evde ve ofiste kolaylıkla beslenebilecek birçok hayvan çeşiti bulunmaktadır. Özellikle bahçeli ve apartman dairesinde yaşamayan bireyler açısından evde hay Hayvan besleme, hayvanı sadece sevmek kadar kolay bir şey değildir. Evde ve ofiste kolaylıkla beslenebilecek birçok hayvan çeşiti bulunmaktadır. Özellikle bahçeli ve apartman dairesinde yaşamayan bireyler açısından evde hayvan beslemek daha kolay olabilir. Hayvan beslemek her iki cinsin de ilgisini çeker. Sadece cinsler arasında beslenecek hayvan türlerinde farklılıklar olabilir. Eğer evinizde bir çocuk varsa ona hayvan sevgisi ve merhameti aşılayabilmek için mutlaka bir hayvan beslemeye özen gösterin. Fakat evde çocuk olması nedeniyle seçilecek hayvanın türü de önem arz etmektedir. 

Hayvan besleme nasıl olur
  • Kuş: Neredeyse en kolay beslenebilecek hayvanlardan bir tanesi kuştur. Kuşlar içerisinde en fazla tercih edilen kuş türü de muhabbet kuşudur. Muhabbet kuşu tek başına yaşamadığı için en az iki tane alınmalıdır. Günlük su ve yem ihtiyacı giderildikten sonra haftada bir iki kez evde uçmasına izin verilirse muhabbet beslemenin hiçbir zorluğu bulunmamaktadır. Ayrıca kuşlar çocukların da çok ilgisini çeker. Muhabbet kuşu beslemenin dezavantajları çok fazla anlamsız ötmeleri ve çok hareket ettikleri için etrafı kirletmeleridir. Ayrıca yine kanarya ya da papağan da beslenebilir. Özellikle kanarya muhabbet kuşuna göre daha nazik ve güzel öten bir kuştur. Yalnız yaşayan insanlara iyi bir can yoldaşı olacağını unutmayın.
  • Balık: Balık beslemek çok keyiflidir. Fakat balık besleyebilmek için balıklar hakkında bilgi sahibi olmak gerekmektedir. Balıkların sudaki hareketlerini izlemenin insanın ruh sağlığı açısından çok faydalı olduğu yönünde bilimsel bir kısım tespitler bulunmaktadır. Kızgın ya da üzgün iken akvaryumun başına geçtiğinizde birden kendinizi tebessüm eder bir halde bulabilirsiniz. Evde balık beslerken suyun düzenli değişmesi, akvaryumun temiz olması, günlük yem miktarına dikkat edilmesi gerekir. Akvaryum suyunu değiştirirken en az 1 hafta boyunca dinlenmiş su kullanmaya özen gösterin. Ayrıca besleyeceğiniz balık türünü seçerken bir arada yaşayabilecek balıkları seçmeniz gerekmektedir. Ayrıca balık akvaryumu iyi bir dekor ürünüdür. 
  • Kedi: Kediler çok özel ve duygusal hayvanlardır. Hayvan beslemeyi sevenler için en iyi alternatif kedilerdir. Kedi ile diğer hayvanlara göre daha kolay fiziksel temas kurulabildiğinden karşılıklı bir bağ oluşur. Kediler nankördür denilse de aslında öyle değildir. Eve yavru iken alacağınız bir kedi ile uzun yıllar hoş vakit geçirmeniz mümkündür. Yalnız kedi tüyü ciğerler açısından tehlikeli olacağından özellikle evde çocuk varsa tüy temizliğine önem verilmelidir. Ayrıca kediler çok temiz hayvanlar olduğundan evde kedi beslemek köpek beslemekten daha kolaydır. 
  • Köpek: Hayvan beslemek isteyenler bazen tercihlerini köpekten yana kullanırlar. Birbirinden farklı özelliklere sahip birçok köpek çeşiti bulunmaktadır. Evde köpek beslemek için apartman daireleri pek uygun değildir. Köpek sesli bir hayvandır ve kokusu ile de etrafa rahatsızlık verebilir. Eğer çok misafiriniz geliyorsa hayvan seçerken bu olumsuzluklardan etkilenebileceklerini de düşünün. 
  • Diğerleri: Ayrıca tavşan, su kaplumbağası gibi sevimli hayvanlarda beslemek için tercih edilebilir. 
]]>
14 Aylık Bebek Beslenmesi https://www.beslenme.gen.tr/14-aylik-bebek-beslenmesi.html Sat, 10 Dec 2016 11:39:04 +0000 14 aylık bebek beslenmesi tahmin ettiğimizden daha önemlidir. Yani bu ayda bebeğimizin yemesi iştahı biraz yavaşlayabilir. 14 aylık bebek bu aylarda yavaş yavaş yürümeyi öğrenir. Yürümeyi öğrendiğinde yeni yerler fark eder v 14 aylık bebek beslenmesi tahmin ettiğimizden daha önemlidir. Yani bu ayda bebeğimizin yemesi iştahı biraz yavaşlayabilir. 14 aylık bebek bu aylarda yavaş yavaş yürümeyi öğrenir. Yürümeyi öğrendiğinde yeni yerler fark eder ve farklı yerler keşfeder. 14 aylık bebeklerin algıları artmaya başlar bu aylarda. Daha fazla heyecanlanır. Her şeyin farkına varmaya başlarlar bu durumda dikkatleri de dağılır. Bu sebeple yeme miktarları ve hızları azalır. Bebeğiniz yürümeye başladığı bu ayda çok hareketli olacağı için mama sandalyesinde de oturtturmak oldukça zorlu olacaktır. Bebeğimiz bu aylarla çok hızlı büyüdüğü için yedikleri yemeğinde yeterli olup olmadığına endişe duyuyoruz. Onun için beslenmesine çok dikkat etmeliyiz. 14 aylık bebekler sizinle birlikte sofrada oturmak ister ve her şeyin tadına bakmak isterler. Keşif zamanlarıdır. Bebekler sizin yediklerinizi istiyorsa her şeyden az miktarda vermek en doğrusudur. Alerjik durumları ve sindirim sistemi 14 aylık bebekte normal düzene girmeye başlar. Bu yüzden her besinden tatmaları en doğrusudur. 14 aylık bebeklerde azı dişleri de çıkmaya başladığı için yemekleri kendileri yemek isterler ve kendilerinin yemesi ve alışması en doğru olanıdır. Azı dişleri olduğu için artık yemekleri de çiğnemeye başlarlar.

14 aylık bebek beslenmesi nasıl olmalıdır

İçin sabahları kalkınca 150 ml istersen inek sütü istersek de anne sütü verebiliriz. Peynirli omlet yanında domates ve buğday ekmeği verebiliriz. Besin değeri yüksek ve besleyici tavuklu çorba verebilir. Sebzeli makarna veya sebze soslu makarna yiyebilir. Bunların dışında ara öğün olarak fındık, ceviz gibi taze kuru yemişler de verebiliriz. Sabah kalktığında ve akşam yatarken mutlaka inek sütü yada anne sütü vermeliyiz ki karnı tok olsun ve uyuduğu zaman rahat uyusun. Bunun dışında cevizli kuru kayısılı muhallebi, yulaflı muhallebi, mevsimine göre taze balık, peynir, sebze, mercimek yemeği, sebzeli ve kıymalı makarna, pekmezli muhallebi gibi besinler bebeğe verilebilir ve bebeğin oldukça sevdiği besinler olduğu için bebeği oldukça mutlu edecektir.

14 aylık bebek beslenmesi, bu aylarda bebeğimiz arkadaşlıklar edinip oyun oynama isteği olacaktır. Onun için bebeğimizi mutlaka sofraya yanımıza oturtup arkadaşlarıyla birlikte vakit geçirmeyi öğrenmelidir. Bunun dışında bebeğimizi obeziteden uzak tutmak için televizyonu alışkanlık haline getirmemeliyiz. Televizyon karşısında yemek yeme alışkanlığı oldukça tehlikelidir. Tüylü sebzelerden ve dikenli yaprakları olan bitkilerden uzak tutmalıyız.
]]>
Mideden Beslenme https://www.beslenme.gen.tr/mideden-beslenme.html Sat, 10 Dec 2016 11:38:51 +0000 Mideden beslenme; işlevsel sindirim sistemine sahip olduğu halde günlük alması gereken besin miktarını ağız yoluyla alamayan hastalarda, besinlerin bir tüp aracılığıyla mideye ya da ince bağırsağa verilmesidir. Son yıllarda u Mideden beslenme; işlevsel sindirim sistemine sahip olduğu halde günlük alması gereken besin miktarını ağız yoluyla alamayan hastalarda, besinlerin bir tüp aracılığıyla mideye ya da ince bağırsağa verilmesidir. Son yıllarda uzun süre kullanılabilen poliüretan ve silikon tüplerin kullanılması, küçük taşınabilir pompalar ve yeni enteral beslenme ürünlerinin geliştirilmesiyle birlikte mideden beslenme giderek artan bir sıklıkta kullanılmaya başlanmıştır.

Ağızdan yeterli gıda alamayan kişiler ya damar yoluyla ya da tüple beslenirler. İşlevsel bir sindirim sistemi varsa mideden beslenme daha çok tercih edilir. Mideden beslenmenin bir çok avantajı vardır. Bunlar; daha kolay uygulanır, daha ucuzdur, enfeksiyon daha nadirdir, beslenmeye bağlı karaciğer hastalığı daha nadirdir, bağırsak hücreleri için daha fizyolojik ve besleyicidir.

Mideden beslenme yöntemi kimlere uygulanır
  • Yeni doğan bebeklerde doğuştan sindirim sistemi yapısal bozuklukları ve erken doğma (prematürelik)
  • Çocuklarda doğuştan veya sonradan kısa bağırsak sendromu olan kişilerde
  • Kalp ve solunum yolları hastaları
  • Erişkinlerde yemek borusu, inme ve ağız bölgesi kanserleri, yanık ve travmalar yaşayanlarda bu yöntem uygulanır.
Mideden beslenme kesinlikle uygulanmaması gereken durumlar; bağırsak tıkanması ve besinler bir şekilde verilse bile sindirim sisteminden emilimin mümkün olmayacağı durumlardır. Beslenme tüpünün yerleştirilme yöntemleri şöyledir: Ağız ya da burun yoluyla tüpün mide ya da ince bağırsağa yerleştirilmesi. Bu genellikle küçük bebeklerde uygulanır. Diğer yöntem ise mide ya da ince bağırsağa karın ön duvarından tüp yerleştirilmesidir. Bu yöntem endoskopi, radyolojik ya da ameliyat yoluyla gerçekleştirilebilir.

Hastaya uygun olan ürünü seçmek için hastanın durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Hastanın yaşı, hastalığı, alerjisinin olup olmaması, sindirim sisteminin anatomik ve işlevsel durumu gibi durumlar araştırılmalıdır. Hastalara özel mamalar verilebilir ancak mama ne kadar özel ise fiyatı o kadar fazladır. Ekonomik durumu iyi olmayanlar blendırdan geçirilmiş diyetlerde kullanabilirler. Ancak hazırlanmaları uzun sürmektedir. Mamalara göre daha az akışkan olduğu için tüpün tıkanma riskini arttırır. Ayrıca mikrop bulaşma riski yüksektir.
]]>
10 Aylık Bebek Beslenmesi https://www.beslenme.gen.tr/10-aylik-bebek-beslenmesi.html Sat, 10 Dec 2016 11:38:19 +0000 10 aylık bebek beslenmesi, için ek besinlere daha fazla yer verilmelidir. Anne sütünün giderek azalmasıyla bebeğiniz diğer besinlere daha fazla ihtiyaç duyacaktır. Günlük enerjisinin çoğunu yiyeceklerden almaya başlayacak. Ancak 10 aylık bebek beslenmesi, için ek besinlere daha fazla yer verilmelidir. Anne sütünün giderek azalmasıyla bebeğiniz diğer besinlere daha fazla ihtiyaç duyacaktır. Günlük enerjisinin çoğunu yiyeceklerden almaya başlayacak. Ancak bebeğinizin beslenmesinde her zaman doğal, organik besinleri kullanmaya özen göstermelisiniz. Bu bebeğinizin sağlıklı gelişmesi, beyin ve zeka gelişimi, kemik gelişimi için çok önemlidir. Ayrıca yetişkinlik dönemindeki beslenme alışkanlığının oluştuğu süreç bebeğinizin ek besinlere geçişiyle başlar. Bebeğinizi sağlıklı besinlerle besler, bunlara alıştırır ve sevdirirseniz gelecekte kendisi de sağlıklı yiyecekleri yemeye devam edecektir. Aile olarak sizlere özellikle annelere bu konuda büyük iş düşmektedir. Sizin alışkanlıklarınız aynı zamanda bebeğinizin alışkanlıklarına dönüşecektir.

10 aylık bebek beslenmesi için dikkat edilmesi gerekenler

Bu aya kadar bebeğiniz çeşitli besinlerle tanışmış olup, beslenme düzeni de kurulmuştur. Bebeğinize dokunan, alerjik etki yapan besinler bellidir. Beslenmede sevdiği, faydalı besinleri yemeye başlamıştır. Evinizde pişirdiğiniz yemeklerden rahatlıkla yiyebilir. 10 aylık bebek beslenmesi için farklı yemekler pişirilmemesi daha iyi olur. Sizler ailesi olarak ona örnek olmalı, aynı öğünlerde birlikte beslenmelisiniz. Ancak yemeklerinizi tuzlu, fazla salçalı, baharatlı yapmayın. Bitkisel yağ olarak zeytinyağı kullanın. Sebze ve meyveleri mevsiminde taze olarak tüketin.

10 aylık bebek beslenmesi onun ilerideki beslenme alışkanlığını belirler. Bu nedenle bebeğinizin istemediği besinleri zorla yedirmeye çalışmayın. Artı açlık tokluk hissini sağlıklı bir şekilde oturtan bebeğiniz, kararını kendisi verebilir. Önemli olan beslenmede sağlıklı besinleri tüketmeye alışmalı, damak tadı buna uygun şekilde oluşmalıdır. Pişirdiğiniz yemekleri bebeğinizde yiyeceği için, besinleri oda sıcaklığında uzun süre açıkta tutmayın. Bu besinlerde zararlı bileşenlerin oluşmasına neden olabilir. Bebeğinize verdiğiniz içme suyu yaşına kadar kaynatılarak verilmelidir. Bebeğiniz yemeğini yedikten sonra bardakla su içmesini sağlayın.

10 aylık bebeğiniz anne sütünü hala alıyorsa, vermeye devam edin. Ancak beslenmede ağırlık yiyeceklerde olmalıdır. Öğünlerinde yiyebileceği kapasitenin üzerinde yemek yedirmemeye çalışın. Öğünleri sizlerle aynı zamanda olsun. Bu şekilde belli bir yemek düzenine alışmasını sağlarsınız. Ancak ara öğünlerle bebeğinizin beslenmesini desteklemelisiniz.

10 aylık bebek beslenmesi içinde olan besinler

Bu ayda bebeğinize hemen her yemeği, gıdayı verebilirsiniz. Bu yüzden 10 aylık bebek beslenmesinde olan besinler yerine olmaması gerekenlerden bahsetmek daha doğru olur. Bebeğiniz henüz bir yaşına gelmediği için yememesi gereken besinlerde vardır. Bunların başında bal gelir. İçeriğinde bulunan kalp ritim bozukluğu yapabilecek toksinler ve alerjenler yüzünden balın bir yaşından önce verilmesi sakıncalıdır. Balığın dışındaki deniz mahsulleri de bu ayda bebeğinize vermemeniz gereken besinler arasındadır. Meyvelerin içinde çilekte aynı gruptadır. İçinde tatlandırıcı bulunan, katkı maddesi bulunan besinleri de bebeğinize vermeyin. Bunlardan kastımız salam, sucuk, sosis gibi besinler, hazır meyve suları, hazır gıdalardır. Ayrıca çiğ inek sütü, yumurta beyazı da alerjik etki yapabileceğinden yaşından önce bebeğinize vermemelisiniz. Sakatatlarda bebeğiniz için henüz uygun bir besin değil. Tütsülenmiş her türlü balık eti, kafeinli içeceklerde verilmemelidir.

10 aylık bebek beslenmesi içinde kahvaltıda bir tane yumurta sarısı, bir dilim az tuzlu beyaz peynir, bir ince dilim tahıllı ekmek, 2-3 bölünmüş zeytin verebilirsiniz. Öğlen yemeğinde 1 yemek kaşığı bulgur pilavıyla, 3-4 yemek kaşığı mercimek yemeği, evde kendinizin mayaladığı 3 yemek kaşığı yoğurt harika bir öğün olacaktır. Yemek aralarında kendisine mevsim meyvelerinden muz, elma, kayısı, şeftali gibi meyveler verebilirsiniz. Meyvele]]> 11 Aylık Bebek Beslenmesi https://www.beslenme.gen.tr/11-aylik-bebek-beslenmesi.html Sat, 10 Dec 2016 11:38:08 +0000 11 aylık bebek beslenmesi, anne açısından daha kolay olur. Çünkü bebekler artık besinlere iyice alışmış olur, açken açlığını söyle, tok olduğunda yemeyeceğini anlatabilir. Sevdiği ve sevmediği besinleri daha net olarak o 11 aylık bebek beslenmesi, anne açısından daha kolay olur. Çünkü bebekler artık besinlere iyice alışmış olur, açken açlığını söyle, tok olduğunda yemeyeceğini anlatabilir. Sevdiği ve sevmediği besinleri daha net olarak ortaya koyar. Ailesiyle aynı masada yemek yemeyi çok sever. Bu yüzden önceki aylarda aldığınız mama sandalyesini daha aktif şekilde kullanmaya başlarsınız. 11 aylık bebeklerin öğünleri de düzene girmiştir. Sabah kahvaltısını, öğle ve akşam yemeklerini sizlerle birlikte yiyebilir. Ancak ara öğünlerde onu beslemeyi unutmayın. Çünkü gün içinde özellikle yürümeye, sıralamaya başlamış olan bebekler daha fazla enerji ihtiyacı duyarlar.

11 aylık bebek beslenmesi için dikkat edilmesi gerekenler

11 aylık olan bebeğinizin öğünlerini atlamamaya çalışın. Bu ayda bebeğiniz hala anne sütü alıyorsa, bunun miktarını azaltabilirsiniz. Anne sütü günlük enerjisinin % 35-40 kadarını karşılarsa yeterli olur. Bu seçeneği özellikle uykudan önce kullanırsanız daha rahat edersiniz. Bebeğiniz bu ayda sevdiği ve sevmediği besinler arasında bariz ayrım yapmaya başlayacaktır. Sevmediği besinlerde kesinlikle ısrarcı olmayın. Aradan bir süre geçince yeniden yemesi için onu teşvik edebilirsiniz. Sevdiği esinler içinde ölçüyü kaçırmamalısınız. Doyacağı miktarı diğer besinleri de düşünerek, uygun miktarda ayarlamalısınız. Bebeğinizin beslenme alışkanlıklarını ileride obez bir çocuk olmayacak şekilde kazandırın. Bu bebeğinizin gelişimi açısından çok önemlidir. Doktor kontrollerini de yaptırın. Boyu, kilosu nedir, bunları değerlendirin, 11 aylık bebek için her şey normalse bebeğinizin beslenmesi uygun demektir. Beslenme bebeklerin doyması için planlanmamalıdır. Beslenme bebeğin sağlıklı bir şekilde gelişmesi için düzenlenmelidir. Bebeğinize verdiğiniz her besin onun ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri, karbonhidrat, protein, yağ ihtiyaçlarının  karşılanması için olmalıdır. Günlük olarak vücudunun ihtiyacını karşılayacak besin değerlerine sahip olan besinleri tercih etmeli ve bebeğinizi böyle beslemelisiniz.

11 aylık bebek beslenmesi içinde yer alan besinler

Bebeğinizin beslenmesinde yiyecekler artık ek besin olarak yer almıyor. Temel besin kaynağı yiyecekler oldu. Artık sizin yedikleriniz gibi her türlü besini yemelidir. Ellerini rahatça kullanmalıdır. Dişleri de çıktığı için çiğneme refleksiyle biraz daha katı besinler öğünlerinde yer almalıdır. Yiyeceklerin uygun olanını eline verdiğinde rahatlıkla yiyecektir. Ancak boğazına kaçabilecek şekilde olan yuvarlak besinler, zarar verici sivri besinler hala bebeğiniz için tehlikelidir. Bu nedenle sabah kahvaltıda zeytini bölerek vermeli, meyvelerin taneli olanlarından kaçınmalı ya da bölüp vermelisiniz. Eline geçen besinleri hemen ağzına götüreceği için leblebi, nohut, fıstık gibi çerezleri ortada bırakmamalısınız.

11 aylık bebek beslenmesi kahvaltı, öğle ve akşam yemeklerinin yanında ara öğünlerden oluşur. Sabahları kahvaltısını eksik etmeyin. Bebeğiniz güne iyi bir enerji alarak başlasın. Yine yumurta sarısı, az yağlı tuzu az olan beyaz peynir, zeytin, tahıllı ekmek tam bebeğinize göre. İsterseniz sabahları yumurta sarısıyla az tereyağını kullanarak ona omlet hazırlayabilirsiniz. Taze meyve suyu verebilirsiniz. Öğle yemeklerinde patates ve tavukla, etle hazırladığınız haşlamayı çatalla biraz ezerek verebilirsiniz. Evde her zaman mayaladığınız ev yoğurdu olsun. Bunu yoğurt ya da ayran olarak bebeğinize verin. Günlük kalsiyum ihtiyacını bu şekilde karşılamış olur. Yeşilliklerle hazırlanmış, domates ve salatalık ilave edilmiş az zeytinyağlı salatada verebilirsiniz. Akşam yemeğinde az yağlı dana kıymadan yaptığınız köfteyi, haşlama, ızgara tavuk, kırmızı et, yanında sebze yemeği 11 aylık bebeğiniz için seveceği bir menü olacaktır. Her gün sebze, kırmızı et, tavuk, balık, meyve, kuru baklagil gibi besinleri bebeğinize değiştirerek vermelisiniz. Ara öğünlerinde meyveyi tercih edebilirsiniz. Ancak sebze ve meyveleri mevsiminde olanlardan vermelisiniz. Turfanda y]]> 1 Yaş Bebek Beslenmesi https://www.beslenme.gen.tr/1-yas-bebek-beslenmesi.html Sat, 10 Dec 2016 11:37:47 +0000 1 yaş bebek beslenmesi, bebeğinizin metabolizması, sindirim sistemi ve günlük enerji ihtiyacına göre düzenlenir. Genellikle aileler bu çağdaki bebeklerin yediği az görürler. Ancak yedikleri bebeklerin büyümesine yetecek kadar ol 1 yaş bebek beslenmesi, bebeğinizin metabolizması, sindirim sistemi ve günlük enerji ihtiyacına göre düzenlenir. Genellikle aileler bu çağdaki bebeklerin yediği az görürler. Ancak yedikleri bebeklerin büyümesine yetecek kadar olduğunda, sağlıklı olmalarını sağladığında yeterli miktarda olacaktır. Günlük olarak 1 yaşındaki bebekler genellikle 1000 kalori aldığında yeterli gelir. Ancak her gün aldığı kalori miktarı da değişebilir. Bu çağdaki bebeğinizi beslerken kalori hesabı yapmamalısınız. Bebeğinizin kalori ihtiyacı yaptığı günlük aktivitelere göre, büyüme hızına, metabolizmalarına göre farklılık gösterir. Bebeğinizin büyümesi normal ise, beslenmesinde de sorun yoktur demektir.

1 yaş bebek beslenmesi nasıl olmalı

Bu yaştaki bebekler için genellikle boylarıyla orantılı kalori almalıdır. Boyunun her cm si için 15 kalori alması yeterli olur. Yani boyu 70 cm olan 1 yaşındaki bir bebek günde 1050 kalori aldığında, yeterli beslenmiş olur. Bir öğün yemekte erişkinlere oranla üçte bir kadar yemek yediklerinde ihtiyacı olan kaloriyi de almış olurlar. 1 yaş bebek beslenmesinde bunu sağlamak için, öğle yemeğinde 2-3 yemek kaşığı nohut, mercimek gibi protein içeren kuru bakliyat ya da 30 gram et, köfte vermeniz, yanında iki yemek kaşığı sebze yemeği, yarım dilim ekmek ile 2 yemek kaşığı kadar meyve yemeleri yeterli olacaktır.

1 yaş bebek beslenmesi için günlük olarak tahıl grubundan 200 kalori, süt ve yoğurt olarak 300 kalori, meyvelerden 75 kalori, protein 200 kalori, sebzelerden 75 kalori, kuru bakliyatlardan 200 kalori olarak besinlerini düzenlerseniz 1050 kalori almış olurlar. Bu şekilde bebeğiniz hem dengeli beslenir, hem de sağlıklı beslenmiş olur. Gelişimi normal şekilde devam eder.

1 yaş bebek beslenmesinde dikkat edilmesi gerekenler

Bu yaş grubundaki bebekler yemeklerini kendi yemelidirler. Bunun için birazda sizin teşvik etmenize ihtiyaçları olur. Bebeğinizin kendi başına yemeğini yemesi için ona bir kaşık vermelisiniz. Biraz yemeğini dökerek yese de, sabırlı olmalısınız. Daha sonra alışınca çatala lokma batırarak yemesini isteyin. 1 yaş bebek beslenmesine uygun yemek takımlarınız olursa iyi olur. Bebeğinizin tutmasına uygun olan kaşıklarınız, tabakların altı vantuzlu olması, içme kaplarının sert plastikten olması uygun olur. Bebeğinizin eline sakın keskin bıçakları vermeye çalışmayın. Besinleri bıçakla kesmek 1 yaşındaki bebekler için uygun değildir. Bu ancak 3 yaşından sonra yapabilirler.

1 yaş bebek beslenmesi içinde annelerin öğünlerini bebekleriyle birlikte yemesi önemlidir. Özellikle yiyecekleri seçici bebekler için bu tavsiye edilir. Bu sayede bebekleriniz sizin yemek seçiminize göre yemediği yiyecekleri bile yiyecektir. Sizden özenerek her çeşit yemeği yiyecek, daha sağlıklı beslenecektir. Bu çağdaki bebekler genellikle belirli besinleri daha fazla yemeyi isterler. Bu yüzden tek tip beslenme nedeniyle vitamin ve mineral kaybına uğrarlar. Örneğin köfteyi çok sever, sebzeleri yemek istemezler. Ancak biliyoruz ki bebeklerin gelişme çağında sebzeler dahil olmak üzere, et grubu, meyveler, tahıllar, süt ve süt ürünleri hepsi dengeli şekilde tüketilmelidir. Ayrıca bebeğinizin beslenme alışkanlıklarının ileride sağlıklı bi yetişkin olmasına katkısı olacaktır. Bu yüzden annelerin üzerlerine titrediği bebeklerinin beslenmesini onun yararına olacak şekilde düzenlemesi gerekir. 1 yaş bebek beslenmesi içinde köfte olduğu gibi, karnabahar, brokoli, ıspanak gibi sebzelerde olmalıdır. Meyvelerden muzu çok seven bebeğinize, mandalina, elma, armut gibi çeşitli meyveleri de yedirmelisiniz. Yemeklerinde tuzu mümkün olduğu kadar az kullanmalı, baharatları da danışarak uygun şekilde kullanmalısınız. Baharatlar bebeğiniz için uygun olmayabilir. Bunun yanında tatlı ihtiyacını muhallebi gibi hafif tatlılarla sağlamalısınız. Bebeklerinize çay vermek yerine taze meyve suyu, süt vermelisiniz. Anneler bebekleri için her zaman iyisini ister. 1 yaş bebek beslenmesi iç]]> 9 Aylık Bebek Beslenmesi https://www.beslenme.gen.tr/9-aylik-bebek-beslenmesi.html Fri, 09 Dec 2016 19:13:04 +0000 9 aylık bebek beslenmesi, bu ayda bebekleriniz artık sofrada daha rahat sizinle yemek yiyebilir. Artık bebeğinizde doyma hissi yeteri kadar geliştiği içinde, yemek istediği besinlerin miktarına da kendisi karar verebilir. Bu yüzden 9 9 aylık bebek beslenmesi, bu ayda bebekleriniz artık sofrada daha rahat sizinle yemek yiyebilir. Artık bebeğinizde doyma hissi yeteri kadar geliştiği içinde, yemek istediği besinlerin miktarına da kendisi karar verebilir. Bu yüzden 9 aylık bebek beslenmesi sırasında annelerin bebeklerini daha fazla yemesi için zorlamaması gerekir. Bu ayda bebeklerin motor gelişimi ve koordinasyonu bakımında yiyecekleri ellerinde tutmayı, bunları ağızlarına götürmeyi başarması gerekir. Besinleri yine ayrı ayrı vermeli, verirken her besinin adı söylenmelidir. Bebeğiniz yemeğini yediğinde alkış yaparak onu ödüllendirmeyi ihmal etmemelisiniz.

9 aylık bebek beslenmesi için dikkat edilmesi gerekenler

Muhtemelen 6 aylıktan itibaren ek besinleri alan bebeğinizin besinlere alışma süreci aşılmıştır. Bazı bebeklerin bu ayda dişleri çıkmaya başlamış, bazılarının ise henüz çıkmamış olabilir. Dişleri çıkmasa bile bebeğinizin çiğneme refleksi olur. Bu nedenle dişleri çıkmasa da diş etleri yardımıyla haşlanmış yumuşak besinleri ellerine vererek yemesini sağlayabilirsiniz. Rahat yiyebileceği haşlanmış patates, havuç, brokoli gibi sebzeler, dilimli peynir, armut, elma, köfte gibi besinleri eline verebilirsiniz. Bunu yaparken bebeğinizin yanında bulunmayı da ihmal etmeyin. Böylece besinleri ağzına götürmeyi daha kolay öğrenecektir. Bu çalışmayı bebeğiniz aç olduğunda, öğün zamanında yaparsanız, daha istekli şekilde yemesini ve öğrenmesi sağlayabilirsiniz. Bu el becerilerini de geliştirecektir.

Bu ayda bebeğinizin kontrollerini de ihmal etmeyin. Kan sayımı yapılarak, demir değerlerine baktırın. Eğer demir değerleri yetersiz olursa, bunu beslenmesini düzenleyerek telafi etmeniz gerekir. Çünkü dışarıdan alınan demir şurupları, damlalarına göre doğal besinlerle bunu gidermek daha sağlıklıdır. Beslenmeyle düzelme sağlanamadığı zaman, ilaçlara başvurulabilir.

Bebeğinizin bu ayda öğünlerinde 200-250 ml kapasiteyle yiyebileceğini dikkate almalısınız. Eğer bebeğinizin iştahı yerindeyse, bu ölçüyü sizin ayarlamanız gerekir. Ama iştahsız bir bebeğiniz varsa, öğünlerini eğlenceli bir hale getirerek, seveceği besinleri hazırlayarak sağlıklı beslenmesini sağlayabilirsiniz. Bebeğiniz bu ayda anne sütü almaya devam ediyorsa, günlük enerjisinin sadece % 50-60 kadarını anne sütünden almalıdır. Artık diğer besinlere de ihtiyacı artış gösterecek. Besinler bebeğinizin metabolizmasına uygun şekilde, sindirim sistemini rahatsız etmeyecek şekilde verilmelidir.

9 aylık bebek beslenmesi içinde yer alması gereken besinler

Bebeğiniz bu ayda damak tadına göre çeşitli yiyecekler yemeye başlayacak. Önemli olan besinlerini hazırlanması ve pişirilmesidir. Yediği sebzeleri ve meyveleri mevsimine uygun şekilde seçmelisiniz. Özellikle salatalık, domates gibi sebzelerin iyi yıkanmasına öze göstermelisiniz. Yine besinleri ayrı olarak vermelisiniz. Eğer birlikte vermek isterseniz ona güzel bir salata hazırlayıp, bir çay tabağı kadar verebilirsiniz.

Bebeğiniz pek çok yiyeceği rahat yiyecek. Ancak bazılarından uzak durması gerekir. Özellikle boğazına kaçma olasılığı bulunan vişne, kiraz, erik, fındık, üzüm gibi besinleri vermemelisiniz. Alerji etkisini dikkate alarak yumurtanın beyazını yaşına kadar vermeyin. Eğer alerjik etki olmazsa, yumurta bu ayda verilebilir. Bazı uzmanlar böyle olabileceğini söylerler.

9 aylık bebek beslenmesi içinde kahvaltıda yumurta sarısı, az tuzlu yarım dilim beyaz peynir, yarım dilim ekmek verebilirsiniz. Öğle öğününde bir tane köfte ya da bu ölçüde tavuk eti, et sote verebilir, yanında yarım bardak evde yaptığınız yoğurtla hazırlanan ayran, mevsim yeşillikleriyle hazırladığınız salata verebilirsiniz. Ara öğününde ona dilimlenmiş armut, havuç, muz, elma gibi meyveler vermeniz uygundur. Akşam olduğunda kabak, patates, brokoli gibi haşlanmış sebze, evde yapılan iki kaşık yoğurt, yanında yarım dilim ekmek verebilirsiniz. Bebeğinizin yeterince protein alm]]> 12 Aylık Bebek Beslenmesi https://www.beslenme.gen.tr/12-aylik-bebek-beslenmesi.html Fri, 09 Dec 2016 17:41:28 +0000 12 Aylık bebek beslenmesi; bebeğinizin bir yaşında olmasına çok az kalmıştır. Artık bebeğiniz size, sizde bebeğinize alışmışsınızdır. Bu ay anneler için rahat geçen bir ay olacaktır. Artık bebeğiniz bir çok şeyi 12 Aylık bebek beslenmesi; bebeğinizin bir yaşında olmasına çok az kalmıştır. Artık bebeğiniz size, sizde bebeğinize alışmışsınızdır. Bu ay anneler için rahat geçen bir ay olacaktır. Artık bebeğiniz bir çok şeyi yiyebilir, onun için özel şeyler hazırlamanıza gerek yoktur. Sofranıza fazladan bir tabak daha koymanız yetecektir. Bebeğiniz artık evin bir bireyi olmuştur ve bebeklikten çocukluğa geçmiştir. Tüm aile beraber sofraya oturarak, yemeğini kendisi yiyebilmektedir. Bunun için bebeğinizi teşvik edin ve kendi yemeğini yemesini onun için sağlayın.

12 Aylık bebek beslenmesi verilebilecek yiyecekler;

12 Aylık bebek beslenmesi; besinler bebek için artık ek gıda değil bir besin olmuştur. Bebeğe ev yemekleri az tuzlu ve baharatlı yiyecekler verilebilir. Balık ve tavuk etini rahatça yiyebilmektedir. Sebzeleri, meyveleri, köfte, patates ve yiyeceklerin tümünü küçük parçalar halinde bebeğinizin önüne koyup, kendisi yemesi için fırsat verin. İlk günler dökebilir ama daha sonraki günler alışır ve kendi dökmeden yemeye başlayacaktır. Bebeğin sevmediği besinleri yemesi için kesinlikle zorlamamalısınız. Daha sonra tekrar yedirmeyi denemelisiniz. Bebek tokken yemek yedirmeyi denemeyin. İyice acıkınca yedirmeyi denemelisiniz.

En sık yapılan hatalardan biri çocuğu yemek suyu ile beslemektir. Çok fazla besleyici değeri olmayan bu beslenme biçimi kesinlikle uygulanmamalıdır. Bu dönemde çocukların beslenme şekli 4 grupta olmalıdır.
  • Süt ve sütlü gıdalar  
  • Et, balık tavuk, yumurta ve baklagiller
  • Sebze ve meyveler
  • Unlu ve nişastalı besinler yeterli ve dengeli olarak tüketilmelidir.
Vücudun enerji kaynağı olan ekmek ve unlu nişastalı yiyeceklerden günde en az 6 porsiyon yenmesi gerekmektedir. Belirlenen bu miktarın 3 porsiyonu üç dilim ekmek, diğerleri çorba, makarna, pilav, patates, börek şeklinde verilebilir. Bir yaşını doldurduğunda yemeklerine iyotlu tuz kullanılabilir.

12 aylık olduğunda bebek, besin çeşidi daha da zenginleşmektedir. Anne sütüne bu ay da mutlaka devam edilmelidir. İnek sütüne 2 hafta sonra başlanmalıdır. İlk verildiği zamanlar kabızlığa sebep olmaktadır. Bazı bebeklerde alerji yapabilir. Bu konuda oldukça dikkatli olmak gerekir. Bu ayda biberon kullanımı da artık bırakılmalıdır ve bardak kullanılmaya başlanmalıdır. Bebek diğer aile fertleri ile birlikte aynı masaya oturup yemek yemekten çok hoşlanır. Bu yüzden artık bu ayda mama sandalyesi değil sofrada yemek yemelidir. 3 öğün düzenli bir şekilde yemeğini yemelidir. Ayrıca sağlıklı ara öğünler verilmelidir. Bu ayın sonlarına doğru bebeklerde iştah kaybı gözlemlenebilir. Bebeğin sevdiği yiyecekler özellikle bu dönem tercih edilmelidir.

12 Aylık bebek beslenmesi verilmemesi gereken besinler;

Bu aylarda kesinlikle bebeğe asitli içecekler, çikolata ve şekerli besinler verilmemelidir. Bu dönemde çay, kahve ve kola verilmesi içerdikleri uyarıcı maddeler nedeni ile onlara aşırı sinir yapmaktadır. Bu içecekleri çocuklara hiç tattırmak gerekir. Domates gibi alerji yapan sebzeleri bu ayın sonlarına doğru vermeniz daha doğru olacaktır. Alerji yapmadığı takdirde bal, yumurta akı ve süt bebeğe verilebilir. Aksi takdirde alerji yaparsa biraz ertelemenizde fayda vardır.
]]> 21 Aylık Bebek Beslenmesi https://www.beslenme.gen.tr/21-aylik-bebek-beslenmesi.html Fri, 09 Dec 2016 14:26:23 +0000 21 aylık bebek beslenmesi; için anne babaların dikkat etmesi gereken durumlar bulunsa da artık bebeğiniz çocukluğa adım atmaya başlamak üzeredir. Bu nedenle artık anne babaların işi daha kolaydır. Bazen bebeğimize ne yedirs 21 aylık bebek beslenmesi; için anne babaların dikkat etmesi gereken durumlar bulunsa da artık bebeğiniz çocukluğa adım atmaya başlamak üzeredir. Bu nedenle artık anne babaların işi daha kolaydır. Bazen bebeğimize ne yedirsek diye düşünürüz. Aslında bu aylarda artık bebeğiniz siz ne yerseniz yiyebilecek seviyededir. Elbette ki ona her yediğimizden yediremeyiz ama sağlıklı ve besleyici olan şeyleri pişirmeye özen gösterin Böylece bebeğiniz için de ekstra yemek yapma ihtiyacınız azalır. 21 aylık bebeğin dişleri tamamlanmıştır. Bu nedenle her şeyi çiğneyerek yiyebilmesi gerekir. Fakat bazı anneler boğazına kaçar endişesiyle püre yapmaya devam ederler. Bu çok yanlış bir uygulamadır. Siz bu davranışa devam ettiğiniz sürece bebeğiniz çiğnemeyi öğrenemez. Bu durum ileride daha fazla sorun yaşanmasına neden olur. Ayrıca öğütülmüş besin bebeğin mide ve bağırsaklarını da tembelleştirir.

21 aylık bebek beslenmesi dikkat edilmesi gerekenler
  • Bebeğiniz artık sizinle masada oturup yemek yiyecek kadar büyümüştür. Bu nedenle ona masada oturması için fırsat verin ve evde yediğiniz her öğünde onun da öğününü yapmasını sağlayın. Böylece bebeğiniz hem sizinle güzel ve keyifli vakit geçirir hem de sizlere bakarak nasıl yemek yemesi gerektiğini öğrenir. Titiz ve temizliğe önem veren bir insan bile olsanız hiçbir şey bebeklerimizden daha değerli değildir. Bu nedenle etrafın biraz kirlenmesine katlanmanız gerekmektedir. Bebeğinizin önüne bir kase sütlacı, makarnayı, pilavı veya buna benzer gıda maddelerini koyun ve kendisinin yemesini isteyin. Bu çok hoşuna gider ve kendisine güveni gelir. Ayrıca motor becerisi de gelişir. 
  • 21 aylık bir bebek süt, bal, yumurta, tüm meyve ve sebzeleri yiyebilecek bir seviyededir. Tüm sebze yemeklerini ve pek çok et yemeklerini rahatlıkla çiğneyebilir.
  • Bebek beslenmesinde kahvaltının yeri çok önemlidir. Bu yüzden kahvaltıya ayrı bir özen gösterilmesi gerekmektedir. Kış aylarında haftada 4-5 kez haşlanmış yumurta yemesine gayret gösterin. Yumurtanın yanında ise diğer kahvaltı malzemelerinden de ağzına verin.
  • 21 aylık bebek beslenmesinde Süt ve süt ürünleri bu çağda beslenme programında mutlaka yer almalıdır. Bu nedenle kahvaltıda veya yatarken süt içirin. Anne sütü alan bebeklerde ekstra kalsiyuma ihtiyaç bulunmaktadır. Sütü bardakla verirseniz ileride sorun yaşamazsınız. Buna alıştırabilmek için bir süre pipetten yardım alabilirsiniz. Ayrıca yemeklerin yanında ayran ve yoğurt bulundurmaya özen gösterin. 
  • Bebeğiniz artık gördükçe bazı abur cuburları tatmak isteyebilir. Aslında bu gıdaların verilmesi için çok erkendir. Bu nedenle sizlerde bebeğinizin yanında yememeye çalışın. Hazır gıdaların bebeğinizin iştahı keseceğini unutmayın.
]]>
8 Aylık Bebek Beslenmesi https://www.beslenme.gen.tr/8-aylik-bebek-beslenmesi.html Fri, 09 Dec 2016 13:13:53 +0000 8 aylık bebek beslenmesi, konusunda annelerde daha bilinçli bir hale gelmiş olur. Bebekleri çoğu ek besine alışmış, çoğunu yediği içinde fazla zorluk çekmezler. Bebeğinize bir mama sandalyesi edinme zamanı da geldi. Artık bebe 8 aylık bebek beslenmesi, konusunda annelerde daha bilinçli bir hale gelmiş olur. Bebekleri çoğu ek besine alışmış, çoğunu yediği içinde fazla zorluk çekmezler. Bebeğinize bir mama sandalyesi edinme zamanı da geldi. Artık bebeğiniz sizleri birer rol model olarak görecek, sizin yaptıklarınız, yediklerinizi yemeye çalışacaktır. Bu yüzden mama sandalyesiyle birlikte aynı masaya oturma zamanı da geldi. Bundan sonra bebeğinizle yediğiniz yemekler güzel birer anı olacaktır. Bu aydan itibaren bebeğinizin iştahına saygılı olmayı öğrenmeniz gerekir. Yemek istemediği ya da yemeyi çok sevdiği besinleri öğrenerek, ona bunlara uygun şekilde öğünler oluşturmaya çalışmalısınız.

8 aylık bebek beslenmesi içinde dikkat edilmesi gerekenler

8 aylık bebek beslenmesi içinde artık besin kısıtlılığı da yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Aldığı ek besinlere devam ederken, başka besinleri de bebeğinize vermeye başlayacaksınız. Ancak anne sütü alan bebekler için yine günlük enerjinin % 50-60 kadarı anne sütüyle karşılanmaya devam edilmelidir. Anne sütünü azaltmak için günde 4 öğün ve kahvaltı şeklinde besinler vermeye başlayabilirsiniz. Bebeğinizin çiğneme fonksiyonu aktif olduğu için, verdiğiniz besinler parçacıklı olabilir. Artık besinleri rendeden geçirmek yerine daha iri taneli verebilirsiniz. Bebeğiniz dilinin ağzında iki tarafa da oynatarak, yediği lokmaları rahatça döndürebilir. Bu aydan itibaren bebeğinizin kendi kendine yemek yiyebilmesi için eline zararsız çubuk biçiminde besinlerde verebilirsiniz. Bebeğinize verdiğiniz ek besinlerin çeşidini arttırabilirsiniz. Ama bebeğinize verdiğiniz besinleri tek olarak vermeye devam edin ve verirken isimlerini de bebeğinize söyleyin. Eğer bebeğiniz verdiğiniz yeni bir besine karşı direnirse ısrarcı olmayın. Aradan 5-6 gün geçince yeniden aynı besini vermeyi denemelisiniz. Ancak alerjik etkisi olan bir besini en az 15-20 gün kesmelisiniz. Yeniden verdiğinizde alerjiye neden olursa, bu besini uzun süre vermemenizi tavsiye ederiz.

8 aylık bebek beslenmesi içinde verilebilecek besinler

Bebekleriniz için bu ayda öğle ve akşam öğünleri oluşturmalısınız. Bu öğünlerde dolma içi, bulgur pilavı, makarna, ev eriştesi gibi besinleri çatalla ezerek biraz yoğurt ilavesiyle 1-2 yemek kaşığı kadar verebilirsiniz. Bu besinlere koyduğunuz salçanın evde yapılmış olmasına ya da sadece domates kullanmaya dikkat edin. İçine tuz koymayın, baharat ilavesi yapmayın. Bu ayda bebeğiniz kabak dolması bile yemeye başlayabilir. Yemeklerine ezerek soğan ve sarımsak ilavesi yapabilirsiniz. Bunların antibiyotik özelliği bulunduğu için bebeğinize faydası olacaktır.

8. ayın sonuna doğru eğer ailenizde alerji bulunmuyorsa, bebeğinizde infantil konak, konak gibi alerjik belirtiler yoksa balık vermeye başlayabilirsiniz. Balıklar Omega 3, A, D vitaminleri bakımından zengin olduğundan, bebeklerde beyin ve kemik gelişiminde etkili olur. Göz sağlığı içinde önerilir. Bebeğinizin ihtiyacı olan günlük protein miktarını da büyük oranda karşılar. Bu bebeğinizin büyümesi içinde faydalı olur. Bebeklerde 5 yaşına kadar beyin gelişimi devam eder. Bu yüzden ek besin almaya başladığı andan itibaren yedikleri zihinsel gelişim açısından önemlidir. Bebeğinize balık verirken daha çok küçük, orta boyda olanları tercih etmelisiniz. Çünkü balıklar büyüdükçe denizi kirleten maddelerden daha çok etkilenirler.

8 aylık bebek beslenmesi için kuru baklagilleri kullanabilirsiniz. Bunları çorbalarının içine ilave edebilirsiniz. Ancak mercimek, nohut gibi baklagillerin iyi pişirilmesi gerekir. Bebekler için iyi bir protein kaynağı olan kuru baklagiller çorbaların içinde kıyma yerine kullanılabilir.

8. ayın sonlarına doğru bebeğinize badem, ceviz, fındık gibi yağlı tohumlar verebilirsiniz. Bunları ezerek tanesiz şekilde kahvaltıda, meyvelerle birlikte 1 tatlı kaşığı kadar vermeniz uygundur. Ancak bu besinlerin bebeğinize alerji yapma etkisi olduğundan, dikkatli olmanızda yarar var]]> 13 Aylık Bebek Beslenmesi https://www.beslenme.gen.tr/13-aylik-bebek-beslenmesi.html Fri, 09 Dec 2016 13:10:51 +0000 13 Aylık bebek beslenmesi, her anne adayı bebeğini en iyi ve en kaliteli şekilde sağlıklı olarak besler. 13 Aylık bir bebek anne sütü alıyorsa ek gıdalardan da mutlaka beslenme programına geçilmiştir. Yaklaşık 13 aylık bir be 13 Aylık bebek beslenmesi, her anne adayı bebeğini en iyi ve en kaliteli şekilde sağlıklı olarak besler. 13 Aylık bir bebek anne sütü alıyorsa ek gıdalardan da mutlaka beslenme programına geçilmiştir. Yaklaşık 13 aylık bir bebek yaşını doldurmuş oluyor, bu durumda bebeğinize vereceğiniz besinlere dikkat etmeniz gerekir. Yaşını geçen bebek beslenme alışkanılığı nı mutlaka sevecektir. 13 aylık beslenme düzenine yeni bir giriş yapmış demektir. Yaşını geçen bebek kendi yemesi gereken besinleri seçebilir. Bu durum onlar için bir keyiftir, gördüğü renkli meyveler, sebzeler korkmadan verebilirsiniz. Bebeğinize damak zevkine hitaben verebileceğiniz besinler nasıl başlanılırsa yemeyi tercih eder. Mevsimine göre vereceğiniz gıdalara dikkat etmelisiniz, mevsiminde olmayan hiç bir meyve sebze yedirilmemelidir. Günlük yaptığınız sebze yemeklerini artık ayrı yapmanıza gerek yoktur. Sizin yiyebileceğiniz gıdalardan bebeğinizin yemesini tercih ediyorsanız bunun baharatı, yağı ve salçası ayarlanarak siz ve bebeğiniz yiyebilir.

Bebeğinizin 13 aylık beslenme döneminde bazı bebekler iştahlı olmayabilir. Bu durum anne adaylarını oldukça üzebilir. Fakat bunda korkulacak bir sorun yoktur. Her bebeğin iştahı farklı olabilir, bazı bebeklerde oldukça iştahlıdır. Her aile bebeğindeki fiziksel gelişimi bilir, bu durumda bebeğiniz sağlıklı ama iştahsızsa bu bir sorun olmadığını teşkil etmektedir. 13 Aylık bebek beslenmesi durumunda bir çok besinler verilebilir, fakat bunların yanı sıra bebeğinizin demir ihtiyacı unutulmamalı oldukça gelişimi için önemlidir. Bunun için yapmanız gereken demir vitamini bebeğe düzenli verilmelidir. 13 Aylık bebek beslenmesinde  ve gelişimine katkı sağlayan demir vitamini kan şurubu bebeğiniz için kullanılması gerekmektedir.
 
13 Aylık bebek beslenmesi içinde neler yedirilmelidir: her anne adayı bebeğinin yeteri kadar beslenmediğini düşünür. 13 Aylık bebeğin beslenmesi bu aylarda diş çıkarma sürecine denk gelebilir. Bu durumda bebeğiniz iştahsız olabilir, bu geçici bir durumdur. Bebeğiniz kendi yemeğini kendi başına yiyeceği duruma gelmiştir. 13 Aylık bebeğe verilmemesi gereken abur cubur ürünleri, fast food olan gıdalardan uzak durulmalıdır. Yağlı gıdalar, tuzlu gıdalar ve asitli içecekler bebeğe verilmemelidir. Bunların dışında yavaşça alıştıracağınız besinleri severek zamanla tüketecektir. Ayrıca patates kızartmaları yerine fırında pişirilen patates tercih edilir. 13 Aylık bebek beslenmesinde aile bebeğine sağlıksız gıdalar alıştırırsa bu bebeği için oldukça ileri yaşlarda sağlık sorununun oraya çıkmasına sebebiyet verilmiş olmalıdır. Sağlıklı bir bebeğin beslenmesi anne adaylarının elindedir. 
]]>
7 Aylık Bebek Beslenmesi https://www.beslenme.gen.tr/7-aylik-bebek-beslenmesi.html Fri, 09 Dec 2016 11:33:22 +0000 7 aylık bebek beslenmesi, sırasında annelerin işi biraz daha kolaylaştı. Bebeklerin daha önceden ek besinlere karşı alışkanlığı oluştu. Bu nedenle bebeğinizi beslerken fazla zorluk çekmeyeceksiniz. Zaten bebekler doğduğu and 7 aylık bebek beslenmesi, sırasında annelerin işi biraz daha kolaylaştı. Bebeklerin daha önceden ek besinlere karşı alışkanlığı oluştu. Bu nedenle bebeğinizi beslerken fazla zorluk çekmeyeceksiniz. Zaten bebekler doğduğu andan itibaren açlığı tokluğu ayarlayan bir mekanizmaya sahiptir. Bu nedenle bebeğiniz doyduğu zaman bir şey yemek istemez. Bu yüzden onu fazla zorlamamalısınız. Bebeğinize vereceğiniz besinlerin miktarı, türü bebeğinizin metabolizmasına, sindirim sisteminin sağlığına göre değişir. 7 aylık bebek beslenmesi içinde hiç bir ek besin için onu zorlamadan hareket etmeniz gerekir.

7 aylık bebek beslenmesi içinde dikkat edilmesi gerekenler

Her şeyden önce bebeğinizi başka bebeklerle kıyaslamadan beslemeye özen göstermelisiniz. Anne sütü alan bebeklerin bu ayda emzirilmeye devam edilmesi esastır. Bebeğinizin besinlerle ilk tanışmasında hoşgörülü olmalı, her bebeğin metabolizmasının farklı olduğunu bilmeli ve bebeğinize verdiğiniz ek besinlerin besin değerlerinin yüksek olmasına dikkat etmelisiniz. Besinleri yemesi konusunda onu zorlamamalı, besinleri karıştırarak vermemelisiniz. Eğer bir problemle karşılaşırsanız, bunun nedenini mutlaka araştırmalısınız. Bu durumda bebeğinizin alerjik tepkisine, sindirim sistemine dikkat edilmelidir.

6. aylıkken verdiğiniz ek besinlere yine devam etmeli, bunun yanında bebeğinizi yeni besinlerle tanıştırarak sevdirmeye çalışmalısınız. Uzmanlar son zamanlarda bebeklerin 6. aydan başlayarak ek besinlere kademeli olarak geçilmesini, besin miktarlarının zamanla arttırılarak anne sütünün giderek azaltılmasını öneriyorlar. Bu nedenle bebeğin beslenmesinde bu dönemde alması gereken günlük enerjinin % 75-80 kadarının anne sütünden, diğer kısmının da ek besinlerden gelmesini sağlamaya çalışmalısınız. Eğer bebeğiniz anne sütü almıyorsa, bu ayda verebileceğiniz besinleri yemesinde sakınca yok. Yine bebeğinizin besinlerini rondodan, blenderden geçirerek vermeniz besin değerlerini etkileyebilir. Bu yüzden eskiden yapıldığı gibi çatalla ezme, cam rende kullanımı gibi yöntemleri tercih etmeniz tavsiye edilir. Fakat bebeğiniz pütürlü besinleri ilk etapta yemiyorsa, rondo kullanımı uygun olabilir. Yine de çok pütürsüz yemeye alıştırmamız iyi olur. İlerde bu konuda zorluk çekebilirsiniz. Özellikle 8 aylık bebeklerde bu yöntemi tercih etmeyin. Bu bebeklerin çiğneme sorunları yaşamasına, besinleri çıkarmasına ve sağlıksız beslenmesine neden olabilir.

7 aylık bebek beslenmesi içinde verilebilecek besinler

Daha önceden bebeğinize verdiğiniz besinleri arttırma zamanı bu dönem. Sebzelere karnabahar, brokoli, kereviz, enginar gibi çeşitler ekleyebilirsiniz. Kabukları çıkarılarak fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagillerde verilebilir. Eğer bebeğiniz bunları yedikten sonra gaz sorunu yaşanmıyorsa, yemesinde mahzur bulunmaz. Ancak bakla bebeklere 2 yaşına kadar önerilmez. Sebzeler arasındaki patlıcanın verilmesinde de sakınca yoktur. Ancak bebekler bunu pek sevmediğinden, anneler arasında patlıcanı kullanma alışkanlığı da yoktur. Bu nedenle sizde bebeğiniz patlıcan yemesi için zorlamayın.
 
7 aylık bebek beslenmesi içinde artık peynirde yer almalıdır. Ancak tuzsuz sade beyaz peyniri bebeğinize tek olarak vermelisiniz. Eğer bebeğiniz peyniri beğenirse miktarını zamanla arttırabilir, gerekirse kahvaltıda yumurta sarısıyla birlikte omlet gibi yaparak verebilirsiniz. Yumurta beyazının alerjik etkisi olacağı için bebeğinize bu ay vermemelisiniz.

Bu ayda C vitamini bakımından zengin portakal, limon, greyfurt gibi turunçgiller verilebilir. Bu dönem bebeğinizin demir ihtiyacı da artacaktır. Bu yüzden C vitamini içeren besinleri yemekte etle, yeşil yapraklı sebzelerle birlikte ona vermeye başlayabilirsiniz. Bu şekilde bebeğinizin vücudunda demir kullanımı artar. Çatalla ezerek bebeğinize muzda verebilirsiniz. İçeriğindeki potasyum sayesinde bebeğinizin gelişimine, düzgün bir kas yapısına sahip olmasında muzun faydası olacaktı]]> 4 Aylık Bebek Beslenmesi https://www.beslenme.gen.tr/4-aylik-bebek-beslenmesi.html Fri, 09 Dec 2016 11:32:21 +0000 4 aylık bebek beslenmesi, bebeklerde ek gıdalara geçmek için genel olarak 6 aylık olmaları beklense de, 4 aylık bebek beslenmesi de ek gıdaları içerebilir. Buna karar vermek doktorunuzun tavsiyesiyle olmalıdır. 4 aylık bebeklerin 4 aylık bebek beslenmesi, bebeklerde ek gıdalara geçmek için genel olarak 6 aylık olmaları beklense de, 4 aylık bebek beslenmesi de ek gıdaları içerebilir. Buna karar vermek doktorunuzun tavsiyesiyle olmalıdır. 4 aylık bebeklerin ek gıdaları alması aynı zamanda sindirim sisteminin güçlenmesine neden olarak, ek gıdalara geçişi kolaylaştırıyor. Fakat ülkemizde Sağlık Bakanlığının önerisi bebeklerin ilk 6 ay süreyle sadece anne sütüyle beslenmesidir. Bebeklerin 3 aylık olmasına kadar da anne sütü dışında başka bir besin verilmemesi de gerekir.

4 aylık bebek beslenmesi nasıl olmalı

4 aylık bebeğinizin ek besinlere başlaması için, yutma becerisinin gelişmesine ve destekli şekilde oturur pozisyonda durmasına dikkat etmelisiniz. Çünkü bebeklerin çoğunda besinleri ağzında tutma, diliyle besinleri çevirme ve yutma becerisi ancak 6. aydan itibaren başlar. Bu nedenle bebeğinizin boğulma riskine dikkat etmelisiniz.

Bunun yanında 4 aylık  bebek beslenmesi normalde erken oluyor. Çünkü bebeğiniz 6 aylık oluncaya kadar anne sütü alması ya da uygun formülasyonlu mama alması gerekiyor. Henüz bebeklerin bu dönemde bağışıklık ve sindirim sisteminin yeterince gelişmemesi nedeniyle alerji riski de fazladır. Bu etkenler dikkate alınarak 4 aylık bebeğinize vereceğiniz ek besinleri özenle seçmelisiniz. Genetik olarak ailenizde alerjik yatkınlık varsa, çölyak hastalığı bulunuyorsa daha fazla dikkatli olmalısınız. Bu durumda bebeğinizin ek besinlere geçişini 6 aylık oldukları döneme ertelemelisiniz.

4 aylık bebeğinizin aç olduğunu düşünüyorsanız, öncelikle verdiğiniz anne sütünü arttırmalısınız. Eğer sütünüz yeterli değilse, anne sütünün artması için uygun yöntemleri de yapmayı denemelisiniz. Formül mama alan bebekler içinde doktora danışarak başka bir mama verilmesi seçeneğini değerlendirmelisiniz. Bunlara rağmen 4 aylık bebeğiniz için ek besinleri vermeye karar verirseniz, yine de doktoruna danışmanızı öneririz. Bu prematüre doğan bebekler açısından daha önemlidir.

4 aylık bebek beslenmesi içinde olmaması gereken besinler

Bazı besinler bebeklere 6 aylık olmadıkları sürece verilmemelidir. Bilinçli bir annenin bunlara dikkat etmesi gerekir. Mutlaka doktorunuza danışarak bunlar hakkında aydınlatıcı bilgiler edinmelisiniz. Bu besinler arasında;
  • Balık türleri ve kabuklu deniz ürünleri
  • İnek sütüyle, tüm süt ürünleri
  • Yumurta
  • Turunçgiller
  • Kahvaltılık gevreklerde ve tahıllarda bulunan gluten
  • Proteinli besinler
4 aylık bebek beslenmesi için uygun besinler
  • Elma, armut, muz, avakado
  • Ev yapımı doğal yoğurt
  • Yeşil fasulye, patates
  • Yulaf, arpa, pirinç
4 aylık bebeğiniz ek besinlere başladığında, her öğünde ona sadece tek besin vermelisiniz. Besinleri karıştırıp vermemelisiniz. Ancak besinlerin hazırlama ve saklama koşulları içinde uzman desteği almanızı öneririz. 4 aylık bir bebek ek gıda alsa da, öğününde sadece yarım çorba kaşığı besin yiyebilir. Bu nedenle bebeğinize fazla besin vermemelisiniz. Zaten anne sütünden besleneceği besini rahatça alıyor, ek besinleri sadece sindirim sisteminin bunlara alışması için tadımlık olması gerekiyor. Devamında bebeğinizi emzirerek, beslenmesini tamamlayın. Bebeğiniz büyümeye başladıkça, yediği ek gıdaların miktarı da artacaktır. Özellikle ilk denemelerde verdiğiniz besinleri yemeyen, ağzından çıkaran bebeğinizin davranışını normal karşılamalısınız. Bunu sürekli hale getiren bebeğiniz belki de ek gıdaya geçmeye hazır olmayabilir. Onu zorlamamaya çalışın. Anneler bebeklerini herkesten daha iyi tanır. Bu nedenle 4 aylık bebek beslenmesi için bu tür kararları da verebilirler. Bu dönem bebeğinizin ek besinlere geçmesi için çok önerilmeyen bir süreç. Bu yüzden biraz daha beklemenizde sakınca bulunmamaktadır.
]]>
Kan Grubuna Göre Beslenme https://www.beslenme.gen.tr/kan-grubuna-gore-beslenme.html Fri, 09 Dec 2016 11:32:08 +0000 Kan grubuna göre beslenme, kandaki antikorlar değerlendirilerek, kanın özelliğinin belirlenmesi için oluşturulan gruplandırılma sistemine kan grubu denir. A, B, AB, 0 kan grubu türleridir. En fazla bulunan ve yine en faz Kan grubuna göre beslenme, kandaki antikorlar değerlendirilerek, kanın özelliğinin belirlenmesi için oluşturulan gruplandırılma sistemine kan grubu denir. A, B, AB, 0 kan grubu türleridir. En fazla bulunan ve yine en fazla gerek duyulan kan grubu A Rh (+)'dir. Kanda yer alan alyuvarlar kana kırmızı rengini verirler. Kan grubu ve beslenme arasında da bir ilişki vardır. Kişinin yedikleriyle, vücutta bulunan hücre beslenmesi vücutta kan dolaşımı sayesinde gerçekleşmektedir. Dolayısıyla kan grubuna göre beslenmek en sağlıklı yaklaşımdır. Her kan grubunun farklı isteği vardır. Örneğin A grubu kan grubuna sahip kişiler yemek konusunda çok seçicidir. Sindirim sistemleri oldukça hassastır. 0 kan grubu ise tam bir et sevdalısıdır. Hemen her yemekte et yemek isterler. B grubu iştahlı ve yemek ayırt etmez. Sindirim sistemleri oldukça güçlüdür. AB kan grubundakiler sevdikleri yemeği büyük istekle yerken sevmediklerini yemekten kaçınırlar.

Kan grubuna göre beslenme nasıl olmalıdır

0 kan grubuna göre beslenme: Vahşi hayvanları avlayan ve bu hayvanlarla beslenen ilk insanların kanı olduğu bilinir. Dolayısıyla en sevdikleri besin ettir. 0 kan grubuna sahip olan kişi kilo vermek istiyorsa taneli sebze ve tahıl grubuna asla yönelmemelidir. Kişi kuvvetli, dayanıklı, lider yapıda ve cesaretlidir. Vücutları hayvansal proteinlerle güçlenen 0 kan grubuna sahip kişilerin bağışıklık sistemi de oldukça güçlüdür. Özellikle enfeksiyonlara karşı dirençlidirler. 0 kan grubu kimyasal içermeyen et, balık ve tavuk grubuyla beslenmelidir. 0 kan grubu şizofren, ülser, depresyon, kalp hastalıkları, bağırsak iltihabı gibi rahatsızlıklara karşı açıktır. Karaciğer, kırmızı et, deniz ürünleri, tavuk, brokoli, ıspanak yemesi gereken besin gruplarındandır. Ekmek, tahıl, yumurta, süt ve süt ürünleri bu grubun yememesi gereken besinlerdir. Kilo vermek isteyenler buğday unundan kesinlikle uzak durmalıdır. Bu grup için en uygun sporlar, yüzme, aerobik, jogging, ağırlık kaldırmadır.

A kan grubuna göre beslenme: A kan grubundaki insanların ilk vejetaryenler olduğu bilinir. Sindirim sistemleri oldukça hassastır. Bağışıklık sistemleri ise sindirim sisteminin aksine oldukça kuvvetlidir. Çevre şartlarına hemen uyum sağlayan A kan grubu, stresle mücadele edebilir. Sağlık için A kan grubunun sebze ağırlıklı beslenmesi gerekir. Tahıl ürünleri, soya, balık, tavuk, sebzeler ve özellikle yaz meyveleri yemeleri gereken besinlerdir. Yememesi gereken besinler ise, süt ve süt ürünleri, kırmızı et, domates, biber, salam, sosis, lahana, patates, tropikal meyveler ve turunçgillerdir. A kan grubu için en uygun sporlar, yüzme, dans, aerobik, tempolu yürüyüş, gerinme olarak sıralanabilir. Risk altında olduğu hastalıklar ise, kanser, şeker hastalığı, sindirim sistemiyle alakalı vücutta sıvı toplanması ve bağışıklık sistemiyle ilgili hastalıklardır.

B kan grubuna göre beslenme: Sindirim sistemleri oldukça güçlüdür. Beslenme üzerine katı kuralları olan bir kan grubu değildir. Süt ve süt ürünlerine karşı ilgilidirler. Strese karşı yaratıcılıklarını kullanarak stresle kolaylıkla mücadele edebilirler. Balık, hindi, dana eti, süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, patates, mantar gibi besinlerle beslenebilirler. Yememesi gereken besinler ise, kuzu eti, tavşan eti, piliç, mısır, buğday, mısırözü yağı, ayçiçek yağı, fındıktır. B kan grubu için en uygun sporlar, golf, yoga, bisiklet, aerobiktir. Risk altında olduğu hastalıklar ise, kan şekeri düşüklüğü, bağışıklık sistemi hastalıklarıdır.

AB kan grubuna göre beslenme: AB kan grubu A ve B kan grubunun karışımı sonucu oluşmuş bir kan grubu türüdür. Sindirim sistemleri oldukça hassastır. Bağışıklık sistemi ise son derece kuvvetlidir. A ve B grubunda yenmemesi gereken yiyecekler bu grup içinde geçerlidir. Domates, sebzeler, süt ve süt ürünleri, deniz ürünleri yemesi gereken besinlerdir. Sığır, dana eti, tavuk ve piliç eti, hayvansal yağlar ise yememesi gereken besinlerdir. Astım, çocukluk ve yaşlılık döneminde]]> 5 Aylık Bebek Beslenmesi https://www.beslenme.gen.tr/5-aylik-bebek-beslenmesi.html Fri, 09 Dec 2016 11:31:52 +0000 5 aylık bebek beslenmesi, içinde uygun şekilde ek besinler olabilir. Bebekler doğdukları andan itibaren hızlı bir gelişim içinde olurlar. Her ay hatta her gün gözle görülecek şekilde büyür ve gelişirler. Bebeklerin 6 aylık ol 5 aylık bebek beslenmesi, içinde uygun şekilde ek besinler olabilir. Bebekler doğdukları andan itibaren hızlı bir gelişim içinde olurlar. Her ay hatta her gün gözle görülecek şekilde büyür ve gelişirler. Bebeklerin 6 aylık oluncaya kadar anne sütüyle beslenmesi konusunda uzmanlar görüş birliği içindedir. Ancak 4 aylıktan itibaren bebeklerin ek besinlerle beslenmesi sindirim sistemlerinin gelişmesine katkı sağlar. Bu nedenle doktoruna danışarak, 5 aylık bebeğinize küçük ölçülerde uygun ek besinleri vermeye başlayabilirsiniz. Fakat bu ayda anne sütüyle beslenme ihmal edilmemelidir. Bebeğinizin aldığı ek besinler tadımlık olmalı, beslenmesinin temelini hala anne sütü oluşturmalıdır. Ancak anne sütü alamayan bebeklerde ek besin verilmesi gerekebilir. Bu besinlerin bebeğinizin sindirim sistemi için uygun olması önemlidir. Beslenmesinde bulunan gıdaların ishal ve kusmaya neden olması, alerjik etkiler yapması durumunda hemen kesilmelidir.


5 aylık bebek beslenmesi nasıl olur

Bebeğinizin gelişiminde ilk yıl önemli bir dönemdir. Çünkü bebeğinizin genel sağlığının temeli bu süreçte atılır. Bu yüzden beslenme önemli bir etkendir. 5 aylık bebek beslenmesi için en iyi yol anne sütü verilmesidir. Ancak anne sütü yeterli değil ise ya da anne sütü verilemiyorsa ek besinlere geçilmesi gerekir. Bebeğinizin yeni lezzetlere alışması için bir süre gerekir. Bir anda ek besinlerin hepsini yemek istemeyebilir. Bu nedenle annelerin sabırlı olması gerekir. Ek besinleri ilk kez tattıklarında belki de yemek istemeyecek ve ağzına almayacaktır. Besini bebeğinize vermek için ısrarcı olmamalısınız. Beğeneceği başka bir besini vermeyi deneyebilirsiniz. Bir süre sonra bebeğinizin sindirim sistemi geliştikçe bu tür sorunlar yaşanmayacaktır.

5 aylık bebek beslenmesi içinde verilebilecek besinler

Meyve suyu, meyve püresi:Bebeklerinize bu ayda verebileceğiniz taze meyve sularını önce 2 tatlı kaşığı olarak başlayarak arttırabilirsiniz. İlk meyve suyu olarak başlamalı, daha sonra meyve püresi şeklinde verilmelidir. Bebeğinize öğün olarak tek meyveden hazırladığınız püreyi verebilirsiniz. Meyve püresini daha çok 5. ayın sonuna doğru vermeniz uygun olur. Bebeğinizin sindirim sistemini düşünerek, bu ayda besinleri karıştırarak vermeyi tercih etmeyin.

Sebze çorbası: Bebekler için besin değeri yüksek olan ek besinlerden birisi sebze çorbasıdır. Bunu da önce 2 tatlı kaşığı olarak başlayarak arttırabilirsiniz. İlk başta sebze çorbasını sıvı halde robottan geçirerek vermeli, daha sonra bebeğiniz bu lezzete alıştığında püre şeklinde vermeyi tercih etmelisiniz. Ayrıca bebeğinize hazırladığınız sebze çorbalarını başlangıçta patates, havuç gibi sindirimi kolay sebzelerden hazırlayın. Çorbanın içine ilk başta yağ koymayın, alışınca az miktarda zeytinyağı ilavesi yapabilirsiniz.

Yoğurt: 5 aylık bebek beslenmesi içinde yoğurt faydalı ve verilebilecek ek besinler arasındadır. Ancak bebeğinize vereceğiniz yoğurdu evde kendiniz mayalayın. Hazır yoğurtlardan vermeyin. Taze ev yapımı yoğurt bebeğiniz için uygundur. Yoğurdu önce 2 tatlı kaşığı vererek başlayın. Bebeğiniz bu lezzete alıştıkça miktarı arttırabilirsiniz.

Muhallebi: Bebeğinize bu ayda muhallebi vermeye başlayabilirsiniz. Bunu akşam yatmadan önce verebilirsiniz. Ancak muhallebiyi çok tatlı hazırlamayın. Çok az tatlı olabilir. Muhallebiyi suyla pirinç unu ya da sulandırılmış süt ve pirinç unuyla hazırlayabilirsiniz.

Yoğurtlu ve pirinçli çorbalar: Bu malzemelerle hazırlanan çorbalarda 5 aylık bebek beslenmesi için uygun olur. Diğer ek besinlere alıştıkça çorba türlerini de böyle zenginleştirebilirsiniz. Yalnız çorbaların içine tuz, baharat ilavesi yapmayın. Yoğurdun yağı da yeterli gelir. Henüz sindirim sistemleri gelişmediğinden, bu tür malzemeler bebeğinize dokunabilir. Çorba seçiminizde tarhana çorbasını da tercih edebilirsiniz.
]]>
Bebek Beslenmesi https://www.beslenme.gen.tr/bebek-beslenmesi.html Fri, 09 Dec 2016 11:31:37 +0000 Bebek beslenmesi, bebeğin sağlıklı bir şekilde büyümesi, gelişmesi yeterli ve dengeli beslenme ile yakından alakalıdır. Beslenme, açlık hissedildiğinde ya da canın her istediğinde bir şeyler yiyip içmek değildir Bebek beslenmesi, bebeğin sağlıklı bir şekilde büyümesi, gelişmesi yeterli ve dengeli beslenme ile yakından alakalıdır. Beslenme, açlık hissedildiğinde ya da canın her istediğinde bir şeyler yiyip içmek değildir. Beslenme, vücudun ihtiyaç duyduğu besin ögelerinin tam olarak ağız yoluyla alınması olarak tanımlanır. Beslenmeyle, vitamin, mineral, yağ gibi vücudun temel ihtiyaç duyduğu maddeler tam anlamıyla karşılanmalıdır. Yenidoğan bebeklerde en ideal besin maddesi ilk altı aylık süreçte anne sütüdür. En ideal beslenme türü ise doğal beslenmedir. Bebek doğduktan sonraki ilk yarım saat içinde anne sütüyle beslenmeye hemen başlanmalıdır. Bu davranış yani anneyle bebek arasındaki ten teması annenin süt hormonlarını tetiklediği gibi anne ve bebek arasında da inanılmaz bir bağ oluşumuna yardımcı olur. Yenidoğan bebeklerin anne memesini kolay kavrayabilmesi için meme elle, meme ucu ise parmaklarla tutularak bebeğin memeyi tutması desteklenmelidir. İlk altı aylık süreçte anne sütü bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli olur. Bebekler için en uygun beslenme süresi 3-4 saat olsa da bu süreye sadık kalmak pek kolay değildir. Bu nedenle bebek her istedikçe bebeğe anne sütü verilmelidir. Başlangıçta düzensiz olan emme saatleri zamanla düzene girecektir. Bebeğin kilo alımı normal seyrediyorsa ilk 4-6 ay bebeğe anne sütü harici ek gıda verilmemelidir.

Ay ay bebek beslenmesi

5 Aylık bebek beslenmesi: Bebeklerde büyüme ve gelişme oldukça hızlı olur. Her ay bebek için farklı bir aydır. 5. ayına giren bebek artık katı gıdalarla beslenmeye başlayabilir. Ancak anne sütü yeterliyse henüz gıdaya geçiş yapılmayabilir. Ek gıdaya geçilse bile anne sütü asla ihmal edilmemelidir. 5 aylık bebeklere ek gıda genelde anne sütü almayan bebekler için verilir. Bebek için tercih edilen besinlerin sindirim sistemine uygun olup olmadığı test edilmelidir. Beslenme sonrası bebekte anormal bir şekilde kusma, ishal ya da alerjik bir reaksiyon görülmüşse beslenme listesi gözden geçirilmelidir.5. ayda bebeğe başlangıçta 1 yemek kaşığını geçmeyecek şekilde taze sıkılmış meyve suyu verilebilir. Beraberinde meyve püreleri, sebze çorbası verilebilir. 1 yemek kaşığını aşmayacak şekilde verilen besinin zamanla ölçüsü arttırılmalıdır.

6 Aylık bebek beslenmesi: Bebek 6. ayına ulaştığında beslenme konusunda anne biraz daha rahatlar. Artık bebeğin besin kaynakları çeşitlenebilir. Yutma refleksi de bir önceki aya nazaran daha gelişmiştir. Bebeğin gelişimi hızla devam ettiği için beslenme ihtiyacı da orantılı olarak artış gösterir. Bu dönem yine anne sütü verilebilecek ilk besin olmalıdır. Yoğurt, sütle yapılan mamalar, un içeren besinler bu ay verilebilir. Bebeğe verilen herhangi bir besin alerji yapmışsa kusma ya da ishal görülebilir. Bebeğe ilk defa verilen bir besini bazen bebek kabul etmeyebilir. Bu konuda ısrarcı olunmamalıdır. Sebze ve meyve püresi, yoğurt, muhallebi bebek için uygun besinlerdir.

7 Aylık bebek beslenmesi: Anne sütü bu ayda da bebeğin ilk alacağı besin olmalıdır. Bu ayda bebeğin beslenme listesi daha çeşitli olur. Devam sütü anne sütünün yetersiz olduğu durumlarda verilebilir. Bebek 7. ayında artık sabah kahvaltısı yapabilir. Fakat bebeğin kahvaltı yapabilmesi için önceden püre, muhallebi, yoğurt gibi besinlere alışkın olması gerekir. Anne sütü bu aylarda sabahları ve geceleri verilmesi yeterli olsa da bebeğin her istediğinde de verilebilir. Bisküvi, meyve suyu-püresi, sebze püreleri, kıyma, et, haşlanmış yumurta ve peynir 7. ayda verilebilir. Örneğin bebeğe hazırlanan sebze püresine kıyma, tavuk eti eklenebilir. Mercimek, tarhana, sebze çorbası yine bebeğe verilecek çorbalar arasındadır.

8-9 Aylık bebek beslenmesi: Anne sütü hala vazgeçilmez en önemli besin kaynağıdır. Bebek bu aylarda artık yemek yemesini öğrenecek ve geçen aylara nazaran beslenmesi daha kolay olacaktır. Bazı bebekler 8. aydan itibaren yardım almadan tek başına kaşık kullanarak beslenebilir. Kahvaltıya artık çeşitler ilave edilebilir. Reçe]]> 6 Aylık Bebek Beslenmesi https://www.beslenme.gen.tr/6-aylik-bebek-beslenmesi.html Fri, 09 Dec 2016 11:31:25 +0000 6 aylık bebek beslenmesi, uzmanlar bebeklerin 6 aylık oluncaya kadar anne sütü verilerek beslenmesinin daha sağlıklı olduğunu belirtirler. Ancak 4-6 aylık bebeklerin kademeli olarak ek besinlere geçmesinin önünü de açarlar. Bebe 6 aylık bebek beslenmesi, uzmanlar bebeklerin 6 aylık oluncaya kadar anne sütü verilerek beslenmesinin daha sağlıklı olduğunu belirtirler. Ancak 4-6 aylık bebeklerin kademeli olarak ek besinlere geçmesinin önünü de açarlar. Bebeğiniz 6 aylık olmuşsa rahatlıkla ek besinlere başlayabilirsiniz. Belki daha önceki ayda bebeğinizi ek besinlere alıştırmaya başladınız, belki de daha bu ay başlayacaksınız. Öncelikle doktorunuza danışarak bu süreci yönlendirmeniz doğru olacaktır. Bebeğinize verebileceğiniz ek gıdalar hakkında, bunları nasıl vereceğiniz hakkında bilgiler almalı ve bilinçli bir anne olarak 6 aylık bebek beslenmesi sırasında yapabileceklerinizi öğrenmelisiniz. Bebek beslenmesi sırasında ne yapacağınızı bildikten sonra, yapacaklarınızın zor olmadığını sizde göreceksiniz. Ek besinlere geçiş süreci temel hatlarıyla bebeklerde aynı uygulanıyor. Ama her bebeğin ek besinlere verdiği tepki farklı olabiliyor. Bu yüzden annenin bu konuda bilgilenmesi, bebeğini iyi tanıması ve besinlere verdiği tepkiyi, tercihlerini saygıyla karşılaması gerekiyor. Sizlere bu konuda bilgiler vererek 6 aylık bebek beslenmesi için neler yapmanız gerektiğini anlatmaya çalışacağız.


6 aylık bebek beslenmesi için dikkat edilmesi gerekenler

Öncelikle bebeğinizin beslenmesinde vereceği alerjik tepkilere ve sindirim sorunlarına karşı dikkatli olmalısınız. Bebeğinin iyi beslenmesi bir anne için önemlidir. Bunu sağlamak için her şeyden önce bebeğinize vereceğiniz besinleri saklama ve pişirme konusunda hassas davranmalısınız. Bu sayede bebeğinizin beslenme kalitesini yükseltmeye yardımcı olursunuz. Bebeğinizin yeterince doyduğunu, iyi beslendiğini hissettiğinizde bu işi başaracaksınız.

6 aylık bebek beslenmesi yaşam boyu devam edecek olan beslenmenin temellerinin atıldığı bir süreçtir. Bebeğinizi besliyorum diyerek tıka basa yedirmek hiç uygun olmaz. Bebeğiniz yediği besinle sağlıklı bir ilişki içinde olmalıdır. Verdiğiniz sebze püresini bitirmemiş olsa da, bebeğinizin gelişimini etkilemez. Ancak sizin verdiğiniz besinlerle kurduğu ilişki onun yaşamı boyunca beslenmesinin temelleri atılmış olacak. Tüm bebekler gibi sizin bebeğinizde ek besinlere geçecek. Bunu başaramamış bir bebek yok. Önemli olan bebeğinizin sağlıklı bir süreç geçirmesidir.

6 aylık bebeğinize vereceğiniz ek besinlerde tek seferde sadece bir besin vermeniz gerekir. Giderek verdiğiniz ek besinlerin çeşitlerini arttırmalısınız. Bebeğinizin sindirim sisteminin hassas olduğunu, henüz gelişme aşamasında olduğunu unutmayın. Bebeğiniz bir lezzeti tattıktan sonra, buna alıştıktan sonra başka bir besine geçiş yapmalısınız. Önceleri sıvı şekilde verdiğiniz ek besinleri, sonra püre şeklinde, ardından da katı şekilde vermelisiniz. Bebeğinizin  gıda alerjisi olup olmadığını da dikkate almalısınız. Bunlara dikkat ederseniz 6 aylık bebek beslenmesi sırasında sorun yaşamazsınız.

6 aylık bebek beslenmesi içinde hangi besinler verilebilir

6 aylık bebek beslenmesi içinde temel besin yine anne sütü olarak kalmaya devam edecek. Bunun yanında bebeğinize vereceğiniz ek besinler ikinci planda olacaktır. Buna dikkat ederek 6 aylık bebeğinizin beslenmesinde verebileceğiniz besinlerden bahsedebiliriz. Bebeğinize bu ayda vereceğiniz ek besinlere önce taze hazırlanmış meyve suları ile başlamalısınız. Ancak önceden 4-5. ayda bebeğinize ek besinler verdiyseniz, bu aşamada meyveleri püre şeklinde vermeye başlayabilirsiniz. Meyveleri püre haline getirmek için rondo kullanabileceğiniz gibi, bebeğiniz için özel alınmış cam bir rendeyi de kullanabilirsiniz. Mevsimine uygun şekilde şeftali, elma, kayısı, muz gibi meyveler bebeğinize vermek için uygun  meyvelerdir. Bebeğinizin damak tadına göre bunları zenginleştirebilirsiniz.

Yine sindirimi kolay olan havuç, patates tarzı sebzelerle hazırlanmış sebze çorbasını, tarhana çorbasını, yoğurtlu ve pirinçli çorbaları bebeğinize vermeye başlayabilirsiniz. Bebeğinizin verdiği tepkiye göre]]> 15 Aylık Bebek Beslenmesi https://www.beslenme.gen.tr/15-aylik-bebek-beslenmesi.html Fri, 09 Dec 2016 10:02:34 +0000 15 aylık bebek beslenmesi; hususunda dikkat edilmesi gereken şeyler bulunmaktadır. Bebekler anne babaları için en kıymetli varlıklarıdır. Onların bebekleri için yapamayacakları şey yoktur. Bazen yemeyip yediririz veya yemesi 15 aylık bebek beslenmesi; hususunda dikkat edilmesi gereken şeyler bulunmaktadır. Bebekler anne babaları için en kıymetli varlıklarıdır. Onların bebekleri için yapamayacakları şey yoktur. Bazen yemeyip yediririz veya yemesi için elimizden geleni yaparız. Bebeğin beslenmesi onun beyin, kemik ve zihinsel gelişimi açısından çok fazla öneme sahiptir. Bu nedenle beslenmesine özen gösterilmesi gerekmektedir. Hemen herkes bebeğinin az yediğinden şikayet eder. Ancak unutmamak gerekir ki bebeğinizin çok fazla yemesi değil dengeli ve doğru beslenebilmesinin sağlanmasıdır. 15 aylık bebek halen anne sütü almaya devam ediyor olması gerekir. Unutmayın ki anne sütünün yerini hiçbir besin maddesi dolduramaz. Ama artık bebeğinizin bazı dişleri çıkmıştır ve çiğnemeyi öğrenmiştir. Bu nedenle artık bebeğinizin anne sütü ile doyması ve beslenmesi tek başına mümkün olmaz.

15 aylık bebek beslenmesi için önemli bilgiler:
  • 1 yaşını dolduran ve artık peşinizde ayakları üzerinde dolanan bir bebeğe sahipsiniz. Bu aylarda bebeğinize tüm çorba çeşitlerini çok kolay içirebilirsiniz. Ancak ona evde hazırlayacağınız çorbaların içerisine bol miktarda sebze ve et suyu kullanmaya özen gösterin. Bu dönemde yürümeye başladıklarından etrafı keşfetmek için yerlerinde durmazlar. Bu nedenle de çok fazla enerji harcarlar. Bu enerji kaybının kapatılması için bol enerji sağlayacak besin maddelerine ağırlık verilmesi gerekir. 
  • Anne sütüne daha fazla düşmeye başlarlar ve gece çok sık uyanırlar. Eğer bu durum sizi çok yoruyorsa akşam yatarken bebeğinize bir kase ev yoğurdu ya da çorba içirebilirsiniz. Böylece duygusal ihtiyaç dışında acıkma hissederek uyanması gibi bir durumla karşılaşmazsınız. 
  • Faydalı olduğunu düşünerek bebeğinize kendi yiyemeyeceğiniz şeyleri yedirmeye çalışmayın. Eğer her şeyi birbirine karıştırırsanız 15 aylık bir bebek damak tadı oluştuğundan yemeyi reddedecektir.
  • 15 aylık olan bir bebeğin bir haşlanmış yumurtayı yiyebilecek seviyede olduğunu unutmayın. Bebeğinize kahvaltı hazırlarken üst üste katmak yerine artık tek tek vermeye başlayın. Böylece peynir, zeytin gibi lezzetlere de daha kolay alışır. Ona bir kahvaltı tabağı hazırlayın. Tabakta mutlaka kayısı kıvamında bir adet haşlanmış yumurta, 2-3 adet zeytin ve biraz peynir bulunsun. Halen başlamadıysanız bebeğinize haftada birkaç kez bal de verebilirsiniz. Ayrıca keçiboynuzu pekmezi çok faydalı olduğundan haftada bir iki kez çay kaşığı ile içirin.
  • Artık bebeğinize yeme alışkanlığı kazandırmanın zamanı gelmiştir. Bunun için sofranızda bebeğinize yer açın ve onun yiyebileceği yemeği önüne koyun. Dökmesine ve etrafın kirlenmesine göz yummanız gerekir. Özellikle makarna, mantı. köfte, haşlanmış patates gibi şeyleri eline bir çatal vererek yemesi için ona bir fırsat verin. Böylece bebeğiniz yemek seçmeden sizinle birlikte pişen her yemeği yemeye başlar. Dökmesinden korkmayın. Çünkü sonra çok rahat edeceksiniz. 
  • Eğer bebeğinizin bildiğiniz bir alerjisi varsa beslenme programından bu ürünleri çıkartın. Ayrıca bebeğinize ilk defa verdiğiniz besinler için vücudun reaksiyon gösterip göstermediğini de takip edin. 
  • 15 aylık bebek beslenmesinde artık süte yer verilmesi gerekir.
]]>
Canlılar Neden Beslenir https://www.beslenme.gen.tr/canlilar-neden-beslenir.html Fri, 09 Dec 2016 10:02:09 +0000 Canlılar neden beslenir, Canlıların yaşayabilmesi için besin ve enerjiye ihtiyaçları vardır. İnsanlar ve hayvanlar besin ve enerjilerini bitki ve hayvanlardan bitkiler ise güneşten aldıkları enerjiyi bir yaşam kaynağına Canlılar neden beslenir, Canlıların yaşayabilmesi için besin ve enerjiye ihtiyaçları vardır. İnsanlar ve hayvanlar besin ve enerjilerini bitki ve hayvanlardan bitkiler ise güneşten aldıkları enerjiyi bir yaşam kaynağına ihtiyaç duydukları besine (fotosentez yaparak) dönüştürürler. Canlılar sahip oldukları hücreleri yaşatabilmek ve yaşamsal faaliyetlerini yapabilmek için enerji ve besini kullanır. Örneğin oksijenli solunumda, ortaya çıkan enerjiyi yaşayabilmek için kullanılmak zorunda iken, su ise hücrelerin sindirimini gerçekleştirmesinde kullanılmaktadır. Canlılar beslenmezse hiç hareket etmese dahi solunum ve hücre yenilenmesi için besin ve enerji şarttır.

Beslenme;vücudun ihtiyacı olan besinleri belli ölçülerde ve belli zamanlarda almaya denir. Gerekli gıda alınamazsa yetersiz beslenme olur. Gereğinden fazla beslenme de sağlığı bozar. Bu nedenle sağlıklı beslenme önemlidir.

İnsan hayatında sağlıklı beslenme neden önemlidir

Herkes için önemli olan kişiye uygun kilonun korunması, beyin, kalp ve vücudun diğer organlarının işlevini yapabilmesi, insanın fiziksel ve ruhsal açılardan güçlü olması için gereklidir. Tek tip, çok miktarlı, yada gereğinden az beslenme şekli hastalıklara neden olabilir. Sağlıklı beslenme için, gün boyu vücudun ihtiyacı olan besini belli oranlarda alması gerekir. Bu besinler başta vitamin, protein, karbonhidrat, yağ şeklinde sıralanabilir. Her gıda farklı besin türlerini içerir. Bu gıdalar şunlardır:

  • Tam tahıllı besinler (lif, mineral)
  • Meyve sebzeler (vitamin, mineral)
  • Et;balık, tavuk, hindi eti, kırmızı et (protein, demir, yağ asitleri)
  • Süt ve süt ürünleri (kalsiyum, A ve D vitaminleri)
  • Yağlar;doymamış yağlar sağlıklı yağlardır.

Canlılar neden beslenir; Dünya üzerinde canlı ve cansızlar yaşamlarını birbirleriyle ilişki içinde sürdürürler. Bu ilişkiye ekosistem denir. Ekosistemi canlı ve cansız varlıklar oluşturur. Bu sistemdeki canlılar; insanlar, hayvanlar, bitkiler, mantarlar ve mikroorganizmalardır. Cansızlar; ısı, ışık, su, hava, toprak, rüzgar, nem sayılabilir. Genellikle cansızlar, canlı varlıkların yaşam ortamını sağlamaktadır. Canlı varlıklar, cansız varlıklarla devamlı etkileşim  halindedir. Şöyle de denebilir, canlılar cansız varlıklara yaşamını devam ettirebilmek için ihtiyaç duyar. Örneğin hava ve su olmadan hiçbir canlı yaşayamaz. İşte canlı ve cansız varlıkların sürekli olarak etkileşim halinde olmalarına adaptasyon denir.

Canlılar üç şekilde beslenirler:

Üreticiler; besinlerini kendileri üreten canlılardır. Fotosentez yoluyla besin elde ederler. Örneğin yeşil bitkiler, algler

Tüketiciler; dışarıdan aldıkları hazır besinlerle beslenen canlılardır. Hem üreticiler, hem tüketiciler besin kaynaklarını oluşturur. Örneğin balıklar hem sudaki bitkileri hem de suda yaşayan diğer canlılarla beslenirler.  

  • Otçullar: Besinlerini yeşil bitkilerden karşılarlar.
  • Etçiller: Besinlerini hayvanlardan karşılarlar.
  • Hepçiller: Besinlerini bitkilerden ve hayvanlardan karşılarlar.

Ayrıştırıcılar (çürükçüller); bitki ve hayvan kalıntılarından besin elde ederler.( mantarlar)

Adaptasyon sırasında madde ve enerji aktarılırken bir canlıdan diğerine besin zinciri oluşur. Canlılar arasında besin ve enerji harcanırken besin, enerji ve canlılarda azalma olur. Canlılarda beslenme hayati önem taşır, fakat sadece beslenme yaşama sebebi değildir.

]]>
Sağlıklı Beslenme https://www.beslenme.gen.tr/saglikli-beslenme.html Thu, 08 Dec 2016 21:16:43 +0000 Sağlıklı beslenme, insanlar için oldukça önemlidir. İnsanların yaşamına devam etmesi her canlı gibi beslenmesi gerekir. Dünyada çeşitli bitkiler ve hayvanlar insanlar için iyi bir besin kaynağıdır. Sağlıklı beslenme büyü Sağlıklı beslenme, insanlar için oldukça önemlidir. İnsanların yaşamına devam etmesi her canlı gibi beslenmesi gerekir. Dünyada çeşitli bitkiler ve hayvanlar insanlar için iyi bir besin kaynağıdır. Sağlıklı beslenme büyük bir öneme sahip olmasına rağmen, çağımızda başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıklar insanları etkilemektedir. Bunun en önemli sebebi beslenmede doğallıktan uzaklaşılmasıdır. Günümüzde insanların beslenmede yaptığı hatalar nedeniyle böyle istenmeyen sorunlarla karşılaşmalarına neden olmaktadır. Yürümek için ayakları varken, gezmeyi araçlarla yapmaları, çiğneme için dişleri varken besinleri aceleyle yutmaları gibi etkenler, hazır lifsiz gıdaların tüketilerek bağırsaklara gönderilmesi gibi durumlar tembellikle bağdaşan bir yaşam düzenini ortaya çıkarmıştır. Günümüzde toplumda yaygınlaşan bağırsak kanserlerinin en önemli nedenleri arasında stresle, ruhsal sorunlarla ortaya çıkan kabızlık vardır. Eğer beslenme düzeninde enerjinin % 40'lık kısmı yağlardan karşılanırsa, insanlarda görülen meme, pankreas, prostat, kalın bağırsak kanserlerinin ortaya çıkışı da artacaktır. Bu durumda sağlıklı beslenmenin önemi daha fazla ortaya çıkıyor. Beslenmede yağ ve şeker azaltılırsa, lifli besinler daha fazla tüketilirse, selüloz, nişasta benzeri kompleks karbonhidratların tüketimi olursa, insanların en önemli hastalıklar olan kanser türlerinden bile korunacağı söylenebilir.

Sağlıklı beslenmenin önemi nedir

Kanser başta olmak üzere hastalıklardan korunmak için alınması gereken önlemlerin başında sağlıklı beslenme gelmektedir. Geçmişte insanların beslenme düzeninde daha az yağlı, yüksek lifli, askorbik asitli, kalsiyum oranı yüksek yiyeceklerin olduğu araştırmalarla tespit edilmiştir. Salamura edilen besinlerin, tuzlanmış besinlerin, turşuların, tütsü yapılan, konserve yapılan besinlerin tüketilmesi hatalı tercihlerdir. Yağlı beslenme düzeni hastalıklara zemin hazırlamaktadır. Lifli besinler kanserin yaşamımızdan uzaklaşmasına yardımcı olmaktadır. İçeriğinde E, C, A vitaminlerinin bulunduğu kara lahana, karnabahar gibi turpgiller kanser yapıcı maddelerdeki molekül zinciri koparan besinlerdir. Yine toprakta yetişen selenyum içeren besinler, bitki tohumlarındaki enzimler kanserin önlenmesinde önemli bir yeri vardır. Lifli besinlerin başta kalın bağırsak kanseri, diverculit, apandisit hastalıklarından koruyuculuğu vardır. Araştırmalarda yağlı besinlerin ağırlıklı şekilde tüketilmesi halinde, bazı yağ asitlerinin tümör oluşumunda etkili olduğu, bazılarının da tümörleri engellediği belirlenmiştir. Buna zeytinyağının fazla tüketildiği bazı ülkelerde kanser gibi hastalıkların daha az görüldüğü örneği verilebilir. Bu yüzden sağlıklı beslenme için neler yapılmalı, hangi besinler tüketilmeli bunlar hakkında bilinçli olunmalıdır.

Sağlıklı beslenme düzeninde yapılan hatalar 

Sağlıklı beslenme sadece besinlerin seçilmesi ve tüketilmesiyle olmaz. Bunun yanında besinlerin hazırlanması, saklanması gibi etkenlerde beslenmeyi direkt olarak etkiler. Yediğimiz, içtiğimiz her türlü besin doğru şekilde hazırlanmalı ve tüketilmelidir. Vereceğimiz öneriler sizlere bu konuda yardımcı olabilir. 

Kahveyi genellikle zararlı olarak görürüz. Ancak kahve düzenli ve dozunda içilirse, kandaki kolesterol yüksekliğine olumlu etkiler yapar. Bunun yanında zararlı maddelerin kan dolaşımına girerek, beyni etkilemesini de engellediği söylenebilir.

Pek çoğumuz şekere hiç dayanamayız. Fazla şeker ve şekerli besinleri tüketen kişilerin iştahlı olduğunu düşünürüz. Ancak bu durum iştahın açık olmasından değil, vücudumuzdaki bir genden kaynaklanmaktadır. Araştırmalar hücrelere glikoz götüren, denetleyici GLUT2 denilen gen yüzünden kişilerin şekere düşkün olduğunu belirlemiştir. Bu kişilerdeki genin değişime uğradığı da belirlenmiştir.

Alüminyum folyoyu doğru şekilde kullanırsak oldukça faydalı olur. Yiyeceklerin saklanmasında önemli bir seçenektir. Ancak besinlerin tuzlu, ekşi ve ıslak olmaması gerekir. Fırında da folyo kullanımı sağlıklı beslenme açısından sakınc]]> Vücut Geliştirme Beslenme https://www.beslenme.gen.tr/vucut-gelistirme-beslenme.html Thu, 08 Dec 2016 21:09:49 +0000 Vücut geliştirme beslenme, arasındaki ilişki çok yakındır. Vücut geliştirme sporu son zamanlarda oldukça yaygın bir hale gelmiştir. İnsanlar bir yandan sağlıklı olmayı hedeflerken, bir yandan da estetik bir vücut yapısına s Vücut geliştirme beslenme, arasındaki ilişki çok yakındır. Vücut geliştirme sporu son zamanlarda oldukça yaygın bir hale gelmiştir. İnsanlar bir yandan sağlıklı olmayı hedeflerken, bir yandan da estetik bir vücut yapısına sahip olmayı hedeflemektedir. Bu nedenle vücut geliştirme sporuyla uğraşarak vücutlarındaki kas kütlesini arttırmaya, buna keza yağ oranını da azaltmaya çalışırlar. Bu nedenle uygulanan farklı antrenman programları bulunmaktadır. Fakat buradaki en önemli unsur, vücuttaki kas kütlesinin arttırılması için sadece egzersizleri yapmak yetersizdir. Bunun yanında kişinin tükettiği besinlerinde önemi büyüktür. Bunlara dikkat edilmediği takdirde, istenen seviyede gelişme olmaz, kişi zamanını boş yere geçirmiş olur. Bundan dolayı kas yapmaya destek olacak besinlerin neler olduğu bilinmelidir. Bu besinler genellikle egzersiz sonrasında tüketilmeye çalışılmalıdır.


Vücut geliştirme beslenme düzeninde bulunan besinler nelerdir

Yumurta: Bu sporla uğraşarak kas kütlesini arttırmayı hedefleyen kişilerin tüketmesi için önerilerin besinlerin başında yumurta gelir. Yumurta içeriğindeki vitamin ve minerallerin dışında, vücut için önemli bir protein kaynağıdır. Vücut geliştirme beslenme önerileri arasındaki yumurta özellikle sabah kahvaltısında tüketilmelidir. Orta boyda bir yumurtanın içeriğinde yaklaşık 7 gram protein vardır ve bu önemli bir miktardır.

Kırmızı ve beyaz et: Vücut geliştirme sporuyla uğraşan kişiler yaptıkları antrenman sonrasında kırmızı et, balık ya da tavuk eti tüketmelidir. Bunun nedeni egzersizler yapılırken kasların çok yıpranması ve kasların tekrar onarılmaya ihtiyacının olmasıdır. Bu yüzden sporcular içeriğinde amino asit oranı yüksek olan besinleri tüketmek zorundadır. Bu sayılan besinler arasında kırmızı etin kolesterol oranı hepsinden yüksek olduğu içinde, sağlığı dikkate alarak balık ve tavuk eti gibi beyaz et ağırlıklı beslenme daha uygun olacaktır.

Soya: Vücut geliştirme beslenme önerileri arasında soya da bulunmaktadır. Toplumumuzda tüketimi fazla yaygın olmayan soya, kas kütlesinin arttırılması için önemli bir bitkisel kaynaktır. Çünkü hem vücudun ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri barındırır, hem de amino asit kaynağı olarak zengin bir besindir. Kasların onarımında, gelişmesinde etkili olur.

Süt ve süt ürünleri: Bu besin kaynakları az yağlı ya da yağsız olarak tüketilirse, kas yapmak için ideal besinler arasında gösterilir. Özellikle önemli bir süt ürünü olan süzme peynir içerdiği düşük kalori nedeniyle, vücut geliştirme sporuyla uğraşan kişilere önerilen bir yiyecektir.

Badem: Vücut geliştirme sporu yapan kişilerin badem tüketmesi de tavsiye edilir. Kas yapmaya etkisi olan badem, içerdiği magnezyum minerali ve yüksek miktardaki proteinle faydalı olur. Vücutta magnezyum enerji üretilmesi için ve protein sentezi yapımında önemli bir mineraldir. Sporcular badem tüketerek hem protein ihtiyaçlarını karşılamış olur, hem de magnezyum ihtiyaçlarını bu şekilde karşılayabilir.

Vücut geliştirme beslenme önerileri arasında bu besinlerin dışında brokoli, ıspanak, muz, tahin, kivi, yeşil çay, kuru bakliyatlar da bulunmaktadır. Bu besinler her gün düzenli olarak tüketilmeye çalışılmalıdır. Yapılan egzersizlerin ardından bu sayılan besinler tüketilirse, kas yapımında, gelişmesinde önemli bir faydası olacaktır.
]]> Vegan Beslenme https://www.beslenme.gen.tr/vegan-beslenme.html Thu, 08 Dec 2016 21:09:35 +0000 Vegan Beslenme; Vegan sözcüğü, İngilizcede, vegetarian kelimesinin ilk ve son hecelerinin birleştirilmesi sonucu meydana gelmiş olan bir kelimedir. Vejetaryen kelimesi esasen, yalnızca bitkisel ürünler kullanan kişileri ifade eden, Vegan Beslenme; Vegan sözcüğü, İngilizcede, vegetarian kelimesinin ilk ve son hecelerinin birleştirilmesi sonucu meydana gelmiş olan bir kelimedir. Vejetaryen kelimesi esasen, yalnızca bitkisel ürünler kullanan kişileri ifade eden, sonradan buna hayvansal bazı birkaç ürünü de ekleyen vejetaryenlerden, kendilerini ayrı tutmak isteyen bir grup tamamen saf vejetaryen kişiler tarafından, 1944 senesinde kullanılmaya başlanmıştır.

Tam tanım olarak veganlık, mümkün ve uygulanabildiği kadar, yaşadığımız yerlerdeki bütün canlılara elimizden geldiği kadar en minimum zarar vererek yaşamak anlamına gelmektedir. Vegan beslenen kişiler, hayvansal herhangi bir et türü yemezler Buna ilave olarak, hayvanlardan elde edilmekte olan herhangi bir üründe kullanmazlar, ne giymek, ne yemek, ne de herhangi başka bir ihtiyaçları için sahip olmazlar. Kaymak, süt, peynir, yoğurt, yumurta, tereyağı, bal gibi ürünlerin hepsi, hayvanlardan, insanların ihtiyaçları için sömürülme neticesinde elde edilir, ve veganlar buna son derece karşı dururlar. Yalnızca bitkisel olan ürünlerle beslenip, diğer hayvansal herhangi bir ürün tüketenlere ise vegan beslenen vejetaryen ismi verilmektedir. 

Vegan beslenme ile beslenen veganlar, yaklaşık olarak et yiyenlere göre, hemen hemen 10 kilo kadar daha zayıftır. Yorgunluk ve halsizlik hissettiren sağlıksız yağlı yemeklerin aksine, vegan beslenmek insanları enerji dolu ve zinde hissettirir. Aşırı kilolardan tamamı ile kurtulmanın en sağlıklı ve net yoludur. Vegan beslenme ile sadece hayvansal gıdalar dışlanmış olmaz, aynı zamanda sağlığa son derece zararlı olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış olan, başka gıda çeşitleri de tüketilmez.
]]>
Gebelikte Beslenme https://www.beslenme.gen.tr/gebelikte-beslenme.html Thu, 08 Dec 2016 21:09:07 +0000 Gebelikte beslenme, gebelik anne adayı için fizyolojik ve bir o kadar da uzun ve zorlu bir süreçtir. Bu dönemde anne adayının hayatında ve bedeninde bir takım değişiklikler yaşanır. Gebelikte beslenme Gebelikte beslenme, gebelik anne adayı için fizyolojik ve bir o kadar da uzun ve zorlu bir süreçtir. Bu dönemde anne adayının hayatında ve bedeninde bir takım değişiklikler yaşanır. Gebelikte beslenme, anne adayı için dikkat edilmesi gereken bir konudur. Beslenme anne ve anne karnındaki bebeğin sağlığı için oldukça önemlidir. Anne bedenindeki bebeğin sağlıklı bir şekilde zihinsel ve bedensel gelişimi annenin beslenme alışkanlıklarıyla yakından alakalıdır. Gebelik döneminde anne adayının alması gereken kalori oranı önceki döneme göre daha fazla olmalıdır. Gebelik tamamlanana kadar alınması gereken normal kilo ise 11-13 kilo arasındadır. Gebelik dönemi beslenme kadar gebelik öncesi beslenme de bebeğin sinir gelişimi açısından çok önemlidir.

Gebelikte beslenme nasıl olmalıdır

Folik asit: Folik asit gebelik döneminde oldukça önemlidir. Folik asit bir B vitamini türüdür. Bu vitamin vücutta depolanan bir vitamin değildir. Gebelik dönemi öncesinde özellikle gebelik planlayan kişiler folik asit bakımından zengin gıdalar tüketmelidir. Çünkü gebelik döneminde folik asit ihtiyacı artar. Kavun, ıspanak, portakal suyu ve tahıllar doğal folik asit kaynaklarıdır. Anne adayı ne kadar doğal gıdalar tarafından folik asit ihtiyacını karşılamaya çalışsa da ihtiyaç yeteri kadar karşılanamaz. Bu nedenle genelde hap şeklinde yani takviye olarak kullanılır. Gebelik döneminde ilk aylarda günlük 400 mikrogram folik asit bebeğin sinir sistemi anomalisiyle doğma riskini büyük oranda azaltır. Uzmanlar genelde gebelikten bir ay önce folik asit kullanımına başlamayı tavsiye etmektedir. Bu desteğin gebeliğin ilk 3 ayında devamı önerilmektedir. Daha önceki gebeliklerinde folik asit tanısı konulmuş ya da bu eksikliğe bağlı olarak anomali görülmüş kişilerde gebelikten 3 ay önce folik sit takviyesine başlamak gerekir.

Proteinler: Gebelik döneminde protein alımı günlük 75-100 gr olmalıdır. Doğal olarak alınan besinler içinde bulunan proteinler bebek için oldukça önemlidir. Proteinler, bebeğin doku gelişimi olmak üzere daha pek çok alanda etkilidir. Aynı zamanda proteinler anne adayının rahim gelişimi ve meme gelişimi içinde önemli bir besin kaynağıdır.

Demir: Özellikle gebeliğin ilk dönemlerinde demir içeriği zengin olan besinlerin tüketimi hem anne hm de anne karnındaki bebeğin gelişimi için oldukça önemlidir. Pekmez, üzüm gibi demir bakımından zengin olan gıdalar gebeliğin ilk aylarında demir ihtiyacını karşılamak için yeterli olsa da ilerleyen aylarda ihtiyaç karşılanamayabilir. Bu nedenle özellikle gebeliğin 4. ayından sonra demir desteği almak gerekir. Gebeliğin ilk aylarında demir desteği annede var olan mide bulantısı ve kusmayı tetikleyebileceği için daha sonraki dönemlerde tavsiye edilir. Demir takviyeleri öğünlerden 2-3 saat önce ya da 2-3 saat sonra alınmalıdır. Hap ayrı zamanda bir bardak portakal suyuyla alındığında emilimi arttırılabilir. Gebelik döneminde günlük ihtiyaç duyulan demir gereksinimi 27 miligram kadardır.

Kalsiyum: Gebelik döneminde ihtiyaç duyulan kalsiyum miktarı günlük 1000 miligramdır. Kalsiyum hem annenin ihtiyacını karşılamak hem de bebeğin kemik ve diş gelişimini desteklemek için önemlidir. Gebelikte düzenli beslenen anne adaylarının dışarıdan kalsiyum takviyesi almasına gerek yoktur. Süt, süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler ve et türleri kalsiyum bakımından zengin besin kaynaklarıdır.

Vitaminler: Tıpkı kalsiyum gibi düzenli beslenildiğinde dışarıdan vitamin takviyesine gerek kalmaz. Fakat gebeliğin ilk aylarında aşırı mide bulantısı ve kusma gibi şikayetlerin varlığında vitamin desteği gerekebilir.

Kahve ve çay: Kahve kafein içerikli bir içecek türü olduğundan gebelikte aşırı tüketimi tavsiye edilmez. Bu nedenle günlük 2-3 fincandan fazla tüketilmemesi gerekir. Çok fazla kahve içen anne adaylarında düşük ya da düşük ağırlıklı bebek doğumu riski artar. Aşırı çay tüketmekte vücutta demir emilimini azaltacağından dolayı yine ço]]> Ototrof Beslenme https://www.beslenme.gen.tr/ototrof-beslenme.html Thu, 08 Dec 2016 17:01:40 +0000 Ototrof beslenme, canlıların 3 beslenme şekillerinden biridir. Diğer beslenme şekilleri heterotrof ve hem ototrof hem heterotrof beslenmedir. Kendi besinlerini üretme ve depolama yeteneğine sahip  olan, inorganik maddelerden organik be Ototrof beslenme, canlıların 3 beslenme şekillerinden biridir. Diğer beslenme şekilleri heterotrof ve hem ototrof hem heterotrof beslenmedir. Kendi besinlerini üretme ve depolama yeteneğine sahip  olan, inorganik maddelerden organik besin sentezi yapabilen canlılara ototrof veya üretici canlı adı verilmektedir.

Ototrof beslenmede gerçekleşen olaylar, İlk olarak organik maddeler inorganik maddelere dönüştürülür (örneğin; solunum). Sonrasında küçük organik maddelerden, büyük organik maddelerin sentezi yapılır (örneğin; protein sentezi). Son olarak da büyük organik maddelerin, küçük organik maddelere dönüştürülür (örneğin; sindirim). Ototrof canlılar, besin sentezi sırasında ihtiyaç duydukları enerjinin kaynağına göre fotosentetik ototrof ve kemosentetik ototrof olarak ikiye ayrılmaktadır.

Fotosentetik ototroflar, besin sentezi esnasında enerji kaynağı olarak ışık enerjisini kullanan canlılara fotosentetik ototroflar denir. Işık enerjisi  varlığında, inorganik maddelerden organik besin sentezine fotosentez adı verilmektedir. Bazı bakteriler, öglena, mavi-yeşil algler ve yeşil bitkiler fotosentez yapabilen ototrof canlılardır. Bu canlılar, ışık enerjisini organik besinlerdeki kimyasal bağ enerjisine dönüştürmektedirler.

Kemosentetik ototroflar, klorofilleri olmadığı için güneş enerjisini kullanamayan, inorganik maddeleri oksitleyerek oluşan kimyasal enerji ile inorganik maddelerden organik madde sentezini gerçekleştiren canlılardır.

Kemosentetik ototrofların özellikleri, oksidasyon tepkimelerinde oluşan enerjiyi atp'ye çevirirler. Işık kullanılmadan inorganik maddeden organik madde sentezleyebilen canlılardır. Atp kullanarak karbondioksit ve su birleştirilerek glikoz elde edilir. Tepkime sonucu oksijen açığa çıkar. Fakat doğaya vermezler, oksitlemede kullanırlar. Glikoz sentezlerler. Plastid taşımazlar.
]]>
Hamilelikte Beslenme https://www.beslenme.gen.tr/hamilelikte-beslenme.html Thu, 08 Dec 2016 11:16:50 +0000 Hamilelikte beslenme, hamilelikte kadınların enerji ihtiyacı yanında, vitamin ve mineral ihtiyacında artış olmaktadır. Bebeğin sağlıklı bir şekilde gelişmesi, kilo alması annenin beslenmesiyle alakalıdır. Hamileliğin son üç Hamilelikte beslenme, hamilelikte kadınların enerji ihtiyacı yanında, vitamin ve mineral ihtiyacında artış olmaktadır. Bebeğin sağlıklı bir şekilde gelişmesi, kilo alması annenin beslenmesiyle alakalıdır. Hamileliğin son üç aylık dönemindeyken kadının kilosu ve beslenme düzeni bebeğin doğum ağırlığını belirleyen önemli bir kriterdir. Eğer bu dönemde sağlıksız beslenme düzeni olursa, gebelik bile riske girebilir. Hamilelikten itibaren hatta planlı hamileliklerde önceden başlayarak kadının düzenli folik asit almaya başlaması gerekir. Yapılan araştırmalarda hamilelik süresince faydaları belirlenmiş tek vitamin folik asittir. Bundan en iyi şekilde fayda sağlamak için, gebelik planlaması yapıldığında folik asit alınmaya başlanmalı ve gebelikte ilk 3 ay boyunca devam edilmelidir. Eğer plansız bir hamilelik olursa, yine ilk 3 ay folik asit mutlaka alınmalıdır. Çünkü hamilelikte nöral tüp defekti denilen anomali bu vitamin sayesinde önlenebilir.


Anne karnındaki bebeğin besin kaynağı sadece annesi olduğundan, hamilelikte beslenme hem bebeğin gelişimine, hem de annenin ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli bir unsurdur. Hamileliğine uygun kiloyla başlayan bir kadın, doğru beslenirse hamileliği boyunca ortalama 9-12 kg almalıdır. Hamilelikte kadınların enerji ihtiyacı artar. Çünkü hem kendini, hem de bebeğini beslemektedir. Fakat bu kadının iki kişilik yemek yemesini gerektirmez. Bir kadın hamile kaldığında normal olarak aldığı kaloriye 350 Kcal ilave ederse, enerji ihtiyacı rahatlıkla karşılanır. Sağlıklı bir hamilelik ve sağlıklı bir bebek sahibi olmak için, hamilelikte beslenme dengeli olmalıdır.

Hamile kadınların bu süreçte diyet yapması ya da diyet programı uygulaması tavsiye edilmemektedir. Kadınlar hamilelikten önce diyet ve egzersiz yaparak, normal kiloda hamileliğe adım atmalıdır. Hamileliğe fazla kiloyla başlanması bebekte ve annede çeşitli sağlık sorunlarının oluşmasın yol açabilir. Buna rağmen fazla kiloyla hamile kalanlar, doktorunun önereceği beslenme kurallarına uyarak bu süreci sorunsuz atlatabilir.

Hamilelikte beslenme önerileri nelerdir
  • Anne adayı bu süreçte tükettiği çay ve kahve miktarını azaltmalı, tercihini ayran, süt, taze meyve sularından yana kullanmalıdır. Asitli içecekler, hazır meyve suları da içilmemelidir. Çay yemeklerle birlikte kesinlikle içilmemelidir. Çünkü kansızlığa yol açabilir.
  • Yemeklerde ve salatalarda kullanılan zeytinyağı diğer yağlarla karışık kullanılmalıdır.
  • Besinlerde tuz miktarı daha az olmalıdır. Tuz seçiminde iyotlu tuz tercih edilmelidir.
  • Hazır besinlerden uzak durulmalıdır
  • Haftalık beslenmede 2 gün kırmızı et, 2 gün balık türleri, diğer günler beyaz et olacak şekilde düzen kurulmalıdır
  • Sebze ve meyveleri mevsiminde, taze olarak ve iyice yıkayarak tüketmelidirler
  • İçeriğinde katkı maddesi bulunan salam, sosis, sucuk gibi besinler daha az yenmelidir.
  • Lifli besinlerin tüketilmesi hamilelikte kabızlığı önleyecek önemli bir etkendir.
Hamile kadınlar günde 1,5 g kalsiyuma, 80 g proteine, 30-60 g demire, A, B1 ve B2, ayrıca C vitaminine ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyaçlarının günlük olarak tükettikleri besinlerden mutlaka almaları gerekir. Bu ihtiyaçlarını karşılayacak örnek bir beslenme listesi vermek gerekirse;
  • 2 su bardağı süt, 2 kibrit kutusu kadar beyaz peynir ya da 1 kase yoğurt
  • 1 porsiyon kırmızı et, balık ya da nohut, kuru fasulye, mercimek gibi kuru baklagilleri ya da 1 tane yumurta ya da karaciğer 
  • 2-3 adet kayısı, elma, portakal gibi meyveleri tüketebilirler.
Hamilelikte beslenme düzeninde fazla yiyecek yemeyi değil, her zaman dengeli beslenmeyi gözetmek gerekir. Öğünler ana ve ara öğün olarak düzenlenmeli ve enerji gereksinimi böyle karşılanmalıdır. Ayrıca D vitamini ihtiyacı içinde hamilelikte belirli süre güneşlenme ihmal edilmemelidir. Düzenli beslenen kadınların hamilelikte ilave vitamin, kalsiyum, mineral gereksinimi olmaz. Sadece demir eksik]]>